Karanlık Tarih: Kölelik Ticareti, Modern Kölelik Nedir?

Karanlık Tarih: Kölelik Ticareti, Modern Kölelik Nedir?

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Yani demem o ki hiçbir şey göründüğü kadar masum değildir. Bilimin bugün ki noktaya ulaşmasından tutun, batının günümüzdeki haline gelme sürecine kadar birçok şeyin altında gizlenen ve hatta unutulmak istenen kölelik ticaretinden bahsedeceğim. İnsanları kendi yaşantılarından acımasızca uzaklaştırmak yetmezmiş gibi onlara istemedikleri, ağır işler yüklemek suretiyle gemilerle yük taşır gibi insan taşıdılar. Nedeni ise belki gözlerini boyamış galibiyet hırsı, belki üstünlüğün getirdiği rahatlık ve birine emretme isteği. Fakat hiçbiri insanı ailesinden, yaşantısından ayırmada haklı bir sebep değil. Onlarında hayalleri vardı tabii, bir gemiye et yığını gibi yüzlerce insanla beraber üst üste bindirilip deniz aşırı ülkelere taşınana dek.

Kölelik Ticareti Nedir?

Batıda Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ile birlikte Ortaçağ’da feodalizm ve toprağa bağlı kölelik gelişti. Aradan birkaç asır geçtikten sonra, toprağa bağlı kölelik ortadan kalktı. Bunun yerine yeni ülkelerin keşfi ve sömürgeleşme ile birlikte ırksal, tehcire dayalı ve acımasız bir kölelik olgusu olan “Atlantik köle ticareti” doğdu. Kölelik genel anlamda bir kişiye bir diğerinin üzerinde sahiplik hakkının verildiği mülkiyet türüdür.

İnsanlar tarih boyunca, içinde yaşadıkları topluma ve döneme göre çeşitli yollardan köleleştirildiler. Savaşta tutsak edilmek, bir suç nedeniyle cezalandırılmak, borcunu ödeyememek ya da köle ana babadan dünyaya gelmek, köle olmanın çeşitli biçimlerindendi. Bir köle için kölelikten kurtulmanın tek yolu efendisi tarafından özgürlüğünün geri verilmesi, yani azat edilmesiydi.

köle ticareti

Kölelik Nasıl Ortaya Çıktı

İlk kez 1441 yılında köle ticaretine başlayan Portekiz, Altın Sahili (Gold Coast) olarak isimlendirilen (günümüzde Gana) bölgede madencilik sanayinde kullanılmak üzere köle ticareti yapılmıştı. 1470’lerden 1620’lere kadar bu bölgede Afrikalı köle tüccarlarına köle tedarik ederek aracı rolü de üstlenilmişti. Köleler Benin, Köle Nehri, Arguin, Grain Kıyısı, Kongo ve Angola’dan getiriliyordu. Portekiz 1500–1535 yılları arasında 10.000 ile 12.000 arasında köle satışı gerçekleştirdi.

Borcunu ödeyemeyenleri ve savaşlarda esir aldıkları kişileri köle edinmişler, onların tanınması için kulaklarını kesip alınlarına damgalar vurmuşlardır. 984’te Béranger’nin elçisi Luitprand, Bizans İmparatoruna esirler takdim etmişti. İtaat etmeyen veya kendilerine reva görülen zulüm neticesi bu esirlerin çoğunun azaları kesikti.

Kölelik Ticaretinin İç Yüzü

Köleler toplandıkları merkezlerden Amerika kıtasına insanlık dışı koşullarda götürülürdü. Literatürde bu safhaya “middle passage”, “orta geçit” ismi verilmiştir. Toplanan köleler nakliyeyi yapacak şirket tarafından satın alındığında göğüslerine bu şirketin ayırt edici markası kızgın bir demirle dağlanırdı. Yola çıkılacağı gün bol şekilde yemek verilirdi ve bu onların Afrika’ya veda edeceklerinin işaretiydi. Doyurulduktan sonra ayak bileklerinden ikişer ikişer zincirlenmiş şekilde gemilere götürülürlerdi. Gemiye bindiklerinde çırılçıplak soyulurlardı. Avrupalı tacirler bu uygulamayı çıplaklığın seyahat sırasında temizliği ve sağlığı garanti edecek tek yöntem olduğu düşüncesiyle savunmuşlardı.

Kölelere günde iki öğün yemek verilir ve beslenmeleri kontrol edilirdi. Zira kölelerin aç kalarak zayıflamaları istenmezdi. Fırtınalı havalarda varış süresi uzayabileceğinden (40 ile 69 gün) erzak kısıtlaması olurdu. Keza 1781 yılında yiyecek ve su sıkıntısına düşen Zong adındaki köle gemisinin kaptanı 136 köleyi gemiden denize atmıştı. Gemilerdeki ağır koşullar dolayısıyla köle ölümlerine rastlanmaktaydı. Örneğin, 1680 ve 1688 yılları arasında Royal African Şirketi tarafından 249 gemi ile taşınan 60.783 köleden, sadece 45.396’sı yolculuğu tamamlayabilmişti. 1790 yılında Batı Afrika’dan ticaret yapan 522 adet gemideki ölüm oranı %6.6 iken ilerleyen dönemlerde %18 ile %52 gibi yüksek ölüm oranlarına da rastlanmıştır. Yapılan bir araştırmada 1590–1867 yılları arasında Portekiz, İspanyol, Fransız, İngiliz ve Hollandalı tacirlerce 5966 deniz yolculuğunda taşınan kölelerin %12,4’ü yolculuk sırasında ölmüştür.

köle gemileri

Transatlantik Köle Ticaretine Kısa Bakış

1441 yılında, Portekizlilerin, Afrika’nın bugünkü Moritanya kıyılarında yakaladıkları bir grup Afrikalıyı, o dönemde beyaz ve siyah kölelerin düzenli olarak satıldıkları güney Avrupa köle pazarlarından Lizbon’a götürerek satmalarıyla, Transatlantik Köle Ticareti yolunda ilk adım atılmıştır. Transatlantik Köle Ticareti açısından en önemli gelişme Amerika’nın keşfidir. Kristof Kolomb’un 1492 yılında Amerika’ya ulaşması ile yeni toprakların, tarım ve zenginlik için mükemmel olanaklar sunduğu fark edilmiştir. Bu toprakların özellikle, şeker kamışı üretimi için elverişli olması büyük bir etki yaratmıştır. Portekizliler ve İspanyollar, 1400’lü yıllarda, Atlantik adalarında şeker kamışı üretimini ve bu üretimde köle kullanma sürecini başlatmışlardı. İngilizlerin Jamestown (Virginia)’da ilk kalıcı yerleşim bölgesini kurmalarının ardından 12 yıl sonra, ilk kez, Hollandalılar tarafından Karayipler’de bir İspanyol ticaret gemisinden esir alınan 20 kişilik Afrikalı bir grup Jamestown’a getirilmiş, böylece geleceğin Amerika Birleşik Devletleri’ne ilk siyahlar ulaşmıştır.

Ülkeler, Afrika ile ticaret yapmak ve Amerika’ya köle nakletmek için şirketler oluşturmuşlar, şirketler, bu ticaret için hükümetlerinden tekel hakları almışlar, böylece fiyatların kontrolünü de sağlama olanağı bulmuşlardır.

köle pazarı

Kölelik Ticaretinin Son Bulması

İngiltere’de 1807 ‘de köle ticareti sözde yasaklandı.1838’de köleliği yasaklayan kanun çıktı. Fransa’da kölelik 1849:’da, Amerika’da 1865’de kaldırıldı. Köle adı belki kalmadı ama sömürü ve kölecilik Batılı Amerikalının ruhundan sökülüp atılamadı. Batıda kölelik sistemi hala işlemektedir.

Colors dergisinin 53. sayısında yapılan araştırmada, 1950’de bir köle Amerika’da 50 bin dolara kadar alınıp satılmıştır. Bir gazete haberine göre, esirliğin kaldırılmasının 150. yıl dönümünde yapılan açıklamada Avrupalı, 12 milyon Afrikalıyı satmıştır. Hastalar gemiden denize atılmış, gebe kalan kadınlar öldürülmüştür. Köleler günde 18 saat çalıştırılmıştır. “Fransa’da Kölelik Hâlâ Hayatta” başlığının altında Fransızların köleliği hala ayakta tuttuğu Fransa’da 120 bin kölenin olduğu. Afrika ülkelerinden getirilen kızların boğaz tokluğuna evlerde çalıştırıldığı ifade edilmiştir.

İspanya ve Brezilya köle ticaretinin yasaklanmasına en fazla direnç gösteren ülkelerdi. Bunun sebebi Küba ve Brezilya’da halen kölelere yoğun olarak ihtiyaç duyulmasıydı. Küba, İspanya’nın en önemli gelir kaynağıydı. Bu sebeple İspanya tüm taahhütlerine ve antlaşmalara rağmen Küba’ya yapılan köle ticaretine devam etti. Küba’da 1886’da kölelik tamamen kaldırıldı.

Köle ticaretinde önemli rol oynayan ülkelerden Danimarka 1802, İsveç 1813, Hollanda 1814 yılında köle ticaretini yasakladı.

modern kölelik

40 Milyondan Fazla Modern Köle Var!

Kölelik, dünya genelinde yasaklanmış olsa da yeni formlarıyla “modern kölelik” insanlığın en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Dünyada her bin kişiden 5’i modern kölelik kurbanı. Modern köleliğin yoğun olduğu bölgeler “zorla çalıştırılma” ve “zorla evlendirilme” gibi farklı kategorilerde farklılık gösteriyor.

(ILO) ve Özgür Yürü Vakfının Uluslararası Göç Örgütü ile ortak hazırladığı Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre, dünya genelinde 40 milyondan fazla “modern köle” bulunuyor. Modern kölelik kurbanlarının yüzde 71’ini kadınlar ve kız çocukları, yüzde 29’unu ise erkekler oluşturuyor. Modern kölelerin 15,4 milyonunu zorla evlendirilenler, 24,9 milyonunu ise zorla çalıştırılanlar oluşturuyor. Modern kölelik genellikle düşük gelirli ve çatışmaların yoğun olduğu bölgelerde yoğun olarak görülse de ekonomik açıdan gelişmiş ülkelerdeki modern köle sayıları da endişe veriyor. Bu ülkelerden birkaç örnek verecek olursam;

Amerika: Kuzey ve Güney Amerika’da ise yaklaşık 2 milyon modern köle bulunduğu tahmin ediliyor. Bu da dünya genelindeki köleliğin yüzde 5’i demek. Amerika’daki modern kölelerin yüzde 66’sı zorla çalıştırılırken, yüzde 34’ü zorla evlendiriliyor. 

Avrupa ve Orta Asya: Dünyanın en gelişmiş ülkelerine ev sahipliği yapan Avrupa’da ve Orta Asya’da modern köle sayısı 3,5 milyon civarında. Bu da dünya genelindeki modern kölelerin yüzde 9’unun bu bölgelerde yaşadığı anlamına geliyor. Bu bölgelerde zorla evlendirilme yüzde 9 gibi çok az bir oran iken modern kölelerin yüzde 91’i zorla ve kötü koşullarda çalıştırılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM), 2 Aralık 1949’da insan ticareti, cinsel istismar, çocuk işçi çalıştırma ve zorla evlendirme gibi köleliğin çağdaş formlarını yok etmeyi amaçlayan bir yasa tasarısını kabul etti. Bu nedenle 2 Aralık dünya genelinde “Köleliğin Kaldırılması Günü” olarak kutlanıyor.

Okuduğunuz için teşekkürler…

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4, 5

Bilgiyi Yay
Written by vildanozbay
Yazdıkça kendini keşfeden, keşfettikçe daha iyisini başarmayı hedefleyen bir eczacılık öğrencisi.Hobi olarak resim yapmaya, okumaya ve seyahat etmeye bayılıyor.

Leave a Reply