“La femme n’existe pas.” diyor Lacan. “Kadın yoktur.”

Lacan, geçmişten günümüze kimisi için olağanın ilerisinde kimisine göre anlamsız denebilecek birçok aforizmayla karşımıza çıkmıştır. Ama sahiden de bu aforizmalar değersiz midir, yoksa içinde yazılan düşüncenin tezatını dahi oluşturabilecek ironik cümleler midir kurdukları?

Felsefe alanı öyledir ki ne dersek diyelim tam olarak doğru yoruma elbette ulaşamayacağız, öyleyse biz anlatalım. Hep anlatalım ve yorumlanışlarını da siz değerli okuyuculara bırakalım.

Lacan'ın "Kadın Yoktur." Aforizması Nasıl Yorumlanmalı? 1

Felsefede varoluşumuzu, karakterimizi, kişiliğimizi oluşturan temel bir dönemden bahsedilir: Fallus Dönemi. Karşılığı penis/erkek üreme organı olarak geçtiği için çok fazla tartışmaya yol açmıştır elbet. Ne yani biz kadınları da oluşturan dönem Fallus Dönemi değil midir? Cinsiyetteki üretken tarafı biz oluştururken nasıl bu tanımı kendimiz için uygun görebiliriz? İşte tam burada Lacan devreye giriyor, Fallusu bizlere bir erillik sembolü olarak değil de aksine bir eksiklik metaforu olarak göstererek.

Freudyen düşüncede de gördüğümüz oluşumlarda iki öteki görürüz: birinci öteki ya da büyük öteki denilen nesnelleşenler grubu, diğer ötekiler soyutluğu, arzuları bilinçdışı olanı kapsayanlar. Lacan kadının olmayışını diğer ötekiye benzetmesiyle söyler. Erkek cinsel organı dıştan görülen, fiziki olarak tamamlayıcı görünümü var iken kadın cinsel organı boşluk ve üretici bir o kadar da gizemlidir. Kadın bu yüzden onun için soyuttur. Bir nevi sırdır, çözülemez bir eksikliğe (vajina tanımı olarak) sahip, karşı cinste hazzı ve arzuyu uyandıran soyutluluğun tanımıdır. Belki böyle düşünüldüğü zaman Lacan’ın aslında eril söylemlerinin erkeğe övgü ya da onu ayırıcı değil de metalaşanla (erillik) somut dışı olanın (dişilik) birleşimini anlattığını da düşünmek mümkün olacaktır.

Lacan'ın "Kadın Yoktur." Aforizması Nasıl Yorumlanmalı? 2

İşte bu yüzdendir ki Lacan hala söylemleriyle çığır açıyor… Savundukları şeyler belki kötümser bakış açısıyla değerlendirilecek olursa, ‘Lacan ataerkil toplum savunucusu muydu?’ diyebiliyorsunuz. Ancak her şeyin, arzunun, hazzın varlığı belirsizlik ile (kadın ya da dişi anlamında) birleşince daha da anlamlı almıyor mu aslında?

Sonucu nasıl düşünecek olursak olalım bilimsel boyutta bilmemiz gereken tek şey var ki evrim dişiyle başlamıştır. Erkek var olmasa dahi dünyadaki birçok dişi canlı, erkeksiz üreyebilmekte yaşamını devam ettirebilmektir. Bireyin felsefede hangi grubu sembolize ettiğini düşünürsek düşünelim dişinin üreticiliğinin asıl nesnelliği yaratan olduğu su götürmez bir gerçek.

Peki ya sahiden önemi var mıdır biyolojik cinsiyetin? Belki bir arada sizlerle bunu tartışırız. Güzel günler diliyorum hepinize…

Kaynakça:

http://libidodergisi.com/lacan-ve-kadinlar/