Zamanla imparatorluklar ve ulusal devletler, halklarını korumak ve “dış dünya” ile etkileşimlerini sınırlandırmak için duvarlar ördüler. Artık duvarlar sadece taştan değil, dijital dünyada da inşa ediliyor.

Çin’in M.Ö. 403 yılında temellerini attığı ve sınırlarını Türk ve Moğol boylarının saldırılarından korumak için inşa ettiği Çin Seddi fiziksel olarak kurulmuş dünyanın en uzun savunma duvarlarından biridir. Artık ülkelerin kendi sınırlarını yalnızca fiziksel olarak korumaları yeterli gelmiyor olacak ki Çin yeni bir internet sınırlayıcı güvenlik duvarı ile kullanıcılarının World Wide Web’e erişimini engellemiştir.

Çin seddi

Great Firewall Yani Büyük Güvenlik Duvarı Nedir?

Altın Kalkan Projesi’nin bir parçası olarak daha önce SIIO tarafından işletilen güvenlik duvarı 2013’ten beri teknik olarak Çin Komünist Partisinin iradesini teknik şartnamelere çevirmekten sorumlu olan Çin Siber Uzay Yönetimi (CAC) tarafından işletilmektedir.

Altın Kalkan Projesi diğer bir deyişle “Great Firewall” Çin hükümeti tarafından başlatılan dünyanın en büyük internet sansür ve izleme sistemidir. Çin’deki internet sansürünün rolü, seçilen yabancı web sitelerine erişimi engellemek ve sınır ötesi internet trafiğini yavaşlatmaktır. 

Çinli bir kullanıcı Google, Facebook, Twitter, Wikipedia, Dropbox ve yabancı web siteleri, özellikle BBC veya Reuters gibi haber ajanslarına erişemez. Yıllar geçtikçe, Çin’de engellenen web sitelerinin sayısı 10.000’e yükselmiştir. Çin hükümeti, bu uygulamalar yerine Çinli sağlayıcılar tarafından kurulan Baidu (Google’un eşdeğeri), WeChat (Sosyal medya platformu) gibi uygulamaları desteklemektedir. Yabancı şirketlerin aksine, bu ulusal sağlayıcılar Çinli yetkililerle tam olarak işbirliği yapmaktadır.

güvenlik duvarı

Şu an bu sistemin milli çıkarları gözetmek açısından mantıklı olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Bakalım yazının devamını okuduğunuzda fikriniz değişecek mi?

Sansür Sizi İzliyor!

Altın Kalkan Projesi, Çin Hükümetinin Kamu Güvenliği Bakanlığı tarafından yönetilen bir girişimdir. Takma addan da anlaşılacağı gibi bu projenin odak noktası, Çin’deki bir çevrimiçi ağ aracılığıyla neyin görülebilip görülemeyeceğini izlemek ve sansürlemektir.


Bu proje 1998’de başlamıştır ve kısıtlama teknikleri birçok yöntemle sürekli olarak gelişmeye devam etmektedir. OpenNet Girişimi, Çin’in “dünyadaki en gelişmiş içerik filtreleme internet rejimine” sahip olduğu sonucuna varan deneysel bir çalışma gerçekleştirmiştir. Kullanılan bazı teknik yöntemler, belirli etki alanlarının IP adreslerini reddeden IP engelleme sistemine sahip bir mekanizmadır.

Çin’in birincil arama motoru ve en çok erişilen web sitesi olan Baidu’nun kendi arama algoritmalarında yoğun bir sansür uyguladığı belirtilmektedir. Baidu, bunu mevcut sansür politikalarının uygulanmasına yardımcı olmak için yaptığını iddia etmektedir. 

Çin medyasının özelleştirilmesi, bilginin yayınlanması üzerindeki resmi kontrolünü azaltmış olsa da medya kuruluşları, yetkililer tarafından para cezasına çarptırılmamak veya kapatılmamak için neyin sansürlenebileceğini tahmin etmeye çalışarak “otosansür” uygulamak zorunda kalmıştır. 

Vatandaşların özel web siteleri, blog makaleleri ve sosyal medya hesapları, parti-devlet onları çok eleştirel olarak görürse veya çok fazla kamusal tartışma yaratma potansiyeline sahipse benzer şekilde sansürlenir.

Tarihsel Gelişimi

Sanılanın aksine bu sansürleme tekniğinin yakın bir geçmişten değil, köklerinin dijital platformlardan bağımsız bir geçmişe dayandığını göreceksiniz.

Deng Xiaoping’in (Çin siyasetçisi) 1980’lerin başındaki en sevilen sözü, “Temiz hava için pencereyi açıyorsanız, sineklerin içeri girmesini de göze alacaksınız.” GFW Projesi’nin politik ve ideolojik temeli olarak kabul edilmektedir. Bu söz, her ne kadar Çin’in “sosyalist piyasa ekonomisi” olarak bilinen ekonomik reform dönemiyle ilgili olsa da gelecekte Great Firewall’un oluşumunu ateşleyen ilk söz olacaktı.

2 Haziran 1989’da, Çin halkının Pekin’de bulunan Tiananmen Meydanı’nda düzenledikleri demokrasi eylemleri 4 Haziran’da kanlı bir şekilde bastırılmıştı. Çin hükümeti, bu olayın 20. yıl dönümünde birçok internet sitesiyle birlikte uydu üzerinden yayın yapan haber ajanslarını ve kullanıcıların iletişim amaçlı kullandıkları mesajlaşma uygulamalarına erişimi engellemiştir.

1994’te, Çin’de internetin kullanılmaya başlanmasından 3 sene sonra Kamu Güvenliği Bakanlığı internet kullanımını yöneten ilk düzenlemeyi yayımladı. Bu düzenlemenin en önemli maddeleri aşağıdaki gibidir:

  • Bireylerin interneti şu amaçlarla kullanmaları yasaktır: ulusal güvenliğe zarar vermek, devlet sırlarını ifşa etmek, devletin veya toplumun çıkarlarına zarar vermek. 
  • Kullanıcıların interneti Çin Halk Cumhuriyeti Anayasasına, yasalarına veya idari düzenlemelere karşı direnişi kışkırtan bilgileri oluşturmak, kopyalamak, almak veya iletmek amacıyla kullanımı yasaktır.
  • Hükümetin veya sosyalist sistemin devrilmesini teşvik etmek; gerçeği çarpıtmak, söylentileri yaymak veya sosyal düzeni bozmak veya cinsel açıdan müstehcen materyal sağlamak veya kumara, şiddete veya cinayete teşvik etmek. 
  • Kullanıcıların önceden onay almadan bilgisayar bilgi ağlarının güvenliğine zarar veren faaliyetlerde bulunmaları ve ağları kullanmaları veya ağ kaynaklarını değiştirmeleri yasaktır.

Henüz internet sansürünün başındayız. Peki ne oldu da bu düzenlemeden daha geniş kapsamlı bir sansürmeleme sistemine ihtiyaç duyuldu?

1998′de “Çin Demokrasi Partisinin” faaliyetleri bir başka parti olan “Çin Komünist Partisi”nin engelleyemeyeceği boyutlara ulaştı ve Komünist Partisi ani bir kararla diğer partinin bütün üyeleri için tutuklama emri çıkartarak Altın Kalkan Projesini yürürlüğe koydu. Bir günde ülkedeki tüm bilgi paylaşımı komünist partisinin kontrolü altında alındı. Bunu sağlayacak proje için batılı ülkelerden internet güvenliği, video gözetleme, insan yüz tanımlama sistemleri gibi birçok yüksek teknoloji ürünü satın alındı. Ardından bu dev sistem için 30.000 – 50.000 arası polis görevlendirildi.

Artık internet üzerindeki kurallar çok açıktı. Bugün Çin’deki bütün yazılı, sesli ve görüntülü veri trafiği sayıları on binleri bulan internet polisleri tarafından anbean izleniyor.

Günümüzdeki Büyük Güvenlik Duvarı Neleri İçeriyor?

  • Çin’de şu anda Facebook, Twitter, Youtube gibi internet sitelerinin yasaklı olduğunu anladık sanırım. Facebook yerine Renren, Twitter yerine Fanfou, Youtube yerine Youku gibi klon sitelere hükümetin de maddi destek verdiği böylece Facebook, Twitter, Youtube gibi sitelere ülke genelinde ihtiyaç kalmadığı öngörülüyor.
  • Yasaklı kelime havuzu oluşturulmuş durumda ve bu havuzdaki kelimelerin geçtiği bütün web siteleri anında bloke ediliyor.
  • Sesli görüşmelerde “protesto” kelimesinin kullanılması halinde görüşmenizin kesildiği söyleniyor.
  • Anlık mesajlaşma programları da güvenlik duvarındaki sansürden nasibini almış görünüyor. Sansür sistemi tarafından sakıncalı olarak belirlenmiş kelimeleri yazarsanız karşı tarafa iletilmiyor.
  • Birçok web sitesine üyelik Kimlik Numarası ile yapılıyor.
  • İnternet kafelere ve internet kullanımının bulunduğu ortamlara giriş yaparken sisteme kimlik numaranızın kaydedilmesi gerekiyor ki sistem sizin nerede ne kadar internet kullandığınızı kaydetsin.
  • Bütün blog, video ve haber sitelerinde kullanıcılar tarafından yapılan yorumlar izleniyor. Sisteme aykırı içeriklerin paylaşılması durumunda içerik derhal internet polisi tarafından siliniyor.
  • “Polis şiddeti”, “Tiananmen olayı”,”Özgürlük konuşması” kelimelerine hiçbir sitede rastlayamıyorsunuz. Bu kelimeler ya da cümleler de yasaklı kelime havuzunda bulunuyor.

Bunlar ve daha nicesi bu sistemin bir parçası. Kısacası Çin’de internet üzerinden araştırdığınız, yazdığınız, sesli görüşmeleriniz vb. denetim altında.

güvenlik duvarı

Türkiye’de de geçtiğimiz yıllarda Wikipedia’nın kullanıma kapatılması, Twitter’a saatlerce ulaşılamaması gibi bazı girişimlerle karşılaştık. Şu anda ülkemizde de bir sosyal medya kullanımının denetlenmesi ve sansürlenmesi ilişkin kanun teklifi TBMM tarafından kabul edildi. Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Kaynaklar: 1, 2, 3