Muhsin Bey: Naifliğin Son Kalelerinden

1987 yapımı, her sahnesiyle insanın içine dokunan bir Yavuz Turgul filmi… Şener Şen ve Uğur Yücel’in Yavuz Turgul yönetmenliğinde ilk bir araya gelişi. Şimdiden uyarayım, bu yazı filme dair birtakım ipuçları içerebilir ama siz yine de filmi izlemekten geri durmayın. İzlemekten alacağınız tat bambaşka olacaktır… Adından da anlaşıldığı üzere film, ana karakter olan Muhsin Bey’in hatta daha çok onun simgeledikleri etrafında dönüyor. Yaşadığı dönemin asimile anlayışına karşılık kendine özgü karakteriyle var olmaya çalışan, dönemine ayak uydurmak yerine onunla taban tabana zıt giden bir karakter Muhsin Bey. Sonucu ne olursa olsun  hayran olunacak derecede kendi ahlak anlayışından vazgeçmiyor. Böyle bir konu 1987 yılında böyle çarpıcı işlenmişse, günümüzde işlense nasıl bir etki yaratırdı kim bilir? Muhsin Bey bugün yaşamış olsa filmin konusu nasıl bir boyut kazanırdı acaba?

muhsin bey

Eski ve Yeni Değerlerin Adamları Karşılaşırsa

Dönemin tüm düzenbazlıklarına, sahtekarlıklarına karşın değerlerinden asla ödün vermeyen adam, tam da yaşadıkları dünyanın adamıyla karşılaşır. Filmi izlerken bu iki karakterin ve iki ayrı dünyanın etkileşimine, o kadar uzaklarken aslında aslında nasıl yakın olduklarına şahit oluyoruz. Esasında kişilerin değil, değerlerin çarpıcı zıtlığına ve bu zıtlığın nasıl bir tamamlayıcı görevi gördüğüne şahit oluyoruz. Her zıtlıkta olduğu gibi :). Değerlerin karşıtlığı usta oyuncular ve usta yönetmen sayesinde bize açıkça kendini gösteriyor. Dediğim gibi günümüzle bu denli ilgili bir konunun o zaman işlenip bu kadar etkileyici olması yaşadığımız dönemi daha da çok sorgulatıyor insana. Bu noktada insan şunu düşünmeden edemiyor, Muhsin Beyler hala mevcut mu yoksa soyları tükendi mi? Soyları tükenmemiş olsa bile çok yakında tamamen tükenmiş olacakları acı bir gerçek bana göre…

muhsin bey film

Geçmişle Gelecek Arasındaki Aşılamayan Uçurum…

Film sizi içine sokacağı sorgulamalarla düşündürecek, belki keyiflendirecek ve şüphesiz kalbinize dokunacak. Eski Türkiye’yi ve geçmişle gelecek arasında giderek daha çok derinleşen uçurumu, eşsiz bir yönetmenin bakış açısından göreceksiniz. “Yurdum insanı” kavramı üzerine düşünmek ve onun hakkında yeterince konuşabilmek için mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri olduğunu düşünüyorum. Ve size, benim gibi karamsarlığa kapılmadan filmin naifliğinin ve “kaliteli” Türk sineması izleme ayrıcalığının tadını çıkarmanızı tavsiye ediyorum. Değişen toplum değerleri üzerine düşünmek için yeterince zamanınız olacak, inanın :).

Bilgiyi Yay
Yazar Aslı Zengin
Yeditepe Hukuk 3. sınıf öğrencisi, geleceğin avukat adayı, 20 yaşında, okuma ve gezme tutkunu, hayatı ve kendini çözmeye çalışan birisi

Bir Cevap Yazın