Hayat içerisinde hepimiz çeşitli hayallere sahibiz. Başka ülkeleri ziyaret etmek, yeni diller öğrenmek, bilim için çalışmalar yapmak, buluşlar yapmak, kendi işimizi kurmak… Bu böyle uzayıp giden bir liste. Bazılarımız bu listedekileri gerçekleştirerek her birine çizik atarken, bazılarımızın da sadece uykularında rast geldikleri bir hayal olarak kalıyor. Ya da bir noktaya geliyoruz ve bir zorlukta hemen yığılıp kalıyoruz. İşte o an bizi motive edecek bir güce ihtiyaç duyuyoruz.

Biz insanlar, doğanın bir parçası olduğumuz için doğayı etkileyen kanunlar bizi fiziksel ve ruhsal olarak etkileyebilir. Aradığınız motivasyon kaynağının Newton’un Hareket Yasalarında saklı olduğunu biliyor muydunuz?  Tüm zamanların en etkili bilim adamlarından ve yarı-filozoflarından biri olan Sir Isaac Newton’ın bin yıllık bilimsel prensiplerinde saklı “Motivasyon problemini” çözmeye yardımcı olabilecek cevapları dinlemeye hazır olun.

Newton der ki;

Bir Cisim, Üzerine Dengelenmemiş Bir Dış Kuvvet Etki Etmedikçe Hareket Durumunu Korur

Newton

Newton’un ilk hareket yasasını biraz daha açarak içerisindeki motivasyon mesajını inceleyelim. Bir cismin durumu bir tetikleyici olmadığı sürece değişmez. Yani rahatlama ve miskinlik dönemine girdiğimizde bu dönemi değiştirmezsek iyice içine gömülürüz. Bizi bu dönemden kurtaracak harekete geçirecek, “İşte bu” dedirtecek bir kuvvet olmalı ve bu kuvvet, iyi bir fikrin akla gelmesi olabilir. Önemli olan bir işe başlamaktır, motivasyon genellikle başladıktan sonra gelir. Harekete geçmek için bir dış kuvvet beklemeye de gerek yok aslında, sonuçta hepimiz içimizde bir potansiyel kuvvet taşımaktayız. Potansiyel kuvvetimizi harekete geçirmek için neden hala bir kuvvet bekleme çabasına giriyoruz?

Hareketin Değişimi, Uygulanan Hareket Ettirici Kuvvet İle Doğru Orantılıdır

Hareket

Newton’un bu denkleminde dikkat edilmesi gereken önemli bir şey var. Belirli bir yönde hız almak istiyorsanız, o zaman uyguladığınız kuvvetin boyutu ve bu kuvvetin yönü bir fark yaratacaktır.Bir cisim düşünün ona uyguladığınız kuvvet miktarı arttıkça, cisim kuvvetin  hareket yönüne doğru hareket edecektir. Üretkenlik, sadece ne kadar çalıştığınız ile değil, aynı zamanda işin uygulandığı yer  ile ilgilidir. Bu büyük yaşam kararları ve küçük günlük kararlar için geçerlidir. Anlayacağınız, sadece bir şeyler yapmak için, eylemsizlikten kurtulmak yetmiyor. İvmelenmek için bir yöne, bir doğrultuya ihtiyacımız var. Ancak ivmelensek bile bizi durduran şeyler çıkabilir karşımıza. Bilinmeyen durumların yaratacağı etkinin artı ve eksilerini hesaplayabilmek önemlidir. Yalnızca bu sayede dengede kalabiliriz. Olumsuz koşullarla baş edebilmeyi öğrenin ve sizi tekrar harekete geçirdikleri için minnettar olun.

Her Etkiye Karşılık Eşit Ve Zıt Bir Tepki Vardır

Etki tepki

Bir cisim harekete geçtiğinde onu engelleyici çeşitli kuvvetler vardır. Örneğin, sürtünme kuvveti cismin hızını yavaşlatır. Cisme uyguladığınız kuvvet arttıkça bir süre sonra sürtünme kuvveti de önemsiz hale gelecektir. Hayatta aynı şekilde hedeflerinize gitmeyi engelleyen çeşitli olaylar söz konusu olacaktır. Odaklanma, olumlu bakış açısı ve motivasyon gibi güçler, bize hız verirken stres, uykusuzluk ve aynı anda çok fazla görevi yapmaya çalışmak gibi güçler de ters yönde etki eder.

Bu ters yöndeki kuvvetlerin etkisini azaltmak için karşımıza iki seçenek çıkacaktır. Birinci seçenek, ikinci yasayı hatırlayarak etki eden kuvveti arttırmak olabilir ve ikinci seçenek aslında daha basittir. Karşıt güçleri azaltabiliriz. Hayatınızı basitleştirmek, hayır demeyi öğrenmek, üstlendiğimiz sorumlulukların sayısını azaltmak ve gerekirse çevremizi değiştirmek sizi geride bırakan güçleri ortadan kaldırmaya yarayabilir. Karşımıza çıkan olumsuzluklara karşı durmadığımız sürece olduğumuz yerde saymaya devam ederiz. Bu olayların motivasyonunuzu kırmasına izin vermeyin. Siz çaba gösterdikçe belirli bir süreden sonra o olaylar bir sürtünme kuvveti gibi önemsiz bir hal alacaktır.

Fizik üzerinden yola çıkarak biraz felsefe yaptık ama yukarıda dediğim gibi doğanın bir parçası olduğumuzdan fizik, kimya ve biyolojinin psikoloji ve felsefe üzerinde büyük etkisi var. Newton yasaları gerçekten de bizler için emsalsiz dersler barındırıyor. 300 yıllık felsefi ve bilimsel bir yasadan öğreneceğimiz daha çok şey var.