Yapay zeka kavramını son zamanlarda çokça duyar olduk ve bundan sonra daha da sık duyacağımız da kesin. Aslında bu konuya hepimiz aşınayız dünyayı ele geçiren robotları bilim kurgu filmlerinde bolca izledik. Artık kafamızda haklı olarak birçok soru var ve gelecekle ilgili birçok bilinmezle de karşı karşıyayız. Belki de filmlerde olduğu gibi bir son bekliyor bizi. Bu soruların cevaplarını bize zaman söyleyecek.

Fakat biz bu yeni serimizde yapay zekanın geçmişinden başlayarak günümüzdeki gelişmelerden ve son olarak gelecekle ilgili teorilerden bahsedeceğiz.

Yapay zeka nedir?

yapay zekaYapay zeka bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti olarak tanımlanır. Yapay zeka kavramı tahmin edeceğiniz gibi insan beynini taklit etme amacıyla ortaya çıkmıştır. Fakat bırakın bundan 40-50 sene önceyi bugün bile insan beyninin işleyişini tam anlamıyla anlamaktan oldukça uzağız. Bu sebeple yapay zeka insana ait olan zeka türlerinden sadece “mantıksal zeka”yı diğer bir değişle “problem çözme yeteneği”ni kopyalamak üzere yola çıkmıştır. Günümüzde artık duyguları ve karakterleri olan yapay zekalar yapılmaya çalışılıyor olsa da bunların ne ölçüde insan duygusuyla benzeştiği bir soru işareti. (Tabii bu daha sonraki yazılarımızın konusu olacak.)

İlk yapay zeka ne zaman yazıldı?

İlk yapay zeka denemeleri 1950’lerde başladı. İlk yapay zeka programı 1956 da bugünkü adıyla “Carnagie Mellon Üniversitesi”nde “Logic Theorist(Mantık Teorisi)” adıyla tanıtıldı. Bu program matematik problemleri çözmeye yarıyordu. Fakat bu gelişmeler halktan oldukça uzak denemelerdi. Tabiri caizse bu gün bayram tatilinde Ay’daki bir otele gitmek kadar uçuk kaçıktı. Fakat 1981 de devrim niteliğinde bir gelişme oldu; IBM ilk kişisel bilgisayarı piyasaya sürdü. Artık bilgisayar teknolojisi yavaş yavaş hayatımıza girmeye başlıyordu. Tabii o zamanlar eve bir bilgisayar almak öyle her yiğidin harcı değildi, özellikle de ülkemizde. Ta ki 2000’lere kadar. Herhalde hepimiz aldığımız ilk bilgisayardaki yüklü  gelen satranç oyununu oynamışızdır. Sanırım hepimiz ilk kez yapay zekayla o zamanlar karşılaştık. Tabii biz her şeyden habersiz bilgisayarımızın tadını çıkarırken yıllar öncesinde (1997) Deep Blue adlı süper bilgisayar satrançta dünya şampiyonu Gary Kasparov’u yenmişti.

Son Söz

Yapay zeka çalışmalarının büyük bir hızla arttığı bu zamanda akıllı robotların kaçınılmaz bir şekilde yakın geleceğimizin büyük bir parçası olacağı kesin. Bu durumda bize düşen yeni düzenin bir parçası olmaktır hiç kuşkusuz, tüketici değil üretici olmaktır.

Bu yeni serimizin ilk bölümünde kısaca yapay zekanın tanımından ve ilk yazılan programından bahsettik. Bundan sonra güncel gelişmelerden, beyinle olan benzerliğinden ve geleceğimizden bahsedeceğiz. Stephen Hawking’inde dediği gibi “insanlığın en büyük icadı mı yoksa sonu mu?”

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…