Bağırsak insanın ikinci beynidir, derler. Eğer bağırsak ikinci beynimizse; bağırsağımız bizi daha bilge birisi ya da akıl sağlığı daha az birisi birisi yapabilir mi sizce?

Bağırsak mikrobiyotası sindirimden tutun bağışıklık sitemine kadar birçok şeyde etkin. Muhtemelen bilgelik, yalnızlık gibi şeylerin bağırsak mikrobiyotasından tamamen bağımsız olduğunu düşünürdünüz.

Bağırsak mikrobiyotasının; duygularımızda, zihnimizde olan etkisi üzerinde yapılan çalışmalardaki sonuç bu üç şey arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Peki ama nasıl?

mikrobiyota

Bağırsak Mikrobiyotası Ve Duygular Arasındaki İlişki Nedir?

 Aslında, daha akıllı olanlar daha yoğun mutluluk ve esenlik duyguları geliştirirler. Aynı zamanda, daha az bilge olanlar, hayatları hakkında daha az rahat hissetme eğilimindedir.

Ek olarak, daha bilge olanlar daha az yalnızlık duygusu yaşarlar. Benzer şekilde, yalnız olanlar daha az bilge olma eğilimindedir.

Bağırsak-beyin eksenindeki değişiklikler, stres tepkilerinde, ruh hallerinde ve karar vermede eksikliklere neden olabilir.  Mikrobiyota depresyon ve kaygının varlığını ve düzeyini etkiler.

Bağırsağın “ikinci beyin” olduğu fikrini onaylayan bu çalışmada, hem bilgeliğin hem de yalnızlığın, bağırsaktaki mikroorganizmaların çeşitliliğinden büyük ölçüde etkilendiğini gösterir.

mikrobiyota

Sosyallik, Mikrobiyotayı Pozitif Etkiliyor!

Kaliforniya Üniversitesi; araştırmasını gerçekleştirmeden önce bilim insanları, daha aktif ve çeşitli bir sosyal hayata sahip olan insanların daha çeşitli mikrobiyotaya sahip olduklarını öne süren kanıtlar bulmuşlardı. 

Bilgelik, yalnızlık ve mikrobiyota arasındaki ilşkiyi çözmek için yapılan çalışmada; katılımcılara bigeliklerini ölçmek için anket yapıldı ve dışkı örnekleri alındı. Varılan çıkarımlar ise şu yöndeydi;

Daha düşük düzeyde yalnızlık ve daha yüksek düzeyde bilgelik sahibi insanlar, ekolojik olarak daha zengin ve daha çeşitli bir mikrop popülasyonuna sahipti.

Azaltılmış mikrop çeşitliliğine sahip insanlar daha zayıf zihinsel ve fiziksel sağlığa sahiplerdi.

Mikrobiyota ne kadar çeşitli olursa, patojenlerin istila etmesi o kadar az olasıdır.

Bağırsak mikrobiyotanız yaşam kaynağınızdır. Depresif ruh haliniz bile dolaylı yollardan mikrobiyotaya bağlanır. Sağlıklı beslenmek mikrobiyotanızı güçlü tutmanın en kolay yoludur. Özellikle antibiyotik tüketimi mikrobiyotaya savaş açmak gibidir. Mikrobiyotanızın 3’te 1’ini yok eder. Üstelik eski haline dönmesi 4 aydan önce çok zordur. Mikrobiyotanız güçlüyse sizde güçlüsünüz. Sağlıkla kalın.

Kaynak ve İleri Okuma: 1, 2

Editör: Cansu Köse