İzlenmesi Gereken 5 Darren Aronofsky Filmi

Filmlerinin konusundan çok konuyu ele alış tarzı, kamera çekim teknikleri ve muhteşem müzikleri ile fark yaratabilmiş olan Darren Aronofsky unutulmaz yapımları ile çok konuşuldu, konuşulmaya da devam ediyor. Requiem For a Dream, Black Swan en akılda kalıcı filmlerinden olsa da bu yazımda bu iki film dışında sevdiğim diğer filmlerini ve son filmi olan Mother! üzerine bilgilendirmeler de bulundum. Umarım bu filmler aracılığıyla yönetmen ile tanışma fırsatı bulunursunuz. Keyifli seyirler dilerim!

5. The Fountain – IMDb 7,3 (2006)

the fountain daren oronofsky

“Her gölge ne kadar koyu olursa olsun sabah güneşi tarafından tehdit edilir.”

The Fountain; geçmiş, günümüz ve gelecek üzerinden üç farklı hikayeyi üç farklı zaman diliminde seyirciye sunuyor. Ölüm ve yaşam döngüsü ile kendi hikayelerinin peşinden giden insanların hayatlarının kesişmesinin ardından film bambaşka bir noktaya geliyor. Sıradan bir aşk filmi değil, alt metni felsefe ve mitoloji ile dolu. Hele müzikleri! Yönetmeni her filminde yalnız bırakmayan (Mother! dışında) Clint Mansell harika bir iş çıkarmış. Paralel hayatlar ve zaman dilimleri üzerinden ilerleyen The Fountain, Hugh Jackman ve Rachel Weisz’in uyumlu performansı ile yönetmenin film arşivine eklenmesi gereken filmleri arasında yer alıyor.

4. Mother! – IMDb 6,7 (2017)

daren oronofsky mother!

– Benim canımı en çok yakan şey yetersiz olmamdı.

+ Bu senin suçun değil. Hiçbir şey yeterli değildir.

Sakin bir hayat süren evli bir çiftin evine gelen davetsiz bir misafir çiftin hayatlarını en fazla ne kadar değiştirebilir? İzlenilen her sahnesi merak uyandıran, seyirciyi ekrana kilitleyen bir film olmuş Mother. Merhamet ve sevgi kavramlarının anlamını kaybettiği günümüzde özel hayatın gizliliği üzerine de seyirciye güzel vaatler sunuyor. Mother’da filmin kurgusu yönetmenin diğer filmlerine göre daha yavaş ilerliyor. Ama alt metni açısından en fazla sembolizm barındıran filmi olduğunu da söylemekte mümkün. Oscar ödüllü oyuncular Javier Bardem ve Jennifer Lawrence’ı bir araya getiren Darren Aronofsky uzun bir aradan sonra kullandığı 16mm kamera çekimleri ile tarzının ne kadar özlendiğini hatırlatıyor. Gerilimden çok izleyiciyi şaşırtmayı ve sıradışı bir sinema deneyimi yaşatmayı amaçlayan Mother, sembolleri açığa kavuşturulduğu zaman senenin en iyi filmleri arasında yerini alabilir.

3. The Wrestler – IMDb 7,9 (2008)

the wrestler daren oronofsky

“Benim incinebileceğim tek yer dışarısı. Dünyanın umurunda bile değilim.”

1980’li yılların en iyi güreşçilerinden olan Randy artık bir markette part-time çalışan ve hafta sonları güreş aktivitelerine katılan unutulmuş bir yıldızdır. Katıldığı bir güreşi kazanmasının ardından çevresindekilerin de tavsiyesiyle en güçlü rakiplerinden biri ile yaptığı güreş sırasında Randy kalp krizi geçirir. Krizin ardından doktoru bir daha güreşmemesi gerektiğini söyler. Tezgahtar olarak işe giren Randy bu sürede uzun süredir görüşmediği kızı ile iletişime geçer. Ancak güreşi bırakmak Randy için hiç kolay olmayacaktır. Mickey Rourke’nin alkışlanası performansı ile bu film bizleri ring dışında ki hayata ayak uydurmaya çalışan Randy’nin yaşadığı yalnızlığı ile baş başa bırakıyor. Yönetmenin dram üzerine yoğunlaşmış ve derinliği diğer filmlerine göre daha az kullandığı The Wrestler kesinlikle izlemeye değer.

2. Requiem For a Dream – IMDb 8,3 (2000)

requiem for a dream daren oronofsky

“Bu gerçek değil! Hem, gerçek olsa da sorun değil… Her şey düzelecek göreceksin. Sonu güzel bitecek.”

Sara Goldfarb televizyon bağımlısı dul bir ev kadınıdır. Oğlu Harry ve kız arkadaşı Marrion uyuşturucu bağımlısıdır. Harry’nin yakın arkadaşı Tyrone ise uyuşturucu dağıtıcısıdır. Film bu tanıttığım dört karakter üzerinden başlangıç-yükseliş-çöküş olmak üzere geçişler üzerine kurulu. Sara bir televizyon programına çıkmaya hak kazanır ve mezuniyet elbisesini programda giyebilmek için ilaçlar yardımıyla kilo vermeye çalışır. Bu sürede Harry uyuşturucu yoksunluğu ve parasızlık çekmektedir. Ne idik ne olduk der gibisinden iki ayrı tabloyu bize sunan Requim For a Dream bir yıl ve mevsim geçişleri ile dört ana karakterin yaşadıklarını çarpıcı bir dille seyirciye sunuyor. Yönetmenin en bilinen ve beğenilen filmlerinden birisi olan Requiem For a Dream Ellen Burstyn, Jared Leto ve Jennifer Connely’nin başrollerinde kaçırılmaması gereken filmlerinden birisi.

1. Black Swan – IMDb 8,0 (2010)

daren oronofsky black swan

“Mükemmelik baştan aşağı kontrol etmek değildir. Ayrıca zincirleri gevşetmektir.”

Nina, baleyi tutku haline getirmiş bir balerindir ve tek amacı mükemmelliğe ulaşmaktır. Eski bir balerin olan annesi ile aynı evde yaşayan Nina, Kuğu Gölü Balesi için yeni sezonda sahneye çıkacak olan balerin seçilir. Beyaz Kuğu’yu başarılı bir şekilde sergileyen Nina, Siyah Kuğu’da bocalamaktadır. Tam bu noktada Siyah Kuğu’yu çok iyi sergileyen yeni bir rakibi ortaya çıkar: Lily. Bale hocaları Thomas Leroy Kuğu Gölü Balesi için iki balerin arasında gidip gelirken Nina Siyah Kuğu için kendinden ödün vermeye devam eder. Black Swan bence Daren Aronofsky’ın ellerinden çıkmış en iyi film. Nina karakterinin işine aşık rolünden saplantılı birine dönüşmesi -tabi ki sembolizm kullanımıyla- beyaz perdeye çok özgün bir tarzla yansıtılmış. Nina karakteri ile oscar ödülünü kucaklayan Natalie Portman’ın  performansı ise muhteşem. Psikolojik gerilim üzerine en iyi filmlerden birini ortayan çıkaran Darren Aronofsky ve filmin enfes müziklerine hayat veren Clint Mansell ile Black Swan bu listenin en iyi filmi olmaya hak kazanıyor.

Bilgiyi Yay
Written by Reyhan Bakan
21 yaşında, konuşmayı çok seven; okumayı, izlemeyi, paylaşmayı hayatının bir parçası haline getirmiş kreatif biri.

Leave a Reply