Her gün Mars hakkında birçok haber duyuyorsunuzdur. Mars’ta yaşam için çok çalışılıyor, Mars’a uçuşlar yapılıyor. Peki acaba Mars’ta doğacak ilk çocuk için hayat nasıl olurdu? Haydi Mars’ta bir gün geçirelim!

Mars’ta Yaşam

Dünyanın en popüler girişimcisi ve SpaceX’in kurucusu olan Elon Musk, Mars’ta ölmek istediğini söylerken, bir yandan bu hayaline adım adım yaklaşıyor. 6 Şubat 2018’de başarılı bir şekilde test edilen SpaceX’in Falcon Heavy roketi, 2023 yılında düzenlenecek seferle bir astronot olmayan 9 farklı insanı uydumuz Ay’a götürecek. Bir sonraki hedef ise Mars.

Belki SpaceX belki de diğer ülkelerde yer alan şirketlerden biri bunu başaracak; ama hiç düşündünüz mü: Mars’ta doğacak ilk çocuk neler yaşayacak, oradaki yaşam Dünya’daki kadar kolay mı?

NASA’da çalışan Dr. Umut Yıldız’ın kurduğu “Mars’ta Doğacak İlk Bebek” isimli bir Facebook grubunda, gençler bu konu üzerinde tartışma yürütüyorlar.

Dünya’da gayet doğal bir durum olan doğum süreci Mars’ta nasıl geçerdi? Mars’ta doğacak bir bebeğin tıbbi, genetik, psikolojik veya fiziksel durumları nasıl etkilenecek?

Mars’a İlk Adım

SpaceX’in Japon girişimci Yusaku Maezawa ile birlikte 8 farklı disiplinden gelen sanatçıyı Ay’a göndereceği sefer, bir aksilik çıkmazsa 2023 yılında gerçekleşecek. Bu adımın ardından Falcon Heavy ve BFR gibi güçlü roketler, gerekli malzemeleri Mars’a göndermeye başlayacaklar. Ardından insanlı seferlerin sırası gelecek. Net bir tarih olmasa da planlar, 2030’lu yılların ortalarında ilk insanın Mars’a ayak basacağını gösteriyor.

İlk Mars yolcularının Mars’a en az 6 ay yapacağı yolculuğun ardından karşılaşacakları ortam malum öyle günlük güneşlik, deniz kenarı bir tatil mekanı olmayacak. Orada, Mars doğasının insan yaşamına uygunsuzluğundan dolayı bir yaşam mücadelesi başlayacak.

Mars, atmosferi, yüzey yapısı, soğukluğu, radyasyon miktarı gibi sebeplerden dolayı insan yaşamı için neredeyse tümüyle düşman bir çevreye sahip. Mars atmosferinde yüzde 96 civarında karbondioksit bulunuyor. Dolayısıyla her ne kadar oksijen bulunuyor olsa da karbondioksit halinde bulunduğundan dolayı, orada havadan direkt nefes almak diye bir şey olmayacak ve Mars’ta yaşayanlar dışarı çıkarken sürekli oksijen maskesi takmak zorunda kalacaklar.

Ayrıca gezegenin atmosfer kalınlığı Dünya’dakine kıyasla çok ince; bu nedenle zararlı güneş ışınları, kozmik patlamalardan yayılan radyoaktif dalgalar Mars yüzeyine kadar ulaşabiliyorlar. İnsanın orada kıyafetsiz bir şekilde yaşamasına imkan yok. Sıradan kıyafetlerle Mars yüzeyine indiğiniz ilk dakikalarda ölmeniz muhtemel, ancak daha büyük tehlikeler de var.

Mars’ın yüzeyine indiğinizde tüm önlemlerin alındığını düşünelim, ancak kısa süre içerisinde sizden önce gelen araçlarla kurulmuş özel yaşam alanına geçene kadar büyük ihtimaller kansere yakalanacaksınız. Çoğu uzman, bu kanseri hayatı boyunca binlerce paket sigara içen bir insanın kanserinden daha tehlikeli görüyor. Karbondioksit ve radyasyon Mars’a gidecek ilk insanların en büyük düşmanı olacak.

Mars'ta Bir Gün 2

Bu tarz risklerin önüne geçmek için SpaceX ve Nasa’nın beraber geliştirdikleri bir kıyafet var. Bu kıyafetin bir prototipi, çoktan Mars yörüngesine gönderildi. 6 Şubat 2018’de test için gönderilen sembolik uzay yükü Tesla Roadster otomobilinin direksiyonunda Star Man oturuyordu. O içi boş kıyafetin içine, Mars’a gidecek ilk insanlar yaşamak için girecekler.

Evlerimiz Nasıl Olacak?

Mars'ta Bir Gün 3

Mars yüzeyine iniş yapan insanlar, yapılan çalışmalara ve açıklamalara bakılırsa, vakitlerinin büyük çoğunluğunu yer altında geçirecekler. Yüzey uzun bir süre insanlar için çok tehlikeli olacak. İlk giden insanların niteliği bilim yapmaları olacak, ancak sonra gidecek siviller belki de Mars’ta madencilik yapacaklar. NASA’nın Insight aracı, o vakte kadar gezegenin yeraltı kaynaklarını yakından tanıyacak.

Mars Bebeği

İnsana ait eşey hücreler son derece hassaslar, belki de Mars yüzeyinde hamile kalmak mümkün olmayabilir. Bilim, bunun için bir çözüm bulana dek, orada yaşayan insanlar çocuk sahibi olamayabilirler ama tabi ki bilimde imkansız yoktur.

Bir bebek için anne karnı çok önemlidir. Uzayda sürecek bir hamilelikte, fetüs yer çekimsiz ortamda kalacağı için Dünya’daki gibi gelişemeyebilir. Bu durum annenin uzayda düşük yapmasına yol açabilir.

İlk doğum anı, bebeğin anne karnında ya da yapay bir ortamda oluşması fark etmeden kesinlikle tüm dünyanın canlı olarak izleyeceği bir gelişme olacak. Ne o bebeğin ne de anne ve babasının isimlerini unutacağız. Bebeğin Mars’ta alacağı ilk nefes, Dünya koşullarının taklit edildiği bir yaşam alanının içinde olacak.

Mars, boyut açısından yaklaşık olarak Dünya’nın yarısı kadar. Buna bağlı olarak düşük yer çekiminin ilk Marslı üzerindeki etkileri farklı olacak. Mars’ta doğan ilk insan, büyüme hormonlarının genetik programı gereği sıradan bir insandan daha uzun, belki de küçük yaşlarında yetişkinlerin boyutlarında olacak. İlk Marslı fiziki olarak Dünya’ya kıyasla daha az güce ihtiyaç duyduğu için iskelet sistemi ve kas yapısı da ona göre gelişim gösterecek. Dünya’ya geldiği ilk anda gerçek Marslı insanın ölümü, yaşamasından daha yüksek ihtimal taşıyor.

Mars Deneyleri

Fetüs oluşmayabilir, düşükler olabilir vs. birçok şey dedik, peki hiç çalışma yok mu bu konuda? Tabi ki var, haydi biraz da yapılan çalışmalara bakalım!

Mars'ta Bir Gün 4

İlk deneyler 1970’lerin sonunda Kosmos 1129 uydusu ile yörüngeye sıçan gönderilerek yapıldı.  Geri döndüklerinde, sıçanların çiftleştiği ancak dişilerin yavru vermediği anlaşıldı. Konu üzerinde çalışan bilim insanları için, kemirgenlerin üreme koşullarının çevresel değişimlere oldukça hassas olması sebebiyle, bu çok şaşırtıcı olmadı.

Daha sonra, NASA’dan bilim insanı April Ronca hamile sıçanları yörüngeye yolladı ve uzay yolculuğunun hamileliğin ileri safhalarını nasıl etkilediğini araştırdı. Dünya’ya geri gelen sıçanların doğum süreci normal gerçekleşti. Ancak diğer çalışmalar mikro yerçekimine maruz kalan sıçan yavrularının vestibüler sistemlerinin(duyu dengesinin) ve hareket, yön ve oryantasyon algısıyla ilişkili iç kulak mekanizmalarının anormal geliştiklerini gösterdi. Aynı zamanda uzay yolculuğu sıçanlarda toplam sperm sayısını azalttığı görüldü. Ayrıca anomalilere rastlandı. 

Son zamanlarda Japon liderliğindeki bir çalışmada; dondurularak kurutulmuş fare sperminin, uzayda dokuz ay geçirdikten sonra embriyolar ürettiği bulundu.  Diğer çalışmalar; kriketlerin, nematodların ve meyve sineklerinin, uzay boşluğu söz konusu olduğunda başarılı bir şekilde yeniden üretilebileceğini gösteriyor.

Yapılan bir araştırma; Columbia mekiğinde Japon medaka balığının uzaydayken çiftleştiğini ve döl verdiği ortaya koydu. Bu sırada, Pleurodeles waltl semender yumurtalarının Rus uzay istasyonu Mir’de döllenebildiği ve bazı değişikliklere rağmen embriyoların larvaya doğru gelişebildiği gözlemlendi. Deniz kestanesindeki deneyler, benzer şekilde uzayda döllenmenin gerçekleşebileceğini, ancak mikro yer çekiminin spermlerinin hareketini önemli ölçüde etkilediğini gösteriyor.

Çok şey tasarlanıyor, yapılıyor belki bizler göremeyeceğiz ama torunlarımızın torunları Mars’ta yaşayan insanlardan biri olabilir. Bakalım zaman ne gösterecek bize. Bu arada, Mars’ta doğan bir bebeği konu alan “Bu Dünyanın Dışında” isimli filmi de izlemenizi tavsiye ederim.