Libido, Eros ve Thanatos İçgüdüleri

freud

Freudyen terimlerle devam ediyorum bu yazımda: Libido, Eros ve Thanatos. Freud, varoluşu çözümlerken bu üç terimi kullanıyor. İnceleyelim efendim.

Libido

Freud analizlerinde iki temel dürtüyü benimser: yaşam ve ölüm dürtüsü. Bu iki dürtünün en önemli uyaranı, enerjisi olarak da “libido” kavramını karşımıza çıkarır. Öncelikle libidoyu incelemek istedim çünkü kavramsal olarak bile kullandığımız cinsel terimler beynimiz için büyük bir uyarıcı görevi görür ve olayı ilgi çekici hale getirir. Yani yaşam için savaşırken ölüm için de savaşırız. Ama bizi burada birleştiren asıl nokta cinselliktir. Orgazm, tutku, haz, aidiyet, varolma hissi, varolmama hissi, aşk… İd, ego ve süper egoyu bu kadar çok birleştirici yapan libidodan başka ne olabilirdi ki? Oral, anal, fallik, latens ve genital dönemlerin her birinde yapılan küçük bir tatminsizlik süreci, aslında cinselliğin lehine ya da aleyhine işleyen bir sistemde ilerler. Anne sütünü emmede yetersizlik, tuvalet eğitimindeki yanlışlıklar, oedipus kompleksi hepsi bizi bu karmaşanın içine tekrardan sokuyor. Cinsel sapkınlıklar, fanteziler daha kendimizi bile bilmediğimiz o zamanlarda bize kalan hatalar olarak yansıyor yaşantımıza. Bu kadar temel ve her alana taşınılan bir olgunun bastırılması, kültürün ve uygarlığın bize dayattıkları her şey bu terimin karşılığı olarak kullanılıyor Freud teorilerinde. Çok çok daha derinlerine ineceğim yazılar olacak bu konuda. Şimdilik sadece terimleri anlamamız açısından böyle bırakıyorum “libido” kelimesini.

eros

Eros

Yaşama tutunmak, kendini korumak adına yapılan her doyum ve ihtiyaç için Yunan mitolojisinden bu terimi kullanır Freud bize: Eros. Açlık, barınmak gibi temel ihtiyaçlardan tutun da ruhsal ve bedensel yaptığımız her olumlu, dengeli aktivite Eros döngümüze katkıda bulunuyor aslında. Yaşıyoruz, bunu sürdürmeyi istiyor, bunun mücadelesini veriyoruz. Üreyerek devam ettirdiğimiz bu popülasyonları cinsel içgüdümüzle hayata katıyor bunu ileriye taşımak adına devam ediyoruz. Ölümden, nereye gittiğinden emin olamayacağımız o dehlizden, düşünürken bile o kadar korkuyoruz ki o korku bizi Eros’a itiyor ve o bilinemezliğin karmaşasına yoğunlaşmaktansa en azından kısmen algıladığımız bu canlılık nesnelliğine tutunup Eros için savaşmaya devam ediyoruz. Freud libido ve Eros’u yaşam arzumuzun sebeplerini incelerken kullanırken, elbette ki yaşamın birleştiricisi olan antitezlerimizi unutmuyor ve bu üçüncü kavramı karşımıza çıkarıyor: Thanatos.

thanatos

Thanatos

Yaşama sarıldığımız o kısım dışında sarılmadığımız noktalar da beraberinde geliyor. Hayatı seviyorken bir anda da düşünmeden edemediğimiz o var olmayanının derinliği, varlığın sebepleri, toplumun sorunları ruhsal bunalımlarımız Eros’la çatışıyor, saldırganlaşıyor ve kötü alışkanlıklarla, şiddetle kendimize zarar vermeye başlıyoruz. Ölüm korkusu taşırken ölümümüze hizmet ettiğimiz her davranış ve eylem için bu diğer mitolojik terimi kullanıyor bize ünlü filozof. Eros ve Thanos tüm o süreç içinde birbiriyle her daim çatışıyor ve bu zıtlıklar muhteşem bir denge oluşturuyor evrenin düzenine…

Yaşamaya devam ediyorsak Eros Thanatos’tan güçlü olduğundandır görüşünü savunmuştur bize Freud. Haklı da. Hala bu evrenin canlı bir parçası olarak işlev görüyorsak Eros kazanan taraf olduğundan.

Yaşam dürtüsüyle dolu güzel bir hayat dileğiyle sevgili okurlar…

Kaynakça: libidodergisi.com

Bilgiyi Yay
Merhabalar ben Beyza, sitenin yazarlarından biriyim aynı zamanda ağzı süt kokan bir diş hekimliği öğrencisiyim. Sizlere bu sitede cinsiyet, cinsellik ve felsefe alanında alıntılar ve farklı yorumlama tekniklerini göstereceğim.

Bir Cevap Yazın