Küllerinden Doğan Şehir: Dresden

2018 yaz aylarında Berlin’de Almanca kursu amacıyla iki ay bulunmuştum. Kursum hafta içi hergün ve bir aydı. Bu yüzden haftasonu gidip gezilecek yerler aramaya başladım. Ulaşımının uygunluğundan dolayı önce Dresden’e, oradan da Prag’a geçtim. Bu yazımda gördüğüm en güzel şehir olan Dresden’i anlatmak istiyorum.

Dresden

Almanya’nın Saksonya Eyaleti’nin başkenti olan Dresden’in huzur verici yansımaları Elbe Nehri’ne vuruyor. Lakin bu huzur dolu şehir geçmişte çok acılar çekmişti. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında, 13-14 Nisan 1945’te Amerikan ve İngiliz uçakları tarafından ağır şekilde bombalandı. Hava saldırıları nisan ayına kadar aralıklarla devam etti ve kent büyük bir yıkım yaşadı. Müttefiklerin kullandığı bombalar arasında Fosfor bombası da bulunuyordu ve bu nedenle de Dresden bombalanma sona ermesine rağmen günlerce yanmaya devam etti ve oldukça tahrip oldu. 28.410 binadan 24.866’sının yok olduğu kayıtlara geçti.

dresden bombardımanı

Şehirlerin kendi kalbi ve ruhu olduğunu düşünmemi sağlayan Dresden… Geçmişteki kayıplarının ve acılarının üstesinden yeniden oluşumla gelen Dresden… Oldukça köklü bir tarihe ve enfes barok mimarisine sahip. Sokaklarda bilinçsizce gezinirken bile sizi büyülüyor. Kendinizi bilmediğiniz kapılardan geçmiş, hiç duymadığınız bir kilisede bulabilirsiniz. İnternette duymadığınız bu kilise bile sizi sadeliği ve görkemliliğiyle etkiler.

Fürstenzug (Prensler Alayı)

Fürstenzug , Dresden Kalesi’nin dış duvarında yer alan uzun bir duvar. Burada 1127’den 1918’e kadar görev yapan hükümdarların tasvirleri yer alıyor. Orijinal resim, 1890 yılında Wilhelm Walther tarafından yapılıyor. Seramiklerden oluşturulan tasvirler, dünyanın en büyük porselen duvarını oluşturuyor. Gördüğünüz üzere şehrin her yeri sanat eserleriyle dolu.

Fürstenzug

Frauenkirche (Kadınlar Kilisesi)

Barışın simgesi haline gelmiş Frauenkirche, Dresden’in bombalanmasından iki gün sonra dış kabuğu tamamen yanmış ve muhteşem Taş Çanı çökmüş haldeydi. Almanya’nın siyasi ve ekonomik durumlarındaki kargaşa nedeniyle yeniden yapılandırılamayan kilise 60 yıl sonra yeniden gururla yükseldi. Yerden tepeye kadar tek bir taş parçası gibi görünen kilise siyah taşlarıyla dikkat çekiyor. Bombardımandan sonraki kalıntılar kullanılarak şehir yeniden diriltilmiş. Tüm şehirde bu yama gibi duran izleri görüyorsunuz. Dresden size asla geçmişi unutturmuyor.

Elbette size dışardan klasik bir fotoğrafını gösterebilirdim. İçeri giremememe neden olan bu düğünden bana kalan en güzel fotoğrafları paylaşmak benim için çok daha kıymetli.

frauenkirche

Zwinger Sarayı

Zwinger Sarayı hayatımda gördüğüm en büyüleyici mekandı. Kocaman avlusunun ortasında durup her yanı sarmış çiçekleri, barok süslemeleri ve heykelleri tek tek hazmetmek çok zevkliydi. Bir masalın ortasında yaşıyor gibi saatlerimi geçirdim. Gezmeyi planladığım heryeri sildim kafamdan. Otobüs saatime kadar terasında, bahçesinde gezdim. Tüm heykellere bakıp neler anlatmak istediklerini biraz olsun anladıkça çok şaşırdım. Bu yüzden tek gezmenin değerini anladım. Bir anda tüm planlar değişebiliyor. Saatlerce o sarayı beynime kazıdım. Hatta doğru düzgün fotoğraf bile çekmediğimi çok sonra fark ettim.

zwinger

Tek başına gezmenin tadı oldukça başkaymış ve sadece ufak bir cesaret gerektiriyormuş. Bu özgürlük ve güçlenen benlik duygusu sizi gerçek hayatınıza döndüğünüzde biraz üzebilir. Fakat hayallerinizden vazgeçmeyin. Ülkenin dışına çıkın ve dünyaya bakın. Sadece bize yansıtıldığı gibi değil kendi objektifinizden görün. Halklarını tanıyın. Eksiklerimizi ve fazlalıklarımızı görüp ülkeye döndüğünüz zaman üzülmek yerine iyi değişimlere vesile olun.

dresden

Bilgiyi Yay
Tarafından yazıldı Nazlı Haspolat
Doğayı, bilimi, kök hücreyi, fotoğraf çekmeyi, okumayı ve yazmayı seven bir İstanbul Üniversitesi 3. sınıf biyoloji öğrencisiyim.
Bu yazıyı beğendin mi?
10

Bir Cevap Yazın