Meteorolojik doğal afetlere örnek olan kasırga, hortum, sel, orman yangınları gibi büyük ve ani olaylar başlangıçta yıkım yaratır, sonra ortadan kaybolur. Kuraklık ise farklıdır. Büyük bir giriş yapmaz ve etkisi zamanla artar. Çoğu insan kuraklığı, mahsul hasarı ve su kaynağı kıtlığı gibi sorunlara neden olacak kadar uzun süren, alışılmadık derecede kurak bir dönem olarak düşünür. Ancak diğer aşırı hava olayları kadar tehlikelidir ve bir yıkım izi bırakır. Son kırk yılda dünya çapında herhangi bir doğal afet türünden daha fazla insanı etkiledi. 

Kuraklık, uzun bir süre boyunca yağmur, kar yağışının olmamasıyla ve bu durumun su kıtlığına sebep olmasıyla karakterize edilir. Ancak kuraklık sadece yağış eksikliği ve yüksek sıcaklıklardan değil, aşırı kullanım ve aşırı popülasyondan da kaynaklanmaktadır. 

Kuraklığın Nedenleri 

Yüzey sıcaklıklarında bir anormallik olduğunda, özellikle denizde, yağışın dünya çapında nereye ve nasıl düştüğü değişir. Normalden daha erken meydana gelen kar erimesi yazın mahsuller için mevcut su miktarını azaltır, su arz ve talebinde uyumsuzluk oluşturur. 

Toprak nemi bulut oluşumunu ve dolayısıyla da yağışları etkiler. Islak topraktan gelen su buharlaştığında, suyu toprağa geri döndüren yağmur bulutlarının oluşumuna katkıda bulunur. Toprak normalden daha kuru olursa nem yine atmosfere buharlaşır ancak yağmur bulutu oluşturmaya yetecek hacimde olmaz.

İklim değişikliği -özellikle küresel ısınma- kuraklığı iki şekilde etkiler: Yükselen sıcaklıklar genellikle nemli bölgeleri daha nemli ve kuru bölgeleri daha kuru hale getirir. Daha nemli bölgeler için, ılık hava daha fazla su emerek daha büyük yağmur olaylarına yol açar. Ancak daha kurak bölgelerde, daha yüksek sıcaklıklar suyun daha hızlı buharlaşması anlamına gelir. 

Kuraklık genellikle su arzı ve talebindeki dengesizliği yansıtır. Bölgesel nüfus patlamaları ve yoğun tarımsal su kullanımı, su kaynakları üzerinde bir baskı oluşturabilir. Dahası, yağış azaldığında ve kuraklık koşulları bir kez oluştuğunda, kalıcı su talebinin yenilenmesi ve gelecekteki su mevcudiyetini kalıcı olarak etkilemesi, yıllar alabilen değerli su kaynaklarını tüketebilir. Özellikle sulama ve hidroelektrik barajları şeklinde olmak üzere, yukarı havza gölleri ve nehirleri tarafından sağlanan su talebi, diğer bölgelerdeki kuraklığa katkıda bulunabilecek su kaynaklarının azalmasına veya kurumasına neden olabilir.

Ülkemizdeki Durum

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık haritaları incelendiğinde son 3 aylık değerlendirmede durum iyi gözükmemektedir. 6 aylık haritalara bakıldığında da aynı şekilde durumun kötü olduğu ve uzun süredir kuraklığın içinde olduğumuz görülmektedir. Yani henüz yolun başında değiliz.

kuraklık

İstanbul, barajlardaki su seviyesinin en çok düştüğü şehirlerden birisidir. Meteoroloji uzmanlarına göre İstanbul’daki fazla nüfus ve sanayileşmeden dolayı yağmur normal seviyede de yağsa normalden fazla olacak şekilde de yağsa, İstanbul’da su kıtlığı görülmesi mümkündür.

Ben bu yazıyı yazarken yarınınsuyu.com sitesindeki verilere göre büyükşehirlerin baraj doluluk oranları şu şekildedir:  

İstanbul- %20,29

Ankara- %21,4 

İzmir- %37,99

Bursa- %16,36

kuraklık

Uzmanlara göre şu an yaşadığımız kuraklık bir meteorolojik kuraklıktır. Yağışın az olduğu dönemde belirli bir süre gerçekleşmektedir ve evlerimizde akan suda bir değişikliğe sebep olmamaktadır. Yağışlar tekrar başladığı zaman ortadan kalkan bir durumdur. Ancak ortadan kalkmayıp uzun süre devam etmesi durumunda hidrolojik kuraklık sürecine girilmiş olur. Bir hidrolojik kuraklık, yağış eksikliği yüzey suyunu -nehirleri ve akarsuları- ve yeraltı kaynaklarını tüketecek kadar uzun süre devam ettiğinde ortaya çıkar. Bu durum evimizde akan suyu etkiler ve akmayacak duruma getirebilmektedir. Hidrolojik kuraklık toprağı da etkileyeceği için tarımsal kuraklığı da başlatır. Mahsulde azalmaya ve hayvancılığın da etkilenmesine sebep olur. 

kuraklık

Kuraklık ilerleyen yıllarda hem ülkemizin hem de dünyanın gündeminde olacak. Bu nedenle kalıcı ve uzun vadeli önlemler alınmalıdır. Yağış azlığının bu şekilde devam etmesi ve yeterli önlemlerin alınmaması durumunda bu sorun daha da büyüyebilir. Sadece azalan yağışın ve değişen iklim koşullarının kuraklığın bir sebebi olmadığını, aşırı kullanımın da büyük bir etkisi olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum. 

yarınınsuyu.com adresinden “Sen De Söz Ver!” kısmından su ayak izinizi hesaplayabilirsiniz. Böylelikle çamaşır, bulaşık yıkarken ve duş esnasında ne kadar su harcandığını görebilirsiniz. Daha dikkatli ve bilinçli su kullanımı için söz verebilirsiniz. Yolun başında değiliz ancak ilerisi için harekete geçmenin mümkün olduğunu unutmayalım. 

Kaynakça: 1, 2

Editör: Efe Şen