Hepimizin küçük büyük hayalleri var. Bazılarımız bu hayallerini gerçekleştirirken, bazılarımızda ise hayal olarak kalıyor. Soichiro Honda’nın motorlara olan düşkünlüğünün onu dünyanın en büyük otomobil fabrikalarından birinin kurucusu yapacağı belki de aklına hiç gelmemişti. Peki Honda nasıl kuruldu? Gelin birlikte bakalım.

Bisiklet Tamirciliğinden…

Soichiro Honda, 17 Kasım 1906 yılında Japonya’da dünyaya geldi. Dokumacı bir anne ile bisiklet tamircisi bir babanın oğlu olan Honda, küçük yaşlardan itibaren babasına yardım ederek büyüdü. Yani daha çocuk yaşta mekaniğin, yağın, lastiğin içinde yaşadı. Bunlara dokundukça kendini buldu, sürekli daha büyük işler yapacağının hayalini kuruyordu.

Okul hayatı pek başarılı geçmeyen Honda, bir keresinde karnesindeki zayıf notları düzeltmeyi denedi. Hatta bu konuda arkadaşlarına da yardım etti. Ancak notları düzeltmek için uyguladığı teknik sorunlu çıkınca bu girişimi herkes tarafından öğrenildi. Bu nedenle babası da ona tek ayak üstünde durma cezası verdi. Babası Honda’ya bu cezayı haylazlık nedeniyle değil, notları düzeltirken yaptığı yanlışı fark etmemesi nedeniyle verdi. Aslında burada ince bir mesaj var. Yaptığın işte oluşabilecek hataların sorumlusu sen olursun. Bu mesaj Honda’nın hayatının dönüm noktasını oluşturacaktı.

Derslerde başarısız olduğunu farkeden Honda 1922 yılında ortaokulu bitirerek eğitim hayatını tamamladı. O sıralar gazete bir ilan gördü. Tokyo’daki bir oto tamir atölyesine ait olan bu ilan nedeniyle Honda Tokyo’ya gitti ve işe alınarak burada çalışmaya başladı. 1923 yılında deprem nedeniyle meydana gelen yangında, atölyedeki üç aracın yanmasını önleyen Honda patronunun gözüne girdi ve Curtiss adlı yarış aracının bakımında görev almaya başladı. 1923 yılındaki depremden ders çıkaran Honda, kırılmaya ve yanmaya karşı dayanıklı yedek parçalar üretmeye başladı.

Ölümden Döndü Ama Yılmadı

Teori yaratıcılık kazandırsaydı tüm öğretmenler mucit olurdu.

diyen Honda motor ve otomotiv okulunda dersler almaya başladı. Arta kalan zamanlarda da yarış aracı tasarımına devam ediyordu. Kendi motor soğutma yöntemini bularak yarış otomobillerinin yaşadığı sorunu çözdü. Onun ürettiği motorlar, yarışlarda fazla ısınma nedeniyle bozulmuyordu. Bu nedenle yarışlarda aktif rol alarak yeni ürettiği motoru denemeye karar verdi.1936 yılında ralli yarışlarına katıldı ve aracı 120 kilometre hızla giderken birdenbire durması nedeniyle araçtan fırladı. Honda’nın kolu kırıldı, omzu çıktı ve yüzü feci şekilde yaralandı. 3 ay hastanede yatan Honda’nın yarış kariyeri de böylece sona erdi. İyileştikten sonra Soichiro Honda, kendi şirketini kurdu. Bu şirketin adı da Tokai Seiki idi. Bu kez ürettiği piston yayları sorunsuzdu ve üretim iyi bir ivme kazanmıştı.

kaza

2. Dünya Savaşı esnasında şirket Toyota’nın piston yayı ihtiyacını neredeyse yarısını karşılar hale gelmişti. Ayrıca uçak gemileri ve uçaklar için de yedek parça üretiyordu. Ancak 1945’te 2. Dünya savaşında Japonya’nın yenilmesi ve Tokai Seiki’nin ABD uçakları tarafından bombalanmasıyla işler bir anda renk değiştirdi. Honda ülkenin kötü bir döneme girdiğini düşünerek büyük zarar gören kendi fabrikasını restore etmedi. 450.000 Yen karşılığında Toyota’ya sattı.

Honda Kuruluyor

honda logo

1946 yılında gelindiğinde Honda bir kez daha kendi işini kurdu: Honda Teknoloji Araştırma Enstitüsü. Bu süreçte moped üretimine ağırlık verildi. Askerlerin kullandığı telsizin donanımını alıp bisiklete yerleştiren ve mazot olarak göknar ağacı yağı kullanan Honda bu mopedlerden 1500 tane satmayı başardı. 1947’ye gelindiğinde Honda’nın kendi üretimi olan çift pistonlu motor üretildi. Şirket iki yıl boyunca Enstitü adı aldıktan sonra ismi Honda Motor Company olarak değiştirildi.

1949 yılında Dream adlı çift pistonlu motosikletin üretimine başlandı. 2 yıl sonra da 4 pistonlu motorlar üretildi. 1958 yılında Super Cub adlı motosiklet ile ABD pazarına açıldı. Honda bu süreçte Japonya’nın en büyük motosiklet üreticisiydi zaten. Dünya genelinde 200’den fazla motosiklet firmasını geride bırakmıştı bile.

Honda’nın  ürettiği motosikletler tüm dünyada büyük ilgi görmeye başladı. Şirket 1961’de ayda 100.000, 1968’de ise ayda 1 milyon  motosiklet üretme kapasitesine erişti. 1985 civarında dünyadaki motosiklet üretiminin %60’ı Honda’nın elindeydi. Motosiklet alanında zirveye oturan Honda daha sonra otomobil üretmeye karar verdi. 1980’lerin sonunda Dünya’nın en büyük 3. otomobil üreticisi konumundaydı.

Herkes Bu Araçtan Memnun Olmalı

Soichiro Honda

Şirket 1956 yılında 3 Zevk felsefesini benimseyerek kuruldu.

Bu zevklerden birincisi mühendislere yönelik “üretim zevki”ydi.İkinci zevk, şirket çalışanlarına yönelik “satış zevki”ydi.Üçüncü zevk ise müşterilere yönelik “Honda kullanma zevki”ydi.

Kısacası yapılan işten sunulan ürüne kadar geçen tüm süreçte herkesin memnun olması hedefleniyordu. Honda’yı bu kadar başarılı yapan 3 zevk felsefesinden daha çok şirket yönetim politikasıydı. Honda kurduğu şirkette 65 yıl boyunca çalıştı. Üretilen her yeni aracı bizzat kendi test etti. Şirket kademelerinde hiçbir akrabasına ya da arkadaşına özel muamele göstermedi. Bunun hakkında şöyle bir cümlesi bulunmakta. Bu cümles aslında her şeyi açıklıyor:

Şirketin kurucusu ne kadar şahane olursa olsun, bu kişinin oğlunun şirketin başına geçmesi garanti değildir. Honda’da akrabalığa, kan bağına değil; liderliğe önem verilir.

5 Ağusos 1991’de hayata veda eden bu büyük girişimci arkasında 470 icat, 150 patent ve çeşitli üniversitelerden fahri doktora dereceleri bıraktı. Sadece 3200 dolarla kurduğu şirketin bugün yıllık kazancı 30 milyar dolardan fazladır.

Başarı ancak defalarca başarısız olmakla elde edilir. Başarının temelinde zorluklarla mücadele etmek vardır. Zorluklardan korkmazsanız başarı size kendi gelecektir.

– Soichiro Honda