Mezuna kalmak mantıklı mı? Bir yıl kaybetmiş olur muyum? Mezuna kalırsam sıralamam yükselir mi? Bölüm mü üniversite mi?

Bu aralar bana sıkça soruluyor yukarıdaki ve benzeri sorular. Soruluyor çünkü ben de bir yıl mezuna kalmıştım, kalmak durumunda kalmıştım. Ben her ne kadar mezuna kalmaya o dönem karşı olsam da trajikomik bir şekilde sınava geç kaldığımdan ötürü zorunlu olarak kaldım. Bu yüzden az çok mezuna kalıp kalmamanın artılarını biliyorum, şimdi gelin bakalım mezuna kalmak nasılmış?

Önce neden o dönem karşı olduğumdan kısaca bahsedeyim sonrasındaysa yaşananlardan. Ben normal bir öğretmen lisesinde okudum burada insanların hedefi tıpta olabiliyordu ilahiyat ya da kamu yönetimi de. Benim ise 100 bine girmekti sayısalda ve elektrik elektronik ya da bilgisayar mühendisliğiydi. Yani 100 bine girersem kesinlikle mezuna kalmayacaktım çünkü bir insan ilk yüz bine girerse istediği her şeyi yapabilir diye düşünüyordum seçtiğim alanlar için. Her neyse geç kaldığım sınav sonucum MF4 için 71 bindi. Kıstaslarıma uysa da geç kaldığım bir sınav sonucuyla tercih yapmak istemedim ve mezuna kaldım. Yalnız bu kararı çok zor verdiğimi belirtmeliyim.

Biyomühendislik
Biyomühendislik

Mezuna kalınca hedefler değişti ve en büyük kıstasım İstanbul’da EEM ya da bilgisayar mühendisliğiydi. Üniversite fark etmezdi çünkü İstanbul dünyaya açılan kapıydı ve ben dünyaya açılmak istiyordum. Mezuna kaldığım sene birçok nedenden ve tembelliğimden ötürü çok çalışamadım ve sıralamam 54 bin geldi, yine MF4 için konuşuyorum. Bunun anlamı hedefimi tutturamamıştım. Önümde ise iki seçenek vardı ya bölümden ya da İstanbul’dan vazgeçecektim. Hayatımın en zor kararını verdim ve bölümden vazgeçtim. Alternatif bölüm arayışlarında adını ilk defa tercih döneminde duyduğum Biyomühendisliği yazdım çünkü aslında çok zevkli ve güzel bir bölümdü aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeydi. Sonuç yani sizin ne yapmanız gerektiği kısmına gelmeden önce şunu da belirtmeliyim bu bölümde öyle bana taban tabana zıt ya da sevmediğim bir alan değildi.

Siz ne yapmalısınız?

Tercihlerimin sonucunda şu an çok mutluyum iyi ki bu seçimleri yapmışım diyorum çünkü oldukça memnunum bulunduğum konumdan. Özellikle de iyi ki İstanbul’u seçmişim diyorum. Size söyleyebileceğim tek şey hiç kimseyi dinlemeyin kalbiniz ve beyniniz dışında. Duygularınızla mantığınızı harmanlayın ve size en doğru olanı seçin. Aksi takdirde mutluluğu hiçbir türlü yakalayamazsınız. Bunun örneklerini de çokça görüyorum. Hayatta mutluluğu yakalayamadıktan sonra yaşamanın ne anlamı var ki?

Ayrıca “İstanbul’da okunacak ve yaşanılacak şehir mi?” yazıma göz atmanı tavsiye ederim.

Her türlü sorunu yorum kısmında veya bizimle iletişime geç kısmından sorabilirsin. Yazıyı beğendiysen paylaşmayı unutma.