Yıl 1945,  Flight 19 görevi sırasında ABD donanmasına ait beş bombardıman uçağı Atlas Okyanusu’nun Florida kıyılarına yakın bölgesinde 14 mürettebatla birlikte ortadan kayboldu. Son telsiz konuşmalarından uçakların pusulalarının düzgün çalışmadığı ve pilotların yönlerini kaybettikleri anlaşılıyordu. 5 Aralık 1945’te gerçekleşen olay sonrasında yüz binlerce kilometrekare alan aranmasına rağmen mürettebata ve uçakların enkazına dair bir iz bulunamadı.

Yıl 1948-1949, İngiliz Güney Amerika Havayolları’na (BSAA) ait Star Tiger ve Star Ariel isimli iki ticari yolcu uçağı bir yıl arayla toplam 51 yolcu ve mürettebatla birlikte ortadan kayboldu.

Neler oluyordu? Gemiler kayboluyor, uçaklar düşüyor, pusulalar şaşıyordu. Bir giden bir daha geri dönemiyor, enkazı dahi bulunamıyordu. Kristof Kolomb o zamanlarda tuttuğu günlüklerde bu bölgenin üzerinde bu dünyaya ait olmayan bir şeylerin uçtuğunu söylemiş. Deniz tanrısı Poseidon’un işi miydi ? Yoksa uzaylıların deniz altında gizli örgütleri mi vardı? Yok yok, kesin kara delik işidir bu!

Bermuda Üçgeni

Lanetli Bölge: Bermuda Şeytan Üçgeni 1

Eveeet yeterince bilim kurgu havası kattıysak biraz gerçeklere dönebiliriz.

Bermuda üçgeni, Atlantik okyanusunun 500.000 mil karelik bir alanını kaplayan, Amerika’nın Atlantik okyanusuna açılan güneydoğu sahillerinde yer alan, kuşbakışı bakıldığında ise Miami, Bermuda ve Puerto Rico sınırları içerisinde kalan üçgen şeklinde bir alandır.

Kayıp kıta olarak bilinen Atlantis kıtasının da bu üçgen tarafından yok olduğu düşünülerek buradaki okyanusa Atlas Okyanusu denilmiştir.

Maalesef ki son 100 senedir binlerce uçak ve gemi kayboluyor; insanlar bulunamıyor.

İsmi Neden Bermuda Şeytan Üçgeni?

Bermuda Şeytan Üçgeni isminin babası ise 1964 yılında Argosy isimli dergide yazdığı yazıda bu terimi kullanan Vincent Gaddis’ti. Ancak Bermuda Şeytan Üçgeni, özellikle paranormal araştırmacı Charles Berlitz’in 1974’te kaleme aldığı Bermuda Üçgeni isimli kitabı ile ünlü oldu. Berlitz’in yazdığı kitaptan sonra, onu temel alan çok sayıda kitap, dizi, TV programı, web sitesi Bermuda Şeytan Üçgeni’nin ününe ün kattı.

Bilim adamları böyle bir gizemi çözmeden durabilirler mi? Tabi ki hayır. Hadi bu zamana kadar ortaya atılan teorilere bir göz atmaya ne dersiniz?

Bir Teoriye Göre…

Lanetli Bölge: Bermuda Şeytan Üçgeni 2

Kazaların gerçekleştiği yıllar, ticari yolcu uçaklarının okyanus ötesi uçuşlara yeni başladığı bir dönemdi. İngiliz Güney Amerika Havayolları, Londra’dan Güney Amerika’nın batı kıyılarına ticari uçuşlar düzenliyordu. Ancak uçakların Atlas Okyanusu’ndaki Azor Takımadaları’nda yakıt ikmali yapması gerekiyordu. Star Tiger, Londra’dan Bermuda’ya yolculuğunun ikinci ayağında Azurlar’ın Santa Maria Adası’ndan Bermuda’ya uçarken sert rüzgârlar ve uçaktaki teknik sorunlar nedeniyle 2000 feet yüksekliğin üzerine çıkamadı(uçaklar çoğunlukla yaklaşık 30.000 feet yükseklikte uçar). Bu durumun uçağın beklenenden çok daha hızlı yakıt harcamasına neden olduğu düşünülüyor. Ayrıca bu kadar alçak bir irtifada uçmak, acil bir durumda pilotların manevra yapacak zamanlarının olmamasına neden olmuş olabilir.

Sorun Topolojik mi ?

Lanetli Bölge: Bermuda Şeytan Üçgeni 3

Bermuda Üçgeni bölgesi, Atlas Okyanusu’nun en derin yeri olan Porto Riko Çukuru’na(derinliği 8400 metreyi aşıyor) ev sahipliği yapıyor. Yani bu da kaybolan enkazların izinin bulunamamasının sebebini derin sular yapıyor. Tabi bir tahmin sadece…

Metan Baloncukları

Metan gazı, buz kristallerinden oluşan bir kafesin içine hapsolmuş şekilde katı halde bulunabilir. Okyanus tabanında bulunan metan hidrat rezervlerinin ısınması ya da üzerindeki basıncın azalması sonucu metan tekrar gaz haline dönüşebilir. Bilim insanları çok miktarda metan gazının deniz tabanından yüzeye doğru çıkmasına neden olan bu sürecin Bermuda Üçgeni’ndeki gemilerin batmasına neden olabileceğini düşünüyor.

American Journal of Physics dergisinde yayımlanan bir araştırmada denizdeki gaz baloncuklarının deniz suyunun yoğunluğunu azaltarak gemilerin batmasına sebep olabileceğini gösteriyor. Peki ya uçaklar?

Hava Koşulları

Lanetli Bölge: Bermuda Şeytan Üçgeni 4

Bu bölgede hava koşullarının aniden değişmesi ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan şiddetli fırtınalar uçakların ve gemilerin kaza geçirerek ortadan kaybolmasına neden olmuş olabilir.

Manyetik Alan

Lanetli Bölge: Bermuda Şeytan Üçgeni 5

Bu bölgede suyun altında çok büyük mıknatıs maden kaynaklarının yer aldığı ve bu nedenle uçakların bu yoğun manyetik çekimden etkilenerek elektronik sistemlerinin bozulduğu, buna bağlı olarak da düştükleri söyleniyordu. Nasıl yani, koskoca gemiyi sular altına çekecek kadar güçlü bir manyetizma mı ? Eğer mıknatıs etkisi olsa ve zıt kutuplar prensibiyle gemi çekilse bile, su yüzünde duran bir gemiyi batıracak kadar güç üretebilmesi mümkün olmazdı. Ayrıca o bölgede yapılan ölçümler aşırı veya normalin üstünde bir manyetik alan olmadığını defalarca kanıtladı.

Ama şöyle de bir şey var: Bu bölgenin manyetik alanında ortaya çıkan düzensizlikler uçaklarda ve gemilerde yön bulmayla ilgili sorunlara neden oluyor.

Okyanus Akıntıları

Diğer bir görüşe göre bu bölgedeki okyanus akıntılarının çok hızlı ve düzensiz olması nedeniyle kazaların kalıntıları kısa sürede ortadan kayboluyor.

Beyaz Su

Lanetli Bölge: Bermuda Şeytan Üçgeni 6

Robot kameralı su araçlarıyla yapılan dalışlar sonucunda suyun tabanının bembeyaz bir örtüyle kaplı olduğu görüldü ve batan gemi ve uçak enkazlarının hepsi bulundu.

Şu an en kuvvetli ihtimal olarak ortaya atılan güncel teoriye göre, bu tabaka denizin dibinde yer alan büyük doğalgaz kaynağından çıkan gazların suyun altında yüksek basınç ve düşük sıcaklığın etkisiyle katılaşıp beyaz hidrat parçacıkları haline gelmesi şeklinde açıklanıyor. Bu bölgeden aynı zamanda Gulf Stream adı verilen bir sıcak su akıntısı geçer. Suyun tabanındaki hidrat parçacıkları sıcak su akıntısıyla karşılaştıklarında eriyip su yüzüne doğru harekete geçerler. Bunun sonucunda binlerce metreküp doğalgaz suya karışmış olur ve suyun yoğunluğunu çok azaltırlar. O esnada bölgeden geçen bir gemi varsa, yoğunluk farkından dolayı suyun kaldırma kuvveti gemiyi taşıyamaz ve gemi batar. Sıcak su akıntısıyla beraber hidritlerin erimesi bittiğinde su yüzünde oluşan bu beyaz tabaka da yok olur ve gemi sanki az önce orada değilmiş gibi gözden tamamen kaybolur.

Aynı şekilde su yüzeyinden havaya dağılan gazlar, atmosferdeki havadan bile daha az yoğunluğa sahiptirler. Aynı sebepten, yani yoğunluk farkından dolayı uçaklar hava tarafından yeterli sürtünmeyi alamayıp irtifa kaybederler ve doğalgaz moleküllerinin havadaki oksijeni tutmasından dolayı uçağın motorları yanma için gerekli oksijeni alamayıp dururlar.

Görülen o ki bir efsane daha yalan olmak üzere, siz içinizdeki hayalperest ruha hep sahip olun ama araştırmaktan ve öğrenmekten asla vazgeçmeyin 🙂

Keyifli Okumalar…

Kaynak