Herkesin hayallerini süsleyen kendi işinin patronu olmak bu kadar kolay bir şey mi? Bu kadar başarılı girişimcilik projeleri arasında bir patron kimliği mi yatıyor yoksa takım ruhunu yöneten bir lider mi?

Şu sıralar mezun olmaya bir adım daha yaklaşırken kafamı karıştıran çeşitli sorular var. Mezun olmaya yaklaştıkça piyasayı daha iyi gözlemliyorsunuz. Kurumsal firmalarda mı çalışmak, startup bir firmada mı çalışmak yoksa kendi startup yaratmak mı? Bu sorularla boğuşurken başarılı fikirleri inceledim. Bunlar altında bir patron kimliği olamayacağından yanayım. Zaten kim o kimliğe bürünse kişiliğinde bir değişmeler oluyor. Buna hiç anlam veremiyorum. Halbuki çalışanlar sayesinde para kazanıyorsun, onların verimliliğini arttırmak yerine katı kurallar niye? Aslında sorunun cevabı da bu başarılı fikirlerin arkasında liderler yatıyor. Onlar patron kimliğine bürünmeden herkesi ekibin parçası olduğunu hissettiriyor.

Lider

Patron Faydalanır, Lider Yetiştirir

Patron seni daha fazla nasıl kazanabilirim diye seni kullanır. Kullanmak kelimesi kaba mı kaldı emin olamadım ama başka tanılayacak bir kelime bulamadım. Çünkü patron “tek adamlığa” bayılır. Liderinse derdi koltukla değil, ortaya çıkarılan iştir. Bu nedenle neredeyse tüm patronlar aynı zamanda birer “mikro yönetici”dir. Her şeyi her an ve en yakından kontrol etmek isterler. Liderler ise yetkilerini devreder ve takım çalışmasını destekler. Patron bir iş için yapılacak der, lider birlikte yapalım der. Lider yol gösterir, cesaretlendirir, öncülük eder. Patronsa talimatı verir, çekilir ve yapılmış olmasını ister. O işi nasıl yapacağından ya da başarıp başaramayacağın konusuyla hiç ilgilenmez.

Patron Ben’cidir, Lider Biz Demeyi Bilir

Patron takdir bilmez, teşekkür etmez. Size zaten maaş ödemiyor mudur?” Tüm başarıyı üstlenir ve övgüyü kendinde toplamaya çalışır. Lider ise övgüyü dağıtır, ekibini onore ve motive eder. Başarısızlık durumundaysa patron tüm suçu size yıkıverir. Daha demin en ön safta bulunan patronu şimdi arayın ki bulasınız. Suçlu sizsinizdir, kendi talimatıyla aksiyon aldığınızı dahi söyleseniz inkar edecektir. Canınıza okuyacaktır: Ben öyle bir şey demedim.Lider ise, başarı kadar başarısızlığın da sorumluluğunu üstlenir, sizi motive etmeye devam eder.

Patron

Patron Kuşkusuz En Doğrusunu Bilir; Lider Fikrinizi Alır

Patron en doğrusunu bilir, ondan başka kimse doğruyu bilemez. “Afedersiniz ama koskoca patron size mi soracaktı?” Hiç dinlemeyi sevmez. Liderse sizinle birlikte tartışır, fikrinizi alır; bu doğrultuda karar verir ve hayata geçirir. Patron korku salar lider ise alternatif sunar. Patron sorunlara odaklıdır, çözüm yolu aramaz. Liderler ise çözüm odaklı bakarlar ve sorunları büyütmezler. Bu anlamda patron pek çok dargınlık yaratır. Lider ise hataları tamir eder ve heves üretir. Ve patron saygıyı buyurganlıkta arar, lider ise coşkuda. Patronun tüm gücü otorite ve yetkisine dayanır; bu şekilde kendisine saygı gösterilmesini ister. Lider ise gücünü coşku ve işbirliğinden alır.

Başarı aslında lider olabilmekte saklı. Eğer başarılı olmak istiyorsanız, kendi işinizin patronu yerine kendi işinizin lideri olun. 🙂