Ötekileştirme

Ötekileştirme sözlük tanımı olarak: farklı olanın düşman olduğunu ve kötü olduğunu savunmaktır.
Empatiye başkasının penceresinden bakmak deriz tanım yaparken. Ötekileştirmeye ise başkasının olduğu için o pencereye taş atmak dersek yanlış olmaz bence. Önceki yazılarımda dominant gruplardan bahsetmiştim. Ataerkil toplumda erkeğin kadın üzerindeki baskısı veya ırkçı toplumlarda siyahiler üzerine olan beyaz değilsin baskısı her zaman geçerli olmayabilir. Zenginler her zaman fakirleri ezer veya erkekler hiç baskı görmez veya suçlular hep belli gruplardır diye kurallar yok. Ortamdaki çoğunluk grup bazen azınlık olanı dışlayabiliyor.

Zengin Olmak Kötü Adam Olmak Mıdır?

Pis Yedili isminde bir dizi vardı yakın geçmişte. Oradaki slogan o yıllarda çok dikkatimi çekerdi. “Yoksullukları en büyük zenginlikleri” cümlesi kullanılıyordu her reklamda. Bu ne demek ki? Zengin olmak kötü bir şey mi? Normal olmayan anlamları bize bu şekilde mi aşılıyorlar merak ediyorum. Öteki olmak o kadar kolay ki insanlar kendisinden farklı olan her şeye öteki diyebiliyor ve öteki dediklerini dışlıyorlar. Saf kötü ve saf iyi var sadece ve öteki her zaman saf kötü çemberinde kalıyor.

normalleştirme

Normalleştirme

3.sınıfa giden kuzenimin bilmece kitabında gördüğüm bir resme göre yazıyorum: Zenci çocuklar ellerinin kirlendiğini beyaz duvara dokununca anlarmış kitaba göre. Bu sadece bilmece güldürmece kitabı ne önemi var ki? Önemi 9 yaşındakilerin okuyor olması. Bu örnek size çok uç bir örnek gibi gelebilir. O kadar belli ırkçılık olayları varken buna neden takıldın diyebilirsiniz. Kültür çocukken aşılanır. Çocuklara iyi şeyler yapmayı öğrettiğimiz gibi kötü şeyler yapmasını da biz öğretiriz… Ne olacak ki bu çocuk kitabındaki bilmeceden diyenler! Daha derin fotoğraflara geçişe alalım sizi:
Öteki, Ötekiler ve Ötekileştirme 1
Aynı çeşmeden su içmeyecek kadar ötekileştirilmiş ‘renkliler’. Bu fotoğrafa uzun yıllardır sosyal medyada rastlamış olmanız muhtemel ve gördüğünüzde belki de tepki vermediniz. Çünkü normal karşılıyor ya da eskide kaldığını artık yaşanmadığını sanıyorsunuz. Arkadaşlar gerçekçi olalım hiçbirimiz mağarada yaşamıyoruz ne olup bittiğini görmek için iki göz yeter de artar… Baskı ve işgal devam ediyor, bitmiyor… Irkçılık, köle ticareti, kadın satışı, çifte standart, erkeklere veya kadınlara ayrı ayrı baskı yapmak… ‘Biz bunların hiçbirini yapmıyoruz neden bize anlatıyorsun?’ diyorsanız çok ünlü bir söz vardır: “Kimse sınanmadığı bir günahın masumu saymamalı kendini.”

Ötekileştirme yapmadığımızı düşünüyor olmamız bunu yapmadığımız anlamına gelmez. Biraz daha iyi izleyin o herkesin bahsettiği tüm hayatınızın film şeridini. Bizler her kavramın altını boşaltıp yanlış şeylere normal gözüyle bakmaya devam ettikçe sıra kendimize geldiğinde ötekileştirilen konumunda bulabiliriz kendimizi…
Söylediğimiz hiçbir kelime öylesine veya eğlencesine olamaz. Grupları da içine alan hiçbir küfür ya da aşağılama normalleştirilemez. Biz normal gördükçe onlar maddi manevi şiddete devam ediyor.

Muhteşem Bir Proje

Gündem Kıbrıs Gazetesi’nde gördüğüm burada olmuyor fakat şimdi oluyor isimli çalışma normal görmeye başladıklarımızın ne kadar vahşice olduğunu gözler önüne sermiş:
Öteki, Ötekiler ve Ötekileştirme 2
Devamı için link de bırakıyorum çünkü son zamanlarda en etkilendiğim çalışma buydu: https://www.gundemkibris.com/m/burada-olmuyor-ama-su-anda-oluyor-galeri-p5-aid,603.html