Neredeyse tüm insanlık tarihinde insanların kafasında bir soru vardı: Bizi diğer hayvanlardan üstün kılan ne? Çeşitli zamanlarda bu soruya çeşitli cevaplar verildi. Mesela ilk çağlarda bu soruya bazı Yunan düşünürler, felsefe yapabilme kabiliyeti dedi. Aynı dönemdeki bazı Yunanlar ise bu soruyu Prometheus’un çaldığı ateşle yahut Zeus’un değer kattığı ruhla cevapladı. Daha sonraki zamanlarda Kilise insan olmanın Eva ve Adam’ın çaldığı elmanın cezası olarak anlatırken Müslümanlık bunu iradeye bağlamıştır. Hatta tasavvuf daha da ileriye gidip ilahi aşka varan yolu insanlığın gücü yapmıştır. Gel gelelim Akıl Çağı’nda, yaşadığımız çağda, popüler kültür bizi üstün kılan şeyin zekamız olduğunu ileri sürmektedir. Şüphesiz ki bu cevapların doğruluğu kişinin görüşüne kalmıştır ama daha önce çok dillendirilmemiş 1-2 fikri daha bu listeye ekleyerek siz değerli okuyucularımızı bilgilendirmek isterim.

Korkaklık veya Kaçma Kabiliyeti

Modern Biyoloji’ye göre insanlık ağaçlardan inip yürümek zorunda kaldığında birtakım fiziksel değişiklikler yaşamış ve bugünkü halini almıştır. İnsanlar aslında fiziken kusursuz değildir. Mesela hayvanlar için omurganın eğilmesi ölümcül bir şeydir ve çeşitli sorunlara sebep olabilir ama insan dişilerinin doğumları o kadar kontrolsüzdür ki omurgaları bir yamulma yaşayabilir ya da insan ayağı aslında çarpık bir organdır ki diğer hayvanlara oranla bu bizi engelli bireyler yapar. Bu gibi bazı durumlar bizim savaşmak için -en azından ilkel yollarla savaşmak için- zayıf olduğumuzu gösterir. Peki ama insan denen varlık saatte 100 kilometre hızda koşan kedileri ve 20 kilometreden fazla mesafede iz sürebilen köpekleri bu kadar zayıf olmasına rağmen nasıl yendi? Cevabı yürüme mesafemiz. Saatte 100 km kadar gidebilen kediler bunu 1 dakikadan daha fazla sürelerde yapamıyor çünkü çok fazla enerji harcıyor. Ama insanlar 2000-3000 kalori gibi düşük rakamlarla bir günde minimum arayla 20 km’ye kadar yol gidebiliyordu, üstelik bunu bir sürüyle yapıyordu. Diğer hayvanlardan daha güçsüz, daha zayıf, daha yavaş olabiliriz ama bizi avlamak uzun süre, uzun yürüyüşler ve daha büyük riskler istiyor; insan avlamak yerine bir geyik avlamak daha tercih edilesi gelebilir. Uzun lafın kısası çoğu hayvandan daha verimli kaçıyoruz daha edebi bir deyiş ile “en korkak biziz”

Kafesdeki Hayvan Neden İnsan Değil? 1

İnsan Dedikodu Yapar

Şu ana kadar keşfedilmiş, gelmiş geçmiş tüm canlılardan daha zekiyiz ve bu, bizi diğer canlılardan üstün kılar. Bu aslında yanlış bir cümle; en zeki biz değiliz. Bundan yıllar önce yaşamış bir canlı olan neandertenlerin bizden daha zeki olduğu düşünülmektedir. Bugün hepsi öldü. En zekinin güçlenmesi gerektiğini düşünürsek, bu canlıların niye soyu tükendi? Çünkü iyi dedikodu yapamıyorlardı. Evet, bizim kadar dedikodu yapamayan bu canlılar, zekalarına rağmen öldüler. Her ne kadar fark etmesek de toplum denen yapıyı bir arada tutan şey, şu an bile dedikodu. Yan komşunuzla dedikodu yapmak sizi mutlu etmese, komşunuzla bu kadar samimi olur muydunuz; okulda eğer kimse özel hayatını okula yansıtmasa, okul gidilebilir bir yer olur muydu? Kitleleri bir araya getiren şey, hikayeler, dedikodular ve abartılardır; dün de böyleydi bugün de öyle. İnsanoğlu gelişmiş canlılar arasında en nitelikli iletişim kuranı ve dedikodu yapanı. Bizden daha zeki olan neandartenler öldü, çünkü 3-4 ailenin bir arada olduğu gruplardan daha büyük gruplar kuramadılar. Oysaki insanlar 500 kişiye gruplaşabiliyorlardı, bu grup büyüklüğünü bir arada tutan şey dedikodu ve bizi üstün kılan şey bu olabilir.

Din

Hangi dine inandığımızı bir kenara koyarsak şu bir gerçek: İnsanoğlu din yaratma konunda çok başarılı. Dünyada binlerce dini görüş var, siz yüksek ihtimalle bunlardan birine inanıyorsunuz ve ilahi olan tek din, o ve öncesinde gelmiş olanlar; bu yüzden dininizin gerekliliği olarak geri kalan dinler yanlış. Binlerden biri çıkarırsan geriye hala binlerce sahte din kalır. İnsanlık tarihinde kurulan medeniyetlere bakarsak, neredeyse hepsinin gücü dinden gelmektedir. Sahte veya gerçek, din kavramı, Çin’de zamanının en büyük kanalını yaptırmış, Mısır’da matematiği ve tıbbı yaratmış, Araplara dünyadaki en büyük 10 imparatorluktan birini kurdurmuş, Kristof Kolomp’a dünyayı gezecek parayı sağlamış ve son olarak Dante’ye Rönasansı aydınlatacak ilhamı vermiştir. Daha eski devirlere gidersek de, ilkel tarımla geçinen ve hala hayvana yakın olan insanlar, paganizm etkisiyle medeniyet denen şeyi oluşturmuştur. Bugün bu saydığımız medeniyetler ve bilim bizi diğer hayvanlara hükmedecek gücü veriyorken din, insanları gerçek Zeus, Ra, Vişnu, Lupa, Loki yapmış olabilir. En iyi ihtimalle tanrıların çoğu sahte ve acaba bu sahte tanrılar bizi diğer hayvanların sahte tanrısı mı yaptı? Sizce tanrıyı mumyalamak için olmasa bir Mısırlı, ölü bir insanın iç organlarını inceler miydi ya da Hayyam Tanrı’ya isyan etmese bu kadar konuşulacak ve insanları etkileyecek rubailer yazabilir miydi?

Belki beş bin yıldan eski olan bizi güçlü kılan ne sorusunu, kesin olarak cevaplamak neredeyse imkansız ve bu soru özünde bir felsefe sorusu. Çoğu felsefe sorusu gibi cevabı kişiye has ve tercihe dayalı. Bu haftaki yazımda tercih edebileceğiniz ekstra yolları göstermeye çalıştım, umarım ilginizi çekmiştir. Eğer merak ettiğiniz bir nokta, eklemek istediğiniz bir şey ya da bu soruya verdiğiniz bir cevap varsa veya benle konuşmak isterseniz bana aşağıdan ulaşabilirsiniz, zevkle cevaplarım.