Mart Ayında Okuduğum 5 Kitap | KreatifBiri

Mart Ayında Okuduğum 5 Kitap

Bu ay okuma fırsatı bulduğum kitapların hepsi beklentimi karşılayan kitaplar oldu. Ezgi Durmuş’un kaleminden Hep Sonradan dışındaki diğer kitapların yazarlarıyla yeni tanıştığım kitaplar oldu. Bu yazarlarla tanışma beraberinde devamlılığı da getirecek gibi duruyor; çünkü kitapları çok beğendim. Rory Gilmore Kitap Kulübü’nün Mart ayı kitapları olan Buğu ve Genç Şaire Mektuplar, bu ay okuduğum kitaplardandı. Umarım bu yazımı okuduktan sonra okuma listenize ekleyeceğiniz kitaplar olur. Şayet ki olursa, şimdiden iyi okumalar dilerim!

5. Hep Sonradan – Ezgi Durmuş

hep sonradan ezgi durmuş

“Derin bir nefes çektim içime. Ne tuhaf; hayatta olduğunun bir emaresiydi aldığın her nefes. Ama yaşamak başkaydı. Nefesini kesecek anlar biriktirmekti yaşamak.”

Ya Da Biz Masal Olsak  ile başladığım Ezgi Durmuş yolculuğum Hep Sonradan ile son sürat devam ediyor. Kitaplarındaki karakterlerin kendi içlerindeki dönüşümlerini ele alan yazarın su gibi yazdığı üslubuyla okumak ayrı bir keyif verici. Kapağı ve iç tasarımındaki masmavi deniz okurun içini ferahlatırken, Eylül’ün yaşadıkları ile denizin dalgaları kitaptan taşacak kadar yükseliyor. ‘Sevgi’ kavramı üzerinden anneye olan bağlılığı ve kaybetme korkusunun üzerine titreyen yazarımız, bu kitapta okuyucuyu duygulandırırken aynı zamanda paragrafların arasına ilişkiler üzerine de çok güzel cümleler bırakmış. Sıfırıncı bölüme doğru kitap bambaşka bir kutba kayarken beni de alıp götürdü. Hep Sonradan, modern ilişkilerden izleri okuyucular üzerinde bırakırken aynı zamanda beklenmedik sonu ile okuyucuyu şaşırtmayı başarıyor.

4. Genç Şaire Mektuplar – Rainer Maria Rilke

Genç Şaire Mektuplar Rilke

“Kendi içinde yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak…”

Genç Şaire Mektuplar, Rilke’nin şair Franz Xavier Kappus’un  şiirleri üzerine yorumlar yaptığı ve Kappus’a cevap olarak yazdığı 10 mektuptan oluşuyor. Şiirin yazım sürecinden yalnızlığa kadar çoğu konuyu derinlemesine anlatmış Rilke. 80 sayfaya sığdırılabilecek en anlamlı kelimeler ile yazılmış bu on mektup. Şiir yazmanın oluşum süreci içinde hayatın ve insan olmanın anlamını okuyuculara tekrar hatırlatan Rilke’nin Genç Şaire Mektuplar’ı, yazarı tanımak isteyenler ve şiirleriyle tanışmak isteyenler için güzel bir başlangıç olacaktır.

3. Dokunma Dersleri – Yalçın Tosun

dokunma dersleri yalçın tosun

“Öyle utangaç bir çocuktum ki, dünyadan özür diler gibi gülüyordum.”

İçinde birbirinden güzel öyküler barındıran Dokunma Dersleri; dostluk, sevgi, utanç, pişmanlık gibi kavramlar üzerinden karakterlerin duygularını ve beklentilerini ele alıyor. Arzuyu Örtüsünden, Tanıdık Yabancılar Makamı,  Bilindik Sırlar Makamı ve Küçük Kesikler olmak üzere dört bölümde ayrılan bu öykülerin hiçbiri klişe değil. Hepsi kendi içinde ayrı bir ruha sahip, okuması ayrı bir zor. Öykülerin hepsi farklı hikayeler barındırmasına rağmen, okurken ki tanıdıklık hissi peşimi hiç bırakmadı. Yalçın Tosun, soğuk havada buğulanmış pencereyi silerek okuyucuya pencerenin arkasındaki fırtınalı havayı izletiyor sanki; görünen arkasında görünmekten çekinen hayatları öykülerine iliştiriyor. Sıcak Sandalye, Tosbağa Öldürmek, Ruhsar Hanım’la Levon Bey’in Beş Çayı ve Firari Parmağın Ucu öyküleri en beğendiklerim oldu. Yalçın Tosun ile sizde mutlaka tanışmalısınız…

2. Adınla Çağır Beni – Andre Aciman

adınla çağır beni andre aciman call me by your name

“Öleceğim zaman elveda demek istediğim tek kişi sensin.”

1980’lerin İtalya’sında geçen Adınla Çağır Beni, 17 yaşında müzik ve felsefe ile iç içe yaşayan Elio’nun yazlık evlerine babasına yardım için gelen doktora öğrencisi Oliver’la olan aralarındaki çekimi ve büyüme hikayesini konu alıyor. Aşkın cinsiyet tanımadığı, tanımaması gerektiğini samimi bir dille, okuyucuyu ürkütmeden anlatmış yazarımız. Kitabın vermek istediği mesajlar çok güzel, Elio’nun anne ve babasının tutumu üzerinden güzel göndermeler bulunuyor. Daha önce rastlamadığınız bir aşkı ve beraberinde getirdiği acıyı okumak isterseniz Adınla Çağır Beni’ye bakmanızı tavsiye ederim. Orijinal ismi Call Me By Your Name olan ve ülkemizde Şubat ayında Başka Sinema’da vizyona giren Adınla Çağır Beni, geçtiğimiz günlerde en iyi uyarlama senaryo dalında Oscar ödülünü almıştı. Film öncesinde kitabını okumanızı tavsiye ederim, uyarlama olarak bakıldığında çok başarılı bir film ortaya çıkmış. Unutamayacağınız bir okuma ve seyir keyfi için sakın kaçırmayın derim!

1. Buğu – Nihan Kaya

buğu nihan kaya

“Uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibisin.”

Buğu, Nihan Kaya’nın hastalar ile ilgili tez çalışmasını yapabilmek için Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine temizlik görevlisi olarak girmesini ve birbirinden farklı insanlarla olan diyaloglarını konu alıyor. Kitap ilk bölümden ‘roman’ ve ‘gerçek’ olmak üzere iki bölüme ayrılarak ilerliyor. Gerçek ile romanın tek bir kitapta yan yana durması bazı bölümlerde okuyucuyu şüpheye düşürmekle kalmıyor, kitap boyunca inandığı çoğu şeyin sarsılmasına sebep oluyor. Tarzı ve akıcı üslubu ile Buğu, bu ay okuduklarım arasında en beğendiğim kitap oldu.

Kitapların ayrıntılı yorumlarına İnstagram hesabım İnisiyasyon ‘dan ulaşabilirsiniz!

Bilgiyi Yay
Written by Reyhan Bakan
21 yaşında, konuşmayı çok seven; okumayı, izlemeyi, paylaşmayı hayatının bir parçası haline getirmiş kreatif biri.

Leave a Reply