Tarih 3 Nisan 2018.. 2023’te işletmeye alınması planlanan yaklaşık 20 milyar dolara mal olacak Akkuyu Nükleer Santralı’nin temeli bugün atılacak. Dünya’da yapılma sürecinde olan 56 nükleer santral arasına giren Akkuyu Nükleer Santrali Türkiye elektriğinin %10’unu üretecek. Buradan baktığımızda gayet hoş duruyor. Peki ya nükleer enerji göründüğü kadar masum mu? Bu soruyu cevaplamamız için nükleer enerjiyi tanımamız ve yarattığı sonuçları incelememiz gerekir.

Nükleer Enerji Nedir?

Nükleer enerji, uranyum (U235) izotopunun nötron ile etkileşmesi sonucu açığa çıkan bağlanma enerjisidir. Uranyum U235 izotopu nötronla etkileşime girdiğinde 2 adet nötron açığa çıkarak kendisinden daha hafif 2 çekirdeğe ayrılır. Bu ayrışma reaksiyonu sonucunda 1 atomdan 200 MeV enerji açığa çıkar. Reaksiyon sonucunda serbest kalan 2 nötrondan 1 tanesi diğer bir izotopu parçalayarak zincirleme reaksiyonlar oluşturur. Diğer nötron ise sistemden kaçar.

Reaktörlerin verimlerini arttırmak için kaçan nötronları da sisteme dahil edip bölünmeye meyilli izotoplar ile etkileşimini arttırmak gerekir. Kaçan nötronları yakalamak için reaktör içine reflektör (reflector) denilen yansıtıcılar yerleştirilir. Nükleer enerjide reaksiyon sonunda ortaya çıkan nötronlar, yavaşlatıcı malzemeler ile yavaşlatılarak izotoplar ile etkileşime girme olasılıkları arttırılır. Kullanılan bu sisteme kısaca “moderatör” denilir. Nükleer santral ise bir veya daha fazla sayıda nükleer enerji üreten reaktörün birleştirilerek oluşturulan elektrik enerjisinin üretildiği tesistir.

Nükleer Santraller Nasıl Çalışır?

Nükleer Enerji Göründüğü Kadar Masum Mu? 1
Nükleer Santrallerinin Çalışma Prensibi

Nükleer güç santrallerinde elde edilen buharın ısıl enerjisinin türbinlerde mekanik enerjiye, elde edilen mekanik enerjinin de jeneratörlerde elektrik enerjisine çevrilmesi ile çalışır. Nükleer santral ile termik santral benzer çalışma prensibine sahiptir. Tek fark, mekanik enerjiyi elde etmek için ihtiyaç duyulan buharın elde edilme yöntemidir.

Nükleer santrallerde kullanılan buharı elde etmek için 2 yöntem kullanılır. Buhar elde etmek için ya doğrudan nükleer reaktör korunda açığa çıkan enerjiden ya da buhar üreteçleri vasıtasıyla yapılır.Bundan dolayı, termik santrallerde fosil yakıtların yakılması ile nükleer enerji santrallerinde bölünme reaksiyonu aynı amaç için kullanılır.

Nükleer enerji reaktörlerindeki bölünme reaksiyonlarında 1 kg uranyum U235 izotopunun parçalanması ile meydana gelen enerji 1300 ton kömürün yakılması ile ortaya çıkan enerjiye eşittir. Nükleer enerji güç santrallerinde, doğal uranyum %3 ila %4 oranında zenginleştirilerek, elektrik enerjisi elde etmek için yakıt olarak kullanılır. Nükleer enerji santrallerinde, kaçan nötronları yakalayan sistem olan moderatör olarak da ağır su veya grafit kullanılır.

Günümüz itibari ile dünyada toplam 30 ülke nükleer enerji santralleri kullanmaktadır. Bu 30 ülkede toplam 438 adet nükleer enerji reaktörü bulunmaktadır ve 2018 yılı itibariyle Türkiye dahil 56 adet nükleer enerji santrali de yapım aşamasındadır. Diğer ülkelerdeki santraller hakkında bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Nükleer Enerji’nin Yararları

Atalarımız, “Yiğidi öldür, hakkını yeme.” demişler. Bu sebepten ötürü öncelikle yararlarından bahsetmek istiyorum.

Çevreye duyarlı enerji kaynağıdır.

Nükleer enerji üretimi; kömür, doğal gaz veya petrol gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarına kıyasla atmosfere çok daha az sera gazı salmasından dolayı çevreye daha duyarlıdır ve küresel ısınmanın hızlandırıcı etkilerini düşürür.

Yüksek rakamlarda elektrik enerjisi üretilebilir

Termik santrallere göre daha fazla elektrik üretimi sağlanmaktadır. Nükleer enerji santrali kullanan ülkeler elektrik ihtiyacının ortalama olarak %30’unu nükleer enerji ile karşılamaktadır. Bu oldukça büyük bir sayıdır. Ayrıca, Türkiye gibi elektriği dışarıdan oldukça pahalı ithal eden ülkeler için ucuz, sürekli ve güvenli elektrik elde edilmesini sağlar. Elektrik çağımızda büyük gerekliliktir. Örneğin, gelecekte yaygınlaşması beklenen elektrikli otomobil gibi teknolojilerin kullanılabilmesi açısından ucuz ve sürekli elektriğe ihtiyaç daha fazla artacaktır.

nükleer enerji ile ilgili görsel sonucu

Üretilen elektriğin maliyeti daha düşük olur

Nükleer santraller yoluyla üretilen elektriğin maliyeti diğer hidrolik gibi santrallerde üretilen elektriğe oranla daha düşüktür.

Kullanılmış yakıtlar tekrar kullanılabilir

Nükleer santrallerde kullanılmış yakıt yeniden işlendikten sonra faydalı ürünler ayrıştırılarak tekrar yakıt olarak kullanılabilinir. Tekrar kullanılabilirlik üretimde maliyeti düşürür. Yenilenemeyen enerjilerle karşılaştırıldığında bu özellik oldukça kullanışlıdır.

Nükleer enerji diğerlerine göre daha verimlidir

1000 MW’lık bir Nükleer Santral 1 yılda yaklaşık olarak 1.6 milyon ton ham petrolün ürettiği kadar enerji üretebilmektedir. Nükleer santrallerde kullanılan nükleer yakıtın bir kilosu; yaklaşık iki vagon kömür ya da yaklaşık iki tank dolusu petrol yakılarak üretilen enerjiye eş değerdir. Nükleer enerji daha ucuz olmasının yanı sıra aynı zamanda bahsettiğimiz bu kaynaklara bakış daha verimlidir.

Peki Ya Yenilenebilir Enerjiler İle Nükleer Enerjide Üretilen Kadar Elektrik Üretebilir Miyiz?

İlgili resim

Yenilenebilir enerji dediğimizde aklımıza ilk olarak güneş ve rüzgar gelmektedir. Özellikle güneş enerjisi, güneş dünyamıza ışık verdiği sürece tekrar tekrar kullanabileceğimiz temiz enerji kaynağıdır. Özellikle evlerimizin çatılarına takılan güneş panelleri ile elektrik üretebilir, kullandığımız suyu ısıtabilir hatta evimizi bile ısıtabiliriz. Şimdi gelin hep birlikte güneş enerjisi için bir hesaplama yapalım.

Akkuyu Nükleer Enerji Santrali, ülkemizin elektrik enerjisinin %10’unu karşılaması hedeflenmektedir. 2017 Temmuz sonu verilerine göre ülkemizin elektrik üretimi 80.546 MW’a ulaşmıştır. Bu üretimin %34 ‘ü doğal gazdan, %31’i kömürden, %24’ü hidrolik enerjiden, %6’sı rüzgârdan, %2’si jeotermal enerjiden ve %3’ü diğer kaynaklardan elde edilmiştir. Hesapla işlemini yaparken 80.546 MW değerini kullanacağım. Günlük 3 kW/h elektrik enerjisi üreten ev tipi güneş panellerinden kullandığımızı düşünelim. Günde 72 kW enerji üreten bu paneller ayda 2160 kW, yılda 0,02592 MW enerji üretilmiş olur. Ülkemizde 19 milyon konutun olduğunu düşünürsek, 492.480 MW elektrik enerjisi üretmiş oluruz. Bu enerji bir yılda ürettiğimiz enerjinin yaklaşık 6 katı demektir. Gerisini siz düşünün.

Nükleer Enerjinin Zararları ve Nükleer Enerji Vakaları

nükleer enerji zararları ile ilgili görsel sonucu

Nükleer santrallerin yararları iyi hoş fakat çevreye verdiği birçok zarar vardır. Öncelikle herhangi bir kaza sonucu reaktörlerden oluşacak sızıntıların denizlere, göllere karışması ve bunun yanı sıra rüzgâr ve yağmur yardımıyla da atmosfere taşınması gerçekleşebilir. Burada tüm bu doğa şartları bitkilere ve sular karışacağından insan vücuduna erişimini de kolaylaştıracaktır. Bu zararlı atıklar, insanlarda kanserlere, zihinsel ve bedensel engelli doğumlara, bebeklerin organ oluşumunda oluşabilecek aksaklıklar ve eksiklikler gibi birçok hastalıklara neden olmaktadır.

Nükleer santrallerin çalışması esnasında ortaya atıklar çıkmaktadır. Bu atıklardaki plütonyum ise üst düzeyde bir zehir ve kanser nedenidir. Plütonyumların doğada bulunma süresi ise 250 yılı bulur. Nükleer santral çalışırken aynı zamanda Stronsiyum denilen bir maddenin de ortaya çıkması sağlanır bu madde yağışlar nedeniyle toprağa oradan da bitkilere geçer. Dolayısıyla bu bitkilerden yiyen hayvanların sütünden de insana geçebilecektir. Bu madde lösemiye sebep olabilir. Doğada bulunma süresiyse 280 yıldır.

Çernobil Kazası (Ukrayna)

Günümüzde hala etkilerinin devam ettiğini belirtilen Çernobil kazası, bir deney sırasında meydana gelen 20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazasıdır. Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde 26 Nisan 1986 günü meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı öğrenildi.Bu kazada 9000 kişi öldü bir çok kişinin genetiği etkilendi. Kaza öyle etkiliydi ki İngiltere’nin Galler bölgesinde kazadan iki hafta sonra saptanan yüksek radyoaktivite nedeniyle yeşil alanlara koyun ve sığırların girişi engellenmiştir.

Fukuşima Nükleer Santral Kazası (Japonya)

2011 Tōhoku depremi ve tsunamisi sonrasında, 11 Mart’ta başlayan ve halen sürmekte olan, atmosfere radyoaktif madde salınmasına sebep olan olaylar dizisidir. 7. seviye kazan olan Fukuşima kazası, 11 Mart’ta meydana gelen 9 büyüklüğünde deprem ve tsunami sonucu reaktörlerin zarar görmesi sebebiyle meydana gelmiştir.

nükleer enerji zararları ile ilgili görsel sonucu

Kyshtym Kazası (Rusya)

1957 yılında meydana gelen bu kaza Dünyadaki 3. büyük nükleer felakettir.70-80 ton yüksek radyoaktif içerikli madde açığa çıkmış ve binlerce kilometrekarelik alan yüksek dozda kirlenmiş. 1970’lerin ortalarına kadar gizlenmiş olan kazadan sonra 30 kadar yerleşim biriminin adı haritadan silindi.

Tokaımura Kazası (Japonya)

Bir grup işçinin tanklara daha zengin uranyum koymak istemesiyle felaket başladı. 21’i sivil, toplam 79 kişi yüksek radyasyona maruz kalarak hayatını kaybetti. Bu felaket 4.dereceydi ve tüm bölgeyi radyasyona sürükledi.

Görüldüğü üzere nükleer enerji kamu spotunda anlatıldığı kadar güvenilir bir enerji kaynağı değildir. Deprem ülkesinde yaşadığımız düşünüldüğünde, olası bir depremde nükleer reaktörlerin zarar görmesi depremin vereceği zararlardan katbekat fazla olacaktır. Ülkemizin konumunu düşündüğümüzde yenilenebilir enerji kaynaklarını oldukça verimli kullanacağımız aşikardır. Akkuyu Nükleer Santrali’nin bize olumsuz sonuçlar doğurmamasını umuyor, yenilenebilir enerji kaynaklarını artmasını ve nükleer santrale hiç ihtiyaç kalmadan enerjimizi üretebilmeyi diliyoruz.