Öncelikle kendimi tanıtayım: Bilmeyenler için ben Enes ÖZLEN. KreatifBiri’nin kurucu ortağı ve lideriyim, 20 yaşındayım. Tam bir yıl önce “Neden kendi profesyonel blog sitemi açmayayım?” diye başlamıştı süreç. Bugünse 10’dan fazla yazarı ve çevirmeni olan, 300‘den fazla özgün içerik barındıran bir web sitesi, öğrenci topluluğu, mobil uygulaması olan bir platform haline geldi. Peki ne oldu da bir blog sitesi bu halde geldi? Bu süreç boyunca neler yaşadık, nasıl bu günlere geldik? 25’e yakın kişi gerçekten hiçbir ücret almıyor mu? Böyle bir iş nasıl sorunsuz işliyor? Ve gelecekte bizi, sizi neler bekliyor? En baştan başlayıp sürece hızlıca bir göz atalım.

Nasıl Başladık?

Blog olarak ilk açtığımda KreatifBiri’ni her zamanki gibi her yerde reklamını yaptım ve mükemmel olması için ilk bir ay boyunca günde ortalama 9-10 saattimi veriyordum. İlk açtığım haftadan sonra mailler gelmeye başladı: çok güzel, tebrikler, lütfen daha fazla yazar olsun, konu skalasını genişlet vs. vs. gibi. O kadar şaşırmıştım ki bu duruma, inanın hiç beklemiyordum. Hemen birilerini davet etmeye başladım fakat ilk olarak sadece bir kişi (Şu an ekipte de olan Merve) kabul etmişti davetimi. Fakat sonrasında herkes birer birer gelmeye başladı ve sürekli başvuru almaya başladık. Böylelikle o ilk haftalardan sonra neredeyse hiç ekip arkadaşı bulmakta zorlanmadık.

En Büyük Hatamız?

İlk büyümeye başladığımızda çok çok heyacanlıydık çünkü parlak geleceği görmüştük. Bu yüzden her alana girişmeye başladık. En büyük hatamız bu oldu ve hızla çöküşe geçtik (tabii bunu dışarı yansıtmadık 🙂 ) ve ilk aylardaki popülerliğimizi bile kaybetmeye başladık. Kişisel olarak benim için çok kötü bir durumdu bu; çünkü o kadar projem içinde hayata doğru düzgün geçirebildiğim tek projem buydu ve başarılıyken elim kayıyordu. Öyle bir dönemdi ki bu şu an ekipte olmayan yakın bir arkadaşım bana direkt bu geminin batacağını söyleyip ekipten ayrıldı. Dışarıdan böyle şeyleri duymaya alışıyorsunuz ama yakınınızdan gelince bu gözardı edemiyorsunuz. Sonuç olarak KreatifBiri’ni ciddi ciddi kapatmayı düşündüm.

Böyle düşünürken sürekli bir şeyler beni engelliyordu. Bunlar da ekibime o gönüllü insanlara karşı olan sorumluluğum ve siz değerli okuyucularımıza olan sorumluluğum. Ayrıca eskisi kadar olmasa da sizden gelen motive edici mesajlar gelmeye devam ediyordu. İyice düşünüp bu kararımdan vazgeçip hızlıca “nasıl eski halimize döneriz”e ve “neyi daha iyi yaparız”a baktım. Ekibimin de yardımıyla yanlışlarımızı tek tek bulduk ve kendimizi revize etmeye başladık. Böylelikle KreatifBiri tekrar popülerleşmeye başladı. Bu süreçlerin sonucunda şunu gördük: Eğer iyi şeyler yapıyorsanız ve pes etmiyorsanız her şey bir şekilde yoluna giriyor.

Şu anki süreç boyunca bizi en çok motive eden şey sizden gelen mesajlardı. Bunlarla birlikte bizi şaşırtan şeyler de oldu örneğin İTÜ Çekirdek‘te ön elemeyi geçip juri sunumuna çağrılmayı hiç beklemiyorduk. Bizim ekipte olmayıp bizi daha iyi anlatan insanlarla karşılaştık. Bunun duygusunu nasıl tarif edebilirim bilmiyorum ya da bir ortama girdiğinizde sizi KreatifBiri’nden ötürü tanımalarını.

Para Mevuzusu

Bana kişisel olarak gelen sorulara bakalım bir de. Ekip para alıyor mu? Hayır. Peki o zaman nasıl bu kadar iş yapıp bu yükün altına giriyorlar? Bu sorunun cevabı birden fazla ama sanırım. Hepsinin temelinde ülkemizi ve çevremizi görüp güzel bir şeyler yapma isteğimiz ve bunu da bir nebze de olsa KreatifBiri’nin karşılaması var. Bir de biz KreatifBiri’nde öğreniyoruz; editörlüğü, WordPress‘i, yazmayı, sosyal medyayı, bilgileri, düzeni, yazılımı, pazarlamayı, fikir üretmeyi, başarmayı

Para kazanıyor muyuz? Hayır, hiç de kazanmadık. Bunun birkaç nedeni var. İlki: Okuma ve faydalı şeyler üzerine bir platform olduğumuzdan ve ülkemizin okumayla, faydalı şeylerle ilişkisi göz önüne alındığında yeteri kadar popüler değiliz. Böyle olunca da reklam veya sponsorluk alamıyorsunuz. Bir de ben ilk başlarda çok istesem de KreatifBiri’nden para kazanmayı bir süre sonra istememeye başladım; çünkü kazandığımız ekip ruhunun kaybolacağından korkuyordum. Fakat en nihayetinde KreatifBiri’ne aktaracağım param bitti ve artık daha çok lazım. Örneğin iOS platformu için uygulama çıkaramamamızın en büyük nedeni de bu. Ayrıca KreatifBiri’nin büyümesi ve devam edebilmesi için yine para gerekiyor reklam yapabilmemiz için. Eğer siz de bize destek, sponsor olmak isterseniz iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Gelecekte Bizi Neler Bekliyor?

Peki gelecekte neler olacak? İlk olarak iOS platformu için de mobil uygulama çıkarmaya bakacağız. YouTube kanalımızı tekrar aktifleştireceğiz. Ayrıca şu an sadece Yıldız Teknik Üniversitesi‘nde bulunan topluluğumuzu diğer okullara da yaymayı düşünüyoruz (eğer bununla ilgileniyorsanız yine bizimle iletişime geçebilirsiniz). Bugünden sonra çeviri içerikleri de göreceksiniz. Son olarak da KreatifBiri temelli bir sosyal medya uygulaması yapmayı düşünüyoruz.

Kişisel Olarak Neler Yaşadım? Tavsiyelerim Neler?

Eğer izin verirseniz bir de kişisel olarak neler yaşadığıma değinmek istiyorum. Bunun girişimci olmak isteyenlere güzel bir ön gösterim olacağı kanaatindeyim. Bu işin başından beri çokça defa uykusuz kaldım, yeri geldi 20 saat bilgisayar başında kaldım. Çok güzel tatilleri yok saydım. Dövülmekle tehdit edildim, duymadığım küfür kalmadı, bazen ailemle sert tartışmalar yapmak zorunda kaldım, arkadaş kaybettim, ihanete uğradım, saçlarım beyazladı (şaka değil ve 20 yaşındayım), hayal kırıklıkları yaşadım. Ama tüm bunlara rağmen muhteşem arkadaşlıklarım oldu, popüler oldum, sosyal oldum, liderliği öğrendim, stresle baş etmeyi öğrendim, parayla satın alınmayacak tecrübeler elde ettim, yolda yürürken tanındım, insanların saygı duyduğu biri oldum, kendimi inanılmaz geliştirdim, çevrem çok büyüdü, kısaca çok şey gördüm, yaşadım, öğrendim

Son olarak herkes bir işe girişirken şunları dikkate alarak yönetici veya kurucu olsun. Hiç kimseye güvenmeyin (klişe ama gerçek!), her zaman en mantıklısını seçin, duygusallıktan uzak durun, ekibe her aldığınız kişinin muadili olsun, herkesin muadili vardır ama bulamıyorsanız hakettiği konuma getirin o kişiyi, arkadaşlarınızla iş yapmayın yapacaksanız alınmayan ve belli bir karaktere sahip olanlarla yapın, işi puzzle gibi dağıtın ve siz olmadıkça puzzle birleşmesin, birini önemli bir konuma getirecekseniz karakterini iyi analiz edin, kimseye aldırmayın, sadece görüşüne değer verdiğiniz kişilere danışın, sadece çözümü de getiren eleştirileri dikkate alın, çevrenizdeki insanları iyi seçin, boş insanlar olmasın, size bir şeyler katsın herhangi bir konuda, eğlenmeyi bilin, eğlenin arada, ana odak tek olur iki veya fazlası olmaz, her zaman bir kaç olasılığa göre hareket edin…