Ölümsüzlüğün Yeni Modası: Transhümanizm

Ölümsüzlük isteği ve arayışları taa eski çağlardan beri var. Simyacıların arayışları, hatta Lokman Hekim’in ölümsüzlük iksirini bulduğunu fakat formülünü kaybettiğini bilmeyen yoktur. Her şey artık kendini teknolojiye uydururken ölümsüzlük arayışı da kedine son moda bir yenilik getirdi: Transhümanizm.

Transhümanizm, zeki yaşamın mevcut insan formu ve kısıtlamalarının ötesinde sürdürülebilmesi ve evrimleşmesinin hızlandırılmasının, yaşamı yücelten prensip ve değerler ışığında, bilim ve teknoloji vasıtası ile sağlanmasını öngören felsefeler bütünüdür. -Max More (1990)

Transhüman İnsanlar

Transhümanizm, H+ şeklinde ifade edilmektedir. Max Moore bu görüşün ilk temsilcilerindendir. Alexander Chislenko, James Hughes gibi düşünürler de transhümanist olarak çalışmalar yapmışlardır. Transhümanistler, bilim ve teknoloji ile insanın evrimini insanın kendisiyle ele alınacağını savunur. İnsanın biyolojik yapısının üst sınırına ulaşmasını hedefler.

Transhüman insanlar genel olarak insan üstü olarak tanımlanır. İnsanın mevcut tüm kapasiteleri ve özelliklerinin mümkün olan tüm bilimsel ve teknolojik imkanlar kullanılarak değiştirilmesi, geliştirilmesini ve tüm insanlarca erişilebilir hale getirilmesini destekleyen kültürel harekettir. Hedefleri genel olarak, insan üstü yaşam süresi, insan üstü zeka ve insan üstü sağlık kalitesidir. Aslında insanlar, ilkel çağdakiler de dahil topluca transhümandırlar; çünkü doğanın onlara sunmadığı alet, edevat, teknik ve yöntemler icad etmiş ve bunlarla yaşam mücadelelerini rahatlatmışlardır. Ateş, tekerlek, kıyafet, mızrak, kağıt, kalem ve hatta basit bir torba dahi transhümanist icattır.

Teknolojik Tekillik

Teknolojik tekillik, yapay zeka ile insan zekasının birbirinden ayırt edilmediği, onunla bütünleştiği ve artık insandan farklı görünmediği kısmı ele alır. Teknolojik tekilliğe erişildiğinde, belki de yan komşunuz yapay zekalı bir insan olacak. Beraber kısır partileri yapabilecek, belki de evleneceksiniz 🙂

Transcendence

Bilim Kurgu filmleri fazlasıyla ön görüşlü olduğu gibi, içinde geçen bazı hikayeler gerçekten de yapılabilecek düzeyde olabiliyor. 2014 yılı yapımlı, başrolünde Johny Deep’in bulunduğu bu filmin konusu aslında insanlığın bir üst boyuta ulaşmasını ve bunun sonuçlarının nasıl olacağını anlatıyor. İnsan bilincinin ne kadar ileri gidebileceğini ve fiziksel ölüm gerçekleştikten sonra, beynin bilgisayara aktarılıp aslında hala gelişip, etrafında olanları kontrol edebileceğini konu alıyor. Bir nevi transhümanizm kavramını anlatan bir film. Fakat daha çoğunu yapabilmenin farkına varma ve bu isteğin sürekli peşinden gitme duygusu, insani değerlerin git gide yok olmasına yol açıyor.

Ne dersiniz, böyle bir şey gerçekleşse nasıl olur?

Genetik Olarak Bu Mümkün Mü?

Genetik biliminin sağladığı imkanlar ile bilişsel becerilerin incelenmesi gösteriyor ki: insan DNA’sındaki çeşitlilik kusursuz bir şekilde bir araya getirilebilirse, şimdiye kadar dünya üzerinde var olanlardan çok daha yüksek nitelikte zekaya sahip bireyler var olabilirdi. Bunun sonucunda ise hem fiziksel hem de bilişsel olarak kusursuz sayılabilecek insanların toplum içindeki varlığı üremenin de etkisiyle git gide artabilirdi. İnsan genetiğiyle oynamak, insanı kusursuzlaştırabileceği gibi hatalı mutasyonlar nedeniyle bir faciaya da dönüşebilir!

Transhümanizm hareketi de tam olarak bu konunun üzerine yoğunlaşıyor: İnsanların kapasitesini biyolojik ve genetik yöntemlerin yanında, asıl olarak teknoloji ile yükseltmek. Ve olabilecek faciaları önceden hesaplayıp ona göre önlem alabilmek.

Neler Yapılabilir?

Geleceğe dönük çalışmalar arasında üzerinde en fazla konuşulanlardan bir tanesi bilinç aktarımı. Bilinç aktarımı sayesinde, bireylerin hafızası kapalı devre bir bilgisayar sistemine ya da bir bulut sisteme aktarılabilir. Buradan da biyolojik ya da robotik bir bedene aktarılarak uyandırılabilir. (TAVSİYE: Black Mirror 3. sezon 4.bölüm)

New Media Stars şirketinin Ceo’su Dmitry Itskov’un öncülüğünü yaptığı “2045 Girişimi” uzman nörologlar, robot mühendisleri ve insan bilinci araştırmacılarının ortak çalışmalarıyla, insan benliğini robot bedenine aktarmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmaların başarı şansının da %100 olduğunu düşündüğünü belirten Itskov, insan aklının imkanlarının arttıkça yaratımının da artacağını iddia etmektedir. Mamafih robotik bedenlerin de aşılacağına dair yani kendini sonsuza dek genç tutabilecek organik bedenlerin imkanı da ayrı bir çalışma alanının kapsamına girmektedir. 3d yazıcılar aracılığıyla inceleme amaçlı karaciğer üretimi yapılan günümüzde, birkaç on yıl içinde, belki de tahmin edildiği gibi 2045’te insan her anlamda ölümsüzlüğü bulabilecektir.

Transhümanizm Çağı’nın bir diğer ekseni gen terapisi ve RNA interferansı olacak. Gen terapisinin hedefi kötü genlerin iyi olanlarla değiştirilmesidir. RNA interferansı, seçici bir şekilde gen ifadesini (gen haritasını) çıkarabilir. Böylece bu iki teknoloji, kendi genetik kodumuzu değiştirebilmek için bilime ve teknolojiye şimdiye kadar eşi görülmemiş bir yetenek kazandıracaktır. Bunun da yakın zamandaki en güzel örneklerinden biridir: genetiği değiştirilmiş bebekler.

 

Tartışmaya çok açık bir konu, etik ve ahlak kavgaları sürmektedir. Daha önce sizlere bahsettiğim biohackerlar da aslında bir transhümanizm örnekleriydi. Gün geçtikçe bambaşka bir gelişme duyuyoruz. Yakında bilim kurgu karakterlerinin gerçek versiyonuyla oturup sohbetler edeceğiz ya da çalışacağız. Kim bilir belki de normal insan kalmayacak! Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz, böyle şeyler olsa nasıl olur, yorumlarınızı bekliyorum. 🙂

Kaynak Ve İleri Okuma:

  1. https://medium.com/transh%C3%BCmanizm/transh%C3%BCmani%CC%87zm-nedi%CC%87r-dd0c07437ec7
  2. https://gaiadergi.com/gelecek-teknoloji-akimi-kisaca-transhumanizm/
Bilgiyi Yay
Merhabaa :) Ben Meysa Kardelen Akan. Moleküler biyoloji ve genetik lisans öğrencisiyim. Bilime her zaman ilgili ve meraklı oldum. Sorgulayıcı ve araştırmacı olmak beni her zaman bir adım öne taşımıştır. KreatifBiri'de hem yazarlık hem de sosyal medya yöneticiliği yapmaktayım. Sizlerin eleştiri ve yorumları kendimi geliştirmekte en büyük katkı, o yüzden yazılarım hakkında merak ettiklerinizi yorumlara ya da [email protected]'a yazabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın