Dünyamızda o kadar çok canlı ile birlikte yaşıyoruz ki, bazılarından haberdar bazılarından ise bihaberiz. O kadar çok hayvan ve bitki türünün nesli tükeniyor ki, aralarında bihaber olduklarımız da var. Onlar sonsuza kadar yok oluyorlar. Bu yok olmada tabii ki bizim de insanoğlunun da önemli bir payı var. Gezegene o kadar çok zarar veriyoruz ki…

Bazen durup düşünüyorum ve bence insanoğlu kendi vahşi doğasını yarattı. Ama bunun kesinlikle doğada yaşayan canlılardan farklı olarak ve daha korkutucu boyutları var. Doğadaki bitki ve hayvanlar kendisine gelecek bir zarar için bu savunma mekanizmasını geliştiriyor. Peki, insanoğlu? En önemli nedeni istemek, sahip olmak. Bununla beraber yaptıklarımızın ardından gelecek olan sonuçları düşünememek. Bu yazımızda 1987 yılında son şarkısını söyleyen Kauai kuşundan bahsedeceğiz.

En son 1985 yılında görülen Kauai, Hawaii adalarına özgü bir kuş türüdür. Bu kuş türü özellikle dişi ve erkeğinin birbirlerine kur yapmak için söylediği şarkılar ile anılırdı. Başları, kanatları ve kuyrukları siyah renkte olmakla birlikte gövdeleri kahverengi tüylüydü.

Küresel ısınmanın etkisi ile Hawaii Adası’nın serin ikliminin değişmesi ve adaya yeni yerleşen insanların beraberlerinde getirdikleri hayvanlar ve hastalıklar adanın dengesini değiştirmesi Kauai kuşlarının geleceğini belirledi. Bağışıklık sistemleri bu dengeye uyum sağlayamayan bu tür, özellikle adaya taşınan sivrisineklerin taşıdıkları hastalıklardan çok etkilendiler.

Adalı fotoğrafçı David Boynton tarafından 1987 yılında erkek bir Kauai kuşunun dişisini bulmak için söylediği son şarkısını kaydetti. Bir daha da onlara rastlanmadı. Onun öttüğü bir ormanda saatlerce oturmak isterdim.