Medeniyet Ve Kadın İlişkisi

Bir medeniyeti o medeniyetin kadına nasıl davrandığıyla yargılayabilirsiniz. Medeniyet tüm Dünya’nın ‘medeniyet’ olarak tanımladığı bazı yerlerde gerçekten medeniyet olmayabiliyor tıpkı Mehmet Akif Ersoy’un ‘tek dişi kalmış’ olarak nitelendirmesi gibi. Bugün insanların zaman zaman kullanmaya korktuğu ‘kadın’ kelimesi ve medeniyet konularını biraz karıştırıp ürün olarak düşünce filtresine sahip bireyler çıkarmaya ne dersiniz?

Barbar Olan Kim?
uygarlık,kadın

Çatalhöyük’ü duymuşsunuzdur… Tarımın başlangıcı olan bu yerde ilk medeniyet denilen yıllar araştırılmış ve kadın-erkek cesetlerine bakıldığında yedikleri yemeklerin aynı olduğu anlaşılmıştır. Peki bu ne demek? Çevrenizde erkekler için ayrı sofra kurulduğuna ve önceliğin onlara verildiğine şahit olmuşsunuzdur. O sıralarda kadınlar servisle uğraşır veya çocuklar kendilerinin rahat yemek yemesini engeller. Çatalhöyük’e dönecek olursak burada büyüyen çocuklar anne ve babalarının yüzde yüz eşit haklara sahip olduğunu görerek, erkek veya kız olsun toplum baskısına uğramadan öz güvenle daha insancıl bir ortamda büyüdüler. Bu benim sadece kendi yorumum değil, BBC’ nin belgesel kayıtlarında da yer almaktadır.

kitap,kadın
O dönemde bereket tanrısının kadın olduğunu biliyor muydunuz? Tarım yapılan, doğayla savaşmak yerine uyum içinde yaşanan bir Türk ‘medeniyet’inden bahsediyoruz… Hala Türkler için barbar kelimesini kullanan Avrupa’nın medeniyetini örnek aldığı Antik Yunan’a da değinecek olursak oradaki kayıtları incelediğimizde kadınları vatandaş hatta insan olarak görmediklerini görebilirsiniz.. Evet konuya biraz tarihten girmek istedim çünkü ilginç sonuçlar inanılmaz bilgiler var. Herkesin bilmesi, öğrendiğinde yaşamındaki düşünceleri değiştirmesi gereken çok değerli düşünceler…

Savaş ve Kadın
savaşa giden çocuklar,kadın

Sümerler kadına boşanma hakkına kadar her hakkı vermiş fakat Mısırlıların işgaliyle birlikte kadının tüm sosyal kimliğini elinden almıştır.Sonuç : Savaş erkeğe ‘askerlik’ kavramı yüklerken kadını görünmezleştirmiştir. Daha sessiz, içinden sesli… Daha az etrafa bakan, daha derin gözler… Daha yoğun acılar ve konuşulmayan kahramanlıklar… Tarih zenginlerin, yüksek eğitim almış insanların ve bunun gibi dominant grupların eseridir. Kadınlar ise çekinik (baskın olmayan) grupta yer aldıklarından tarih sayfalarına ‘bilim insanı’ , ‘kahraman’ , ‘yönetici’ olarak kanıtlayamamıştır yaptığı fedakarlıkları, cesaret örneklerini ve daha nicelerini…

bilim insanı,kadın

İlginç bir örnekle kadının kendini kanıtlamasının zorluğuna değienelim mi? Mezopotamya’da bir baba tahtını kendi isteğiyle kızına bırakır. – topluma ne kadar aykırı olduğunu ekstra belirtme gereği duymuyorum,zaten anladınız- Babasının bir bildiği varmış ki doğru bir tercih yapmış, kızı küçük birlikleri bir araya toplayarak çok önemli işlere imza atmış ve yaptığı her şeyi tabletlere yazarken sürekli ismini ‘Ben…’ diye başlayarak kayıtlara geçirmiş. Adını Enduana olarak biliyorum fakat farklı kaynaklarda farklı geçiyor olabilir. Burada iki can alıcı nokta var :

1) BEN kelimesi. Varlığını özne olarak ortaya net koymaktır.

2) Adını kayıtlara geçirmek için çok uğraşmış.

ağaç,kadın

Kapalı Olmak – Açık Olmak Kavramlar Ve Her İkisinin De Suç Olması

Kadın bedeninin erkeğin namusu olarak sorgulanmaya başlanması din kavramlarından çok önceye dayanır, kamusal alandan kadının çekilip üzerine görünmezlik perdesi örtüldüğü yıllara…
Daha kapalı bir kadın görünce ‘yobaz’ olduğunu düşünmek veya görmeye alışkın olmadığı kadar açık giyinmiş bir kadın gördüğünde ‘ahlaksız’ olduğunu düşünmek ciddi psikolojik sorunların göstergesidir, buna ön yargı diyemeyiz.
eylem yapan kişiler,kadın
Asurlarda – Eski Suriye toprakları – köle olan kadınların kapalı giyinmesi yasakmış. Daha da açacak olursak köle olan bir kadın sokağa vücudunu kendi isteği sorulmadan belli ederek çıkmadığı takdirde kulakları kesilerek veya 50 kırbaç ile ceza verilerek akıllandırılırmış. Hammurabi kanunlarını orta okulda öğrenmiştim ve tarım hakkında söyledikleri, tarıma verdiği önem beni olumlu olarak etkilemişti fakat bugün gözümden düştü duyduğum yine ilginç sayılabilecek bir bilgiyle. Kadına mülkiyet hakkı tanıyarak bir artı daha kazanırken sesi yükselen kadının dişleri kırılmalıdır ifadesi ve kadının evi dışında ticaret yapmasını yasaklaması gerçekten beni şoka uğrattı.  Çatalhöyük zamanları da tarihin çok çok eski yılları değil miydi ?

Nişancı asker,kadın

Medeniyet kavramı zamanla alakalı mi?

Demek ki konu yılların geçmesiyle alakalı değil ‘medeniyet ‘ kavramıyla içli dışlı. Rusya’da cesetler üzerine araştırma yapılırken bir kolye gördüklerinde cesedin kadına, bir silah gördüklerinde cesedin erkeğe ait olduğunu düşünmüşler oysa ki bazen tam tersi çıkmış… Buna benzer başka örnek ise savaştaki ilk keskin nişancıların kadın olması…

Sonuç 2 : Bereket tanrısının kadın olan dönemlerde yani insan doğa ile barışık iken medeniyet vardı, insan doğaya karşı savaştıkça medeniyet kavramı parçalandı…