Günümüzde insanlık tarihinin kolektif bilgisine ceplerimizdeki akıllı telefonlardan kolayca ulaşabiliyoruz. Fakat bu bilgilerin depolanması ve saklanması oldukça büyük bir depolama alanı, aynı zamanda da büyük enerji gerektirir. Harvard Üniversitesi, modern insanlık tarihinde oldukça hatırı sayılır yenilik ve buluşlara imza atmıştır. Bu alanda da yaptıkları çalışmalar başarı ile sonuçlanmış, Harvard Üniversitesindeki araştırmacılar, organik moleküllere, bilgi okumak ve yazmak için kullanılabilecek yeni bir sistem geliştirmiştir. DNA’ların bilgi depolanmasındaki rolünün önemine vurgu yapan araştırmacılar, DNA yapılarını araştırmışlardır.

Organik Moleküllere Veri Depolanabilir Mi? 1

Araştırmacılar, DNA yerine çok sayıda amino asitten oluşan, küçük moleküller içeren oligopeptitleri kullanmışlardır. 384 küçük oyuk içeren bir mikro metal plaka kullanan ekip, bir bilginin bayt boyutunu temsil etmesi için de her oyuğa farklı oligopeptit kombinasyonları yerleştirdi. Ekip, hangi oyukta oligopeptit bulunup hangisinde bulunmadığını ise “kütle spektrometresi” kullanarak tespit etti.

Daha sonra da ikili sayı sistemi üzerine bu yapıyı inşa etmişlerdir. Eğer oyukta bir oligopeptit var ise “1”, yok ise “0” olacak şekilde kodlandı. Ekip başarılı bir şekilde gerçekleştirdiği bu yöntem sonucunda, 400 KB büyüklüğünde veri yazmayı, okumayı ve depolamayı başardı. Yapılan açıklamaya göre ise, araştırmacılar saniyede 8 bit yazma ve 20 bit okuma hızı elde etti.

Organik Moleküllere Veri Depolanabilir Mi? 2

Araştırmacılar, buldukları yeni sistemin birçok avantajının olduğunu oligopeptitlerin binlerce yıl boyunca hiç bozulmadan kalabileceğini ve bu yöntemle de uzun vadeli arşiv çalışmasının yapılabileceğini öne sürmüşlerdir.  Araştırmacıların geliştirdiği bu yöntem, hem depolama alanından hem de kullanılan enerjiden büyük oranda tasarruf edilmesi sağlayabilir.

Örneğin; bu yöntem kullanılarak New York Halk Kütüphanesi’nin tüm içeriğinin bir çay kaşığı büyüklüğündeki protein moleküllerine saklanabileceğini söyleyen araştırmacı ekip, bu yöntemi ileride daha da geliştirmek ve okuma/yazma hızını artırabilmek için çalışmalarına devam edeceklerini açıkladı. Aynı zamanda araştırmacılar “Gelecekte bu yöntem kullanılarak yüzlerce terabayt veri yalnızca kibrit kutusu büyüklüğündeki bir veri depolama birimine depolanabilir.” açıklamasıyla gelecekte bu sistemin boyutunun daha da ileriye taşınacağının sinyallerini vermiştir.