Hayatımız yoğun günlerin arasında akıp giderken en çok şikayetçi olduğumuz şey değil midir ”zaman”?

Bir günün 24 saat olduğunu düşünüp zaman zaman siz de işlerinizi yoluna koymak için uykunuzdan fedakarlık ettiniz mi ya da çok yapmak istediğiniz bir şey varken sırf zamanınız yok diye hayalini kurduğunuz şeyi ertelediniz mi? Evet, bunlar her birimizin başına gelen ya da gelecek şeyler ama bize değerini hatırlatan zaman, en büyük etkisini geç olduğunda gösteriyor hep.

Zamanı doğru yönetmeyi bilsek her şey daha kolay olabilir aslında.

Özellikle de karantina günlerimizde hiç sahip olmadığımız kadar zamanımız oluyor gün içerisinde. Herkes sıkıldığından, yapacak bir şeyler bulamadığından yakınmaya başladı bile. Zamanı hiçbir şeye yetiremeyen bizler şimdi zaman fazlalığından sıkılmaya başladık. Kendi vaktimizin sorumluluğunu elimize almanın vakti gelmedi mi sizce de?   

Özellikle de düşünmek ve planlar yapmak için bolca vaktimiz varken bende sizlere “Zamanı nasıl yönetebiliriz?” Sorusunun cevabından bahsetmeye karar verdim.

Ateşin üstünde 1 dakika 1 saat gibi geçerken, güzel bir kadının yanında 1 saat 1 dakika gibi geçer.” Einstein, zamanın izafiyetini bu sözlerle açıklamıştı. Hayatta büyük işler başarmış alimlerin, liderlerin, dahilerin de haftada 168 saati, günde 24 saati vardı. Bu kişilerin ortak özelliği, zamanlarını büyük bir ustalıkla yönetmeleriydi. İşte zamanı yönetmenin incelikleri…

İnsan doğası her şeye müsaittir. Ertelemeye de olduğu gibi. ”Kendi zamanımızı yönetmek konusunda ne kadar erteleyici olabiliyoruz?” diye hiç düşündünüz mü? 

Yapabileceğinizin en iyisini yapın ve kendi zamanınızın sorumlusu kendiniz olun. Nasıl mı?

zaman

Yeni Zaman Yönetimi Alışkanlığı

Kendiniz için yeni zaman yönetimi alışkanlığı seçin, bunu benimseyin ve ilk önce bu konuda ustalaşın. Zaman yönetimi konusuna dikkat çeken sayısız makale var ancak sizi, sizden başka biri ne kadar tanıyabilir değil mi? Başkalarına göre değil kendinize göre bir alışkanlık oluşturun ve her şeyden önce bunu yapmak için kararlı olun.

Her gün için yazılı bir plan oluşturmakla da başlayabilirsiniz. Böylece 24 saatinizin sizin için nasıl çalışacağına siz karar verirsiniz. Bundan büyük faydalar göreceğiniz aşikar çünkü yapılacaklar arasında sizi sürekli meşgul eden bir düşünce olmayacak, çünkü onun ayrı bir zamanı var. Zamanınızın gerçek değerini anladığınızda, doğal olarak ne yapmak istediğinizi ve kaçmayı tercih ettiğiniz şeyleri de belirlemiş olacaksınız. Zamanınıza ne kadar çok değer verirseniz, düşüncenizi o kadar çok düzenlersiniz. Sonuç olarak eylemlerinizi daha seçici hale getirebileceksiniz.

Bir şey daha var tabii ki! En büyük zaman hırsızları bazen siz ya da diğer insanlar olmayabilir. Cep telefonunuz ve diğer cihazlarınızdan gelen bildirimler… Bunlar sizi sık sık bölen ve ertelemenize yol açan detaylar ise acil bir işiniz olduğunda bildirimlerinizi kapatmayı deneyebilirsiniz. Ufak detaylar bazen çok kritik olabiliyor, unutmayın!

Zamana hakim olabilmek için önce, insanın kendi düşüncelerine ve iradesine hakim olması ve kendi kendini yönetebilmesi lazımdır. İnsan, verdiği ölçüde, hayattan geri alır. Siz zamanınızı verimli kullanma konusunda ona zaman ayırdığınız ölçüde onun meyvesini toplarsınız.

Kendi Zamanını Yönetme Sanatı 1

Zamanı Doğru Kullanmak

Zaman insanlar için en demokratik olarak dağıtılmış kaynaktır. Herkesin bir günde 24 saati vardır. Zaman, geri döndürülmesi, depolanması ve durdurulması mümkün olmayan kıt bir kaynaktır. Bu kıt kaynağın ne kadar etkin kullanıldığı, insanların kendilerini ve çevrelerini ne kadar geliştirebildiklerini belirler.

 Fransız yazar Jean de Bruyere’nin şu sözündeki gibi: “Zamanlarını en kötü şekilde kullananlar, zamanın kısalığından en çok şikayet edenlerdir.”

Her insanın tahammül sınırının farklı olduğu bilincine varmak güç olabilir. Ama kendinizi tanırsanız nasıl tahammülsüz kalmayacağınıza ve zaman geçiren konuşmalardan nasıl çıkaracağınıza önceden karar verebilirsiniz. 

Zaman yönetiminde hassas ve eylemlerini planlı işleyen kişilere dikkat edin. Onlar bunu başardıysa muhakkak sizin de onlardan çıkarım yapmanızı sağlayacak detaylar olacaktır. Bir dakikayı değerli kılan ve bir dakikada işinizi yetiştirecek kadar şanslı olduğunuz anlar olabilir ve siz her şeyden önce onu neye harcamak istediğinizden emin olun. Zamanın iyi kullanılması, sürekli çalışmak anlamına gelmez. Yaptığınız şeyin sizin kontrolünüzde olduğu anlamına gelir.

Kendi Zamanını Yönetme Sanatı 2

Başarılı İnsanların Boş Zaman Aktiviteleri Nedir?

Bu insanlar neler yapıyor da dünya standartlarında birer lider, sanatçı oluyor diye kendi kendimize soruyoruz.  Cevabını almak için; günlük yaşamlarında neler yaptıklarını öğrenip kendi yaşantımıza uyarlayarak hedeflerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Bazen kendimizi o kadar boğuyoruz ki boş zaman kavramını unutabiliyoruz. Fakat birçok başarılı sanatçı, iş adamı ve girişimci bizim yatırım olarak görmediğimiz, çok basit alışkanlıklara günlük yaşantılarında ağırlık vererek, tahmin bile edemeyeceğimiz yaratıcılığa ve bilgiye ulaşıyorlar.

Yazmak her şeyin ilacıdır.” Örneğin Benjamin Franklin, her sabah kendisine “Bugün ne yapacağım?” diye soruyor ve not ediyordu. Akşam döndüğünde “Bugün ne yaptım?” diyerek, yapması gereken şeylerde ne kadar ilerlediğini gözlemleyebiliyordu. Steve Jobs da aynı şekilde sabah aynanın karşısına geçerek, “Bugün gerçekten ne  yapmak istiyorum?” diye soruyor ve not ediyordu.

O kadar iş varken nasıl uyuyabiliriz! Sara Wedrick tarafından yürütülen bir araştırmanın sonucunda, gün içerisinde bir veya bir buçuk saat uyumanın verimliliği ve yaratıcılığı arttırdığı sonucuna varılmıştır. Albert Einstein her gün Princeton’daki bürosundan çıkıp eve gelerek, öğle yemeğini yer ve ofisine geri dönmeden birazcık uyurdu. Aynı şeklide Edison da her gün 3 saat kadar işlerine ara verip uyuyordu.

En iyi sanatçılar günlük rutinlerine yürüyüşü ekliyorlar. Charles Dickens, her gün düzenli yürüyüş yaparak tarihe adını yazdıracak yazılara imza attı.

Kitap okumak hafızayı geliştirir, empati yeteneğimizi artırır ve hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olur. heodore Rosevelt, meşgulken günde bir kitap, boş bir akşam geçirdiğinde ise günde iki kitap okuyordu. Milyarder girişimci Mark Cuban, günde zamanının 3 saatten fazlasını kitap okumaya ayırıyordu.

Çevre ile İletişim; DNA yapısının ortak keşfedicilerinden Francis Crick ve James Watson, hem bürolarını paylaşıyorlardı hem de öğle yemeklerinde sürekli fikir tartışıyorlardı. Bir konu üzerinde bir insan, tüm fikirleri yürütemez. O yüzden çevre ile iletişim içerisinde kalmak, yaratıcılığımızı üst seviyeye çıkartacaktır.

Çılgınca çalışmanın odaklandığı bir dünyada en iyi performans gösterenler, kasıtlı olarak öğrenmeye ve dinlenmeye odaklanmalıdır. Robotlaşmanın arttığı bu dünyada yaratıcılığımızı açığa çıkarmalıyız. Yaratıcılık daha fazla çalışarak değil, daha fazla öğrenilerek ortaya çıkarılabilir.

zamanı yönetmek hayatı yönetmektir. “boş zaman aktiviteleri”ni rutin haline getirdiğimiz başarılarla dolu günlere!

 Okuduğunuz için Teşekkürler..

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4, 5