Kafası delik adamkafasİş kazası sonucunda hayatı tamamen değişen bir adam. Kafatasından geçen demir sonucu oluşan bambaşka bir kişilik. Beynimiz kişiliğimizi nasıl etkiler? İlginç bir olay ile sarsılan bilim dünyası bu konuyu hala konuşuyor. Sinirbilim ile ilgili katıldığım tüm konuşmalarda çokça örnek verilen Phineas Gage olayı ilginizi çekecek.

Tren yollarında patlayıcı uzmanı olan Phineas Gage’ın görevi, yeni tren yolu hattı için kayalık araziyi düzleştirmekti. Barutla fitili yeni bir çukura yerleştirmiş ve yardımcısından çukuru kumla örtmesini istedi. Kumu bastırarak sıkıştırmak için kullandığı iki metre uzunluğundaki demir çubuğu kullanıyordu. Fakat yardımcısı çukuru henüz kumla doldurmamıştı. Bir anda kayadan kıvılcımlar çıktı ve patlayıcı havaya uçtu. Demir çubuk, Gage’in sol yanağından girdi ve kafatasını delerek dışarı çıktı. Kana bulanmış çubuk otuz metre daha uçtuktan sonra yere düştü. Gage kanlar içinde kalmıştı. Korkuyla yanına yaklaşmaya cesaret eden birkaç demiryolu işçisi akıl almaz bir olaya şahit oldular. Phineas Gage yaşıyordu!

Kafatasındaki Delik İle Yaşam

25 yaşındaki genç patlayıcı uzmanı, kafatasında delik olmasına ve açık yarasından akan kanın durmamasına rağmen kazayı anlatabilecek kadar bilinci açıktı. Arabadan kendi başına inebildi ve bir tabureye oturup bekledi. Kafatasındaki hasarın büyüklüğü ortaya çıktı. Demir çubuk, çene kemiğinin hemen üzerinden yanağına girmiş; sol gözünü parçalamış ve beynin ön kısmından geçerek, başının sağ yanının üst kısmından dışarı çıkmıştı. Beyninin sol ön kısmı, prefrontal korteks büyük ölçüde harap olmuştu.

Gage, yaralanmadan ileri gelen enfeksiyona ve kan kaybına rağmen hayatta kalmayı başardı. Kafatasındaki hasara rağmen 13 yıl daha yaşadı. Ne yazık ki çok büyük bir değişim yaşamıştı. Artık başka bir adam olmuştu… Kazadan önce daha duyarlı, zeki ve saygılı bir adamdı. Artık saldırgan, düşüncesiz ve kaba bir insandı. Yaşamın kurallarına ilişkin tüm değerleri kaybetti, yalan söylemeye başladı ve aldattı. Kontrolsüz öfke patlamaları geçirdi, kavgacı biri oldu. Sorumluluk bilinci yok olmuştu. Duysal, görsel ve hissel duyuları zarar görmemişti. Sol gözü alınmış olsa da, diğer organları görevini yerine getiriyordu. Düzgün yürüyebiliyor ve konuşabiliyordu.

Kafatası

İş kazasından sonra bir daha patlayıcı uzmanı olarak iş bulamadı. Panayırlara katıldı ve demir çubuğu ile kendini sergiledi. Halk, kafasından demir girip çıkmış ama yaşamına normal bir şekilde devam eden kişiyi görmek istiyordu.  Kentin karanlık sokaklarına düşünce epilepsi nöbetleri geçirmeye başladı. Gage 38 yaşında öldü ve yanından hiç ayırmadığı demir çubuğu ile gömüldü. Kazayı manşetlere taşıyan gazeteler, imkansızları yok eden adamın ölümü hakkında bir satır bile yazmadı.

Bilime Katkıları

Bugün, Gage’in kafatası Harvard Üniversitesi’nin müzesinde bulunuyor. Bu olay hala bilim insanlarının zihnini kurcalıyor ve ilgi çekiyor. İnsan beyninde ahlak için biyolojik bir merkez bulunuyor muydu? Gage’in beynindeki önemli insani özelliklerden sorumlu parçalar hasar görmüştü. Burnun ve alnın arkasında yer alan ventromedial bölge geleceği tahmin etme ve bunu sosyal çevreye uygun planlama yeteneklerinde sorumludur. Bu bölge Gage’de hasar görmüştü ve düzgün çalışmıyordu. Bulgular daha sonra birçok hayvan deneylerinde doğrulandı. Ventromedial bölge, duyguların işlendiği, düşüncelerin biçimlendiği ve kararların bir araya getirildiği, beynin hayati bir bölümü olarak saptandı.

Kafası delik adam

Beyinde, ahlaki duygulardan sorumlu tek bir özel merkez olduğu düşünülmüyor. Söz konusu olan, çeşitli alanların çoğu oldukça karmaşık ağlardır. 1848 yılında, demiryolu inşaatında yaşadığı iş kazası sonucunda hayatı kalıcı olarak değişen ve sefalet içinde 38 yaşına kadar yaşayan Gage’in geçirdiği kaza, insan davranışlarının biyolojik temellerinin araştırılmasının tarihsel başlangıcı oldu. Yıllar sonra bile hala bu ilginç vaka tartışılmaya devam ediyor.

İnsan beyninin bütün gizemleri kaç yıl sonra tamamen çözümlenebilir bilinmez ama teknolojinin ve bilimin hızla geliştiğini göz önünde bulundurursak her şey mümkün. Kim bilir belki şuan imkansız gibi görülen beyin nakli bile gerçekleşebilir.  Yeter ki bilim insanlarının merak arzusu azalmak yerine giderek alevlensin ve devletler silahlara yatırım yapmak yerine bilime yatırım yapsın. Bilim dolu güzel günlere.