Koronavirüsün hayatımıza girmesiyle birlikte tüm dünya düzenini tepetaklak ettiğini söyleyebiliriz. Türkiye her ne kadar bu sürece hazırlanmaya vakit bulsa da özellikle özel şirketler, okullar vb. için bu sürece hazır olmak sandığımız kadar kolay olmadı. Acil durum ilan etmeye vakit bulamadan bir baktık ki vaka sayıları artıyor.

Yerel yöneticiler hem ekonomiyi hem de sağlığı aynı anda yönetmekle yükümlü oldukları için çıkar çatışmalarına şahit olduk. Koronavirüsten korunabilmek için evde kalmamızı öğütleyen yerel yetkililer, aynı zamanda ağır aksak da olsa ekonomik döngünün devam etmesini istiyorlardı.  Ekonominin bir şekilde devam edebilmesi için birçoğumuzun ilk kez deneyimleyeceği teknolojik olgulara yönelim arttı.

Sağlıkçılarımız salgını kontrol altına almaya çalışırken, bizler de teknolojinin bilinmeyen, çok kullanılmayan, tercih edilmeyen muazzam yanıyla tanıştık.  Bunu yaparken halihazırda mevcut olan birçok teknoloji trendini daha etkili kullanmak için “ileri” düğmesine bastık. 

Koronavirüsün Tetiklediği Durdurulamayan Teknoloji 1

Yeni Teknoloji Trendleri

Peki iş ve eğitim dünyasındaki yeni teknoloji trendleri neler? Mevcut teknolojiyi kullanmayı öğrendik diyebilir miyiz?

Sanal Gerçeklik: Mobil İletişim Ve Sosyalleşme

Şu anda tarihin en büyük uzaktan çalışma deneyiminin ortasındayız, uzaktan öğrenmeden bahsetmiyorum bile. Teams, Zoom, GoToWebinar ve Skype gibi dijital olarak iletişim kurmamıza ve ortak çalışmamıza izin veren araçlar, benzeri görülmemiş bir şekilde uzaktan çalışmayı mümkün kılıyor. Video konferans aracı Zoom’daki (uygulama yalnızca bir günde 343.000 kez indirildi) büyüme gözkamaştırıcı. Zoom’un bir yıl önceki piyasa değeri 9 milyar dolarlık IPO’dan mart ayında 44 milyar dolarlık piyasa değerinin zirvesine yükseldi.

Zoom, Skype, Teams gibi dijital iletişim araçları, günümüzdeki kullanım amacına uygun şekilde yakın geçmişte de kullanılabiliyordu. Koronavirüsün teknolojiyi kullanma şeklimizi geliştirdiği bu örnekte oldukça açık görünüyor.

5G: Her Yerde Ve Yeni Nesil Ağlar

Uzaktan çalışmalarda belirgin bir artışa yöneldiğimizi varsayarsak hızı yüksek ve kotası dolunca yavaşlamayan internet bir önkoşul olacaktır. China Mobile, Huoshenshan ve Leishenshan hastanelerinde 5G baz istasyonları açmasıyla koronavirüs ile mücadelede etkin rol oynamıştır. 24 saat boyunca Çin’de yeni yapılan hastanelerin şantiyelerinin gerçek zamanlı görüntülenmesi sağlanmış ve tüm dünya ile paylaşılmıştır.

Çin ayrıca daha sofistike bir internet protokolü planlıyor. İnternet deneyimini hepimizin tanıdığı TCP / IP’nin “anakronistik” sürümünün yerini alarak yeni bir IP İnternet’i oluşturarak yeni keşifler üzerinde çalışıyorlar.

Veri Bilimi: Medya Yoluyla Veri Toplama

Verilerin günümüzün dijital ekonomisindeki yeni petrol olduğu söyleniyor. Harvard Tıp Fakültesindeki araştırmacılar, sosyal medya yayınları üzerinden inceleme yaparak ve veri toplayarak Covid-19’un ilerlemesini izlemek için vatandaşlar tarafından oluşturulan verileri kullanıyor. 

Beyaz Saray, pandemi sürecinde avantaj sağlamak adına akıllı telefonlarda bulunan konum ve hareket verilerine ulaşım sağlamak için Facebook, Google ve IBM de dahil olmak üzere 60 teknoloji şirketi ile iş birliği yapmıştır. Aynı şekilde Türkiye’de koronavirüsle mücadele etmek adına Hayat Eve Sığar uygulaması Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilerek kişilerin konumu, sağlık kayıtları vb. bilgilere ulaşılabilmektedir.

Teknoloji

Gizlilik açısından bakıldığında bu denli mahremiyeti kısıtlayan uygulamalar, insanlar tarafından iyi karşılanmayabilir. Ancak bu uygulamaların Çin’de virüsün yayılmasını kontrol altına alma üzerindeki olumlu etkileri yadsınamaz. Bu nedenle beğensek de beğenmesek de sağlığımız için uygulanan bu teknolojik baskıya uymakla yükümlüyüz.

Blockchain: Güvenilir İzleme Ve Yanlış Bilgi Yönetimi

Salgın sırasında internetin bazı tehlikeli viral ortamlara ev sahipliği yapmışlığı da görülmüştür. Örneğin; Fransa hükümeti, kokainin koronavirüse karşı bir koruma sağlamadığı konusunda vatandaşlarını uyarmak zorunda kaldı. Yüzlerce İranlı koronavirüsü iyileştirdiği iddia edilen alkol bazlı ürünleri kullanmaları sonrasında zehirlenerek öldü. Yetkililer, bahsedilen bu viral tehlikelerle ilgili sosyal medyayı suçluyor.

Sosyal medya devleri, platformlarını sterilize etmek için cesur girişimlerde bulundu. Twitter, doğrulanmış kaynaklar için mavi bir onay işareti vererek koronavirüs ile ilgili yetkili sesleri işaret etmek için bir rozet sistemini harekete geçirdi. 

Blockchain teknolojisi salgında bilginin açıklığı, şeffaflığı ve gelişmelerin izlenebilirliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Lianfei Technology, ilk blockchain salgın izleme platformunu kurarak Çin’in tüm eyaletlerinde COVID-19’un ilerlemesinin gerçek zamanlı olarak takip edilmesini ve bilgi kaynaklarının açık, şeffaf ve izlenebilir olması ile birlikte olası yanlış söylentilerin minimuma inmesini sağlamıştır. 

IBM, Oracle ve Dünya Sağlık Örgütü’nü içeren yeni bir konsorsiyum, koronavirüs pandemisine ilişkin verilerin gerçekliğini kontrol etmek için blockchain teknolojisini kullanacak olan MiPasa adlı açık veri merkeziyle işbirliği içinde bulunuyor. Amacı ise yanlış yetkililer tarafından doğrulanma ve yanlış veya tehlikeli bilgilerin yayılmasını azaltmak için halka açık olan ilk “bilgi kaynağını” kullanıma sunmaktır.

Sensörler: Sağlık Bilgilerini İzleyen Biyosensörler

Financial Times’ın yakın tarihli bir makalesinde sosyolog ve yazar Yuval Noah Harari, “varsayımsal bir hükümetin her vatandaşın vücut ısısını ve kalp atış hızını günde 24 saat izleyebilen bir biyometrik bilezik takmasını talep ettiği” bir distopik gelecek ortaya koydu. Makale, geleceğin uğursuz bir resmini çiziyor. Ancak potansiyel olumlu sonuçları var. Örneğin; biyosensörlerden yararlanan teknoloji girişimi Medopad, klinisyenlere risk altındaki kişileri ve hastaları gözlemlemek için uzak hasta izleme platformu sunarak kötüleşen semptomları olan hastalara bilgi verir. 

Bu teknoloji ilk olarak Amerika’da giyilebilir teknoloji adı ile ele alınmış ve Robert Koch Enstitüsü, Thyre şirketi ile işbirliği yaparak, ülke çapında daha fazla veri toplamaya yardımcı olmak için CoronaDatenspende (Korona Veri Bağışı) adlı bir uygulama geliştirmiştir. Uygulama; Apple, Fitbit ve Garmin gibi şirketlerin akıllı saat ve spor bilekliği ile çalışmaktadır. Uygulama; kullanıcıların hastalık belirtisi olup olmadığını analiz etmek için nabız, sıcaklık ve uyku dahil olmak üzere birçok veriyi toplayarak bir algoritma aracılığıyla kullanıcı verilerinde koronavirüs enfeksiyonuna bağlı çeşitli semptomları tanımaktadır. Sonuçlar, etkileşimli çevrimiçi bir haritada gösterilmektedir.

Koronavirüsün Tetiklediği Durdurulamayan Teknoloji 2

Bu teknoloji ile insanlar günde 24 saat kendi tıbbi durumlarını takip edebilecek. Bu sayede sadece diğer insanlar için sağlık tehlikesi haline geldiğimizde değil, aynı zamanda kendi sağlığımıza hangi alışkanlıkların katkıda bulunduğunu veya hangi alışkanlıkların sağlığımızı kötüleştirdiğini de fark etmemizi sağlayacaktır.

3D Yazıcı: Basılabilen Tıbbi Cihazlar

Teknoloji artık “hızlı hareket et ve bir şeyler yap” üzerine odaklanıyor. Özellikle koruyucu yüz siperleri, maskeler, hasta önlükleri, oksijen maskeleri ve sterilizasyon cihazları gibi. Bu öğelerin bazıları için tasarım ve üretim hızının bir kısmı, 3D yazıcılarla yapılan parçaları kullanarak geleneksel tıbbi cihazların hackelenmesinden geliyor. 3D baskılı bileşenlerin potansiyel hızı ve ölçeği, geleneksel yöntemlerden daha hızlı üretildiğini ortaya koyuyor. İtalyan mühendislerin solunum cihazına bağlı ekipmanlar için yedek valf geliştirmesiyle bu konu açıklığa kavuştu. 3D yazıcılar ile 100 Euro’luk bir maliyetle günde 100 adet solunum valfi üretilebildi. Bu ciddi bir rakam.

Gelecek Biraz Farklı Görünüyor

Koronavirüs birçok insana dünyanın sonunun  geldiğini veya bu krizin yeni bir başlangıcı işaret ettiğini düşündürdü. 2020’nin ilk yarısı tamamıyla ülkemiz ve dünya için her açıdan zor başladı ve devam ediyor.

Mevcut senaryo için bir rehberimiz yok. Kimse bu kriz ortadan kalktıktan sonra dünyanın nasıl görüneceğinden emin değil. Teknolojinin gelişmesinin bir tehdit olduğunu Black Mirror bölümlerinden birçoğumuz izledi. Pandemi sürecinin bu gelişmeyi hızlandırdığı ve tetiklediği ortadayken “Korkularımız gerçek mi oluyor?” kuşkuları beynimizi kurcalıyor.

Kaynakça: 1, 2

Editör: Berfincan Doğan