Müziğin insan üzerinde psikolojik bir etkisinin olduğunu artık hepimiz biliyoruz. “Müzik, ruhun gıdasıdır.” diye boşuna dememişler. Evrensel olan bu dil insandaki duygusal boyutu biçimlendiren araçlardan biridir. Duygu ve düşünceleri etkileyen bu dilin, birçok şey üzerinden farklı etkileri olduğunu söyleyebiliriz. Müziğin, beyne etkisinin halen tam olarak çözülemediği bir zamanda yeni araştırmalar, dikkat çekici yöntemler sunuyor. Bu yazımda hem Mozart Etkisinin oluşturduğu bu yöntemlerden bahsetmek hem de Mozart Etkisi altında yapılan çalışmaların ne gibi sonuçlar doğurduğunu anlatmak istiyorum.

Mozart Kimdir?

Wolgang Amadeus Mozart 27 Ocak 1756’da Salzburg’da doğmuştur. Klasik Batı Müziği’nin en önemli bestekarlarından olan Mozart, daha 5 yaşındayken hünerlerini göstermeye başlamıştır. Erken yaşlarda piyano ve keman çalmaya yönelik yetisi, besteler yapmasını sağlamıştır. Batı müziğin gelişiminde olan katkısı ile tüm zamanların en önemli klasik bestekarları arasına girmiştir.

mozart etkisi

Mozart Etkisi Nedir?

Mozart Etkisi olarak bilinen kavram için ilk olarak “Zeka gelişimi için Mozart dinlemelisiniz. Hatta doğmamış bebeğinize bile Mozart dinletin böylece daha zeki olabilir.” denilmiştir. Yapılan araştırmalarda Mozart’ın özellikle K.448 sonatının dinlenilmesinin IQ üzerinde büyük bir etkisi olduğu vurgulanmıştır. Tabii ortaya atılan bu iddiaların ticari bir amaç güdülmesinden dolayı çıkabileceği de düşünüldü. Bu düşünceye neden olan durum, IQ seviyesini arttırdığına yönelik ortaya atılan çalışmadan sonra, özellikle Mozart sonatalarının içinde bulunduğu birçok DVD ve CD satışları zirveye oturmasıydı.

California Üniversitesi’nde 36 öğrenci ile yapılan bir deneyde, Mozart dinledikten sonra öğrencilerin problemleri çok rahat çözdüğü iddia edildi. Böylece zihinsel beceriyi kısa bir süreliğine bile olsa olduğundan daha etkin kıldığı belirtilmiştir. Bu çalışmayı yürüten doktorlara göre öğrencilerin IQ’larında bir artış olduğu iddia edildi. Böylece zeka gelişiminde öncü aktivitelerinden biri olan, özellikle Mozart’ın sonatolarının yer aldığı klasik müzikler popüler olmaya başladı.

Mozart Etkisi’nin günümüzde popüler olmasının nedeni bu konu üzerine halen birçok çalışma gerçekleştiriliyor olmasıdır. Mozart’ın aktivitelere olan etkisinin varlığını kanıtlamak adına her zaman yapıldığı gibi ilkin fareler üzerinde çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmaya göre, David Merell adlı bir öğrenci laboratuvar deneyinde üç gruba ayırdığı farelerin oluşturduğu labirent içerisinde Mozart dinlettiği farelerin diğerlerine göre 8,5 dakika erken bitirdiğini iddia etmiştir.

mozart etkisi

Daha birçok araştırma içerisinde son yapılan çalışmaya göre, Mozart dinlemenin epilepsi hastalarının tedavisi için alternatif bir yöntem olarak görüldüğü ortaya çıkmıştır. Mozart’ın epilepsi tedavisinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu belirten çalışmalar, Avrupa Nöropsikofarmakoloji Koleji (ECNP) Kongresi’ne detaylı bir biçimde sunuldu. Epilepsi, dünyada 50 milyondan fazla insanı etkileyen, beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin olağan dışı bir elektro-kimyasal boşalma yapması sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluktur. Tedavi için genellikle ilaç yöntemi kullanılsa da maalesef bu sadece insanların yüzde 70’i için etkin olabilmektedir. Ameliyat, nörostimulasyon ve diyetler ise diğer tedavi yöntemleri arasında yer almasına rağmen, geriye kalan yüzde 30’u için nöbetleri engellemek adına yöntemler işe yaramamaktadır.

Yapılan çalışmada araştırmacılar 13 epilepsi hastasına üç ay boyuna her gün Mozart dinlettiler. Bu süreçte ilaçlarında da bir aksatma yaşatmadılar. Dr. Rafiee, “Sonuçlarımız, Mozart K.448’in ilk hareketini günlük dinlemenin epilepsili yetişkin bireylerde nöbet sıklığını azaltmakla ilişkili olduğunu gösterdi. Bu, günlük Mozart dinlemenin epilepsili bireylerde nöbetleri azaltmak için tamamlayıcı bir tedavi seçeneği olarak düşünülebileceğini gösteriyor.” dedi.

Araştrımalara göre Mozart Etkisini doğru kılabilecek tek şey, Mozart’ın müziğinde yer alan ritimlerin hastalarda dinlendirici bir özellik sağlamasıdır. Mozart’ın müziğinin temposu, yapısı, melodisi ve uyumu bu konuda aktif bir yol oynamıştır. Edinilen bu raporların doğruluğu ancak yapılacak birçok çalışma sonrasında görülebilecektir. Bu yüzden bahsettiğim bu çalışmaların hiçbiri şu an kesin bir kanıt sunmamaktadır.

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

Editör: Cansu Köse