Pandemi nedeniyle 2020 yılında yapılamayan Tokyo 2020 Olimpiyatlarının yapıldığı şu sıralarda, bu oyunların hayatımıza nasıl girdiği ve her şeyden önemlisi tüm ülkeleri nasıl bir çatı altında birleştirdiği bilmeyenler tarafından merak edilebilir. İlk fikir nerede oluştu, nasıl başladı, nasıl yayıldı? Bu yazımda olimpiyata dair her şeyden kısa kısa bahsedeceğim.

Olimpiyat Kavramı

Olimpiyatlar her 4 yılda bir farklı ülkelerde yapılan, çeşitli spor dallarını içeren kişisel ve takım yarışmalarını kapsayan, amatör sporcuların katıldığı büyük organizasyonlardır. Yaz, kış, gençlik gibi çeşitli isimlerle belirli dönemlerde yapılır. Ayrıca olimpiyatlar dünyanın en eski spor gösterileri olma özelliği de taşır.

Olimpiyat Tarihi

Spor ilk çağdan beri insanlık için önemli bir yer tutar. İlk insanların spora avcılık ve savaş aktiviteleri ie başladığını savunur tarihçiler. Zaman geçtikçe spor farklı alanlara evrilmiş ve yarışma kavramı ortaya çıkmaya başlamış. Bununla beraber bilinen ilk sportif yarışma ise Zeus dönemi Antik Yunan’da görülmüştür. Antik Yunanlılar, etraflarındaki şehir devletleriyle sürekli savaş halindedir. Savaşlardan bıkan Elis Kralı Iphitus, Delphie’deki kutsal rahibelerin yanına giderek bu durum için ne yapacağını sorar. Rahibe de ateşkes ilan edilip krallıklar arasında atletizm yarışması yapılmasını önerir. Böylece M.Ö. 776 yılında Tanrıların kutsal mekanı sayılan Olympia’da tarihin ilk olimpiyatları yapılır.

Olimpiyat oyunları

M.Ö. 632 yılına kadar dört yılda bir gün sadece atletizm üzerine yapıldı. 32 m genişliği ve 192 m uzunluğu olan bir alanda yapılıyordu. Daha sonrasında dört yılda 5 gün sürecek şekilde değiştirilen düzende oyunlar 1168 yıl boyunca devam etti. Bu süre boyunca sadece atletizm değil disk, cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, pentatlon ve atlı araba yarışı da yapıldı. Olimpiyatlara yalnızca özgür Yunanlılar katılabiliyordu. Kadınların ne yarışmasına ne de izlemesine izin veriliyordu. Katılan oyuncuların ödülleri ise zeytin dallarından yapılan taçlardı. Ama katıldıkları ülkelere verilen hediyeler daha büyüktü ve sırf bu yüzden oyunlara daha sıkı hazırlanırlardı. M.S. 392 yılına kadar şenlikli haliyle devam etti ancak bu tarihte Romalıların işgaliyle birlikte imparator 1. Theodosius tarafından olimpiyatlar yasaklandı.

Antik Olimpiyatların Beş Günü

Antik Yunan’da yapılan olimpiyatlarda beş gün boyunca neler olduğuna şöyle bir göz atalım,

  • 1. Gün: Yarışmacılar ve jüri üyeleri Zeus Heykeli önünde toplanıp hile yapmayacaklarına dair yeminlerini eder. Oyunlar başlamadan önce o zamanın şairleri ve tarihçileri kendi sunumlarını yaparlar ve yarışmalar başlar. Atletizm üzerine kurulduğu için ilk olarak koşu yarışları başlar.
  • 2. Gün: At ve at arabası yarışları başlar. Öğleden sonra ise boks, güreş, koşu, disk atma ve uzun atlama yarışları yapılır.
  • 3. Gün: Yarışmacılar, jüri üyeleri ve elçilerle birlikte bir geçit töreni yapılır. Bundan sonra ise yürüme yarışları başlar. Akşamına tüm halkın katıldığı büyük bir ziyafet verilir.
  • 4. Gün: Boks, güreş ve silahlı düello yarışları yapılır.
  • 5. Gün: Değerlendirmeler sonucu kazananlara zeytin dalından yapılan taçlar takılır, ayrıca zeytinyağı verilir ve eğlenceler düzenlenir.

Modern Olimpiyatlar

Olimpiyat Oyunlarının Doğuşu Ve Tarihi Gelişimi 1

Olimpiyatların kaldırılmasından 1500 yıl sonra 1892’de Fransız soylu Baron Pierre de Coubertin Dünya ülkeleri arasında büyük bir spor müsabakası düzenlenmesini teklif etti ve Olympia’nın yeniden kurulmasını istedi. Bu fikirle Paris’te yapılan toplantıda düşüncenin uygulanmasına karar verildi. Coubertin, oyunların Yunanistan’da yapılmasını istiyordu. Yardım kampanyaları ve bağışların da desteğiyle 1896 yılında Atina’da “Çağdaş Olimpiyatlar” adı altında oyunlar gerçekleştirildi. Bu olimpiyatlara toplam 14 ülkeden 245 erkek yarışmacı katıldı. Daha sonrasında farklı ülkelerde yapılmak üzere 4 yılda bir düzenlenmeye devam edildi.

Olimpiyatlar Ve Türkiye

Olimpiyat Oyunlarının Doğuşu Ve Tarihi Gelişimi 2

Türkiye ilk kez 1912 Stockholm Olimpiyatlarına çağrılmıştır. Ermeni kökenli iki atlet Vahram Papazyan ile Mığırdıç Mığıryan Osmanlı Devleti’ni temsilen gitmiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra 1924 Paris Olimpiyatlarına kalabalık bir kadroyla katılmıştır. O tarihten bu yana yapılan 1932 Los Angeles ve 1980 Moskova Olimpiyatları dışında tüm olimpiyatlara Türkiye katılmıştır. 1936 Berlin Olimpiyatlarından beri bayrağımız gönderde yükselmeye ve ulusal marşımız da çalınmaya başlandı. Türk sporcular 1976 Montreal Olimpiyatları dışında katıldıkları tüm olimpiyatlarda madalya kazanmışlardır.

Olimpiyatlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Olimpiyat Bayrağı

Olimpiyat yazan her yerde gördüğümüz beyaz zemin üzerinde iç içe geçmiş renkli beş halkadan oluşan bayrak kıtaları temsil ediyor. Bu renklerden mavi olanı Avrupa’yı, siyah Afrika’yı, kırmızı Amerika’yı, sarı Asya’yı, yeşil ise Avustralya’yı temsil eder. Hepsinin iç içe geçmiş olmasının sebebi ise dostluk ve kardeşliği simgelemesidir. Olimpiyat bayrağı ilk kez 1920 Anvers Olimpiyat Oyunlarında çekilmiştir.

Olimpiyat Meşalesi

Olimpiyat Oyunlarının Doğuşu Ve Tarihi Gelişimi 3

Meşalenin kökeni esasen Antik Yunanistan’a dayanır. Prometheus’un Yunan tanrısı Zeus’tan ateşi çalmasıyla ilgili olarak gündeme getirilir. İlk ateş Olympos dağında yakılır ve oyunların yapılacağı yere kadar elden ele taşınır ve olimpiyat alanında büyük bir ateş yakılır. Olympos ateşi ilk olarak 1928 yılında Amsterdam Olimpiyatlarında programa alındı ve daha sonrasında 1936 Berlin Olimpiyatlarından itibaren devam ettirildi.

Olimpiyat Madalyası

Antik Yunan’da dalında kazanan yarışmacılar zeytin dalından yapılan taç ile ödüllendiriliyordu. Modern olimpiyatlarla birlikte birinciye altın, ikinciye gümüş ve üçüncüye bronz madalya verilmeye başlandı. 1928 yılından bu yana bir yüzünde İtalyan sanatçı Gossoioli’nin çizdiği elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası Nike’nin kabartma resmi; öteki yüzünde ise olimpiyatı düzenleyen ülkenin ve o olimpiyatın simgesi yer alan madalyalar kullanılır. Bu madalyalar her olimpiyatta komite tarafından onaylatılarak yarışmacılara verilir.

Olimpiyat Yemini

Olimpiyat töreninde, katılan tüm sporcular ilk olarak olimpiyat yemini ederler. Organizasyonu yapan ülkenin temsilcisi katılan tüm sporcular için söyler: “Olimpiyat Oyunları’nda ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize ant içeriz.” Antik Yunan’dan beri yemin ediliyor olsa da bu şekliyle ilk olarak 1920 Anvers Olimpiyatlarında söylenmiştir.

Son olarak; şu sıralar yapılan Tokyo 2020 olimpiyatlarında yarışacak olan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum ve ne olursa olsun her zaman destekçileri olacağımızı da belirtmek istiyorum. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Kaynakça: 1 , 2

Editör: Sena Baki