Överken Eleştirme Sanatı: Sandviç Etkisi | KreatifBiri

Överken Eleştirme Sanatı: Sandviç Etkisi

İnsanoğlu tek başına yaşama şansı olmayan, bir araya gelip iletişim kurmak zorunda olan sosyal bir varlıktır. İnsanlar olarak varlığımızı devam ettirebilmek için çeşitli bilgiler üretmek ve bu bilgileri paylaşmak zorundayız. Günlük yaşamda, evimizde, okulumuzda, işimizde, yürüdüğümüz sokakta ve seyahat ettiğimiz otobüste birçok canlı ile iletişim kurarız. Ancak bazen vermek istediğimiz mesajı iletmemize rağmen anlaşılmadığımızı düşünebiliriz. Her ne kadar eleştiriye açık olsak da iyi eleştiri duymak bizi her zaman mutlu eder. Peki hem övüp hem de eleştirilerimizi nasıl ileteceğiz. Onun da detayları yazımızda..

women and man talking outside the building

Sandviç Etkisi Nedir?

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz.

Yunus Emre

Daniel Kahneman’e göre hikayenin en kritik noktası nasıl bittiğidir. Örneğin bir konserdesiniz 2 saatlik konseri 1.5 saati güzel geçerken 1.5 saatin sonunda bir aksilik çıkması kısa sürede çözülse bile güzel geçen 1.5 saati size unutturur ve kötü olayı hatırlatır. Fakat aynı olay konserin başında olsaydı, olay çözüldükten sonra konser daha keyifli hatırlanacaktı. Genel olarak beynimizde olayın sonucu kalıyor. Sonucu nasıl bağlarsak beynimizde o mesaj kalır.

Sandviç metodu da aslında bu prensibe dayanır. Etkili iletişimde önemli bir rol oynayan sandviç metodu, bir kişiye yapmaması gerektiği bir davranışı olumlu yönlendirme kullanılarak aktarılır. İletişime öncelikle kişinin iyi yönlerinin, düşüncesinin doğru kısmından başlanır sonra vermek istenilen mesaj verilir ardından tekrar olumlu düşünce aktarılarak iletişim bitirilir. Tıpki bir sandviç gibi.

Sandviç Etkisini Nasıl Uygulamalıyız?

sandvic tekniği

Bu yöntemde söze, olumsuz iletiden önce karşımızdaki kişinin olumlu bir yönüyle başlamalıyız. Bu olumlu yön onun kişiliği, takdir ettiğimiz davranışları ve hatta o gün seçtiği kıyafetleriyle ilgili olabilir. Bu olumlu kabul iletisi sandviç ekmeğinin üst kısmı olarak düşünülebilir. Buradan sonra asıl söylemek istediğimiz olumsuz niteliğe sahip mesajı söyleyebiliriz.

Ancak bu kısımda dikkat etmemiz gereken şey olumsuz mesaja geçiş kısmında kullandığımız bağlaçlardır. ‘Ama’, ‘Lakin’ ,‘Fakat’ , ‘Ancak’ gibi bağlaçlar kendilerinden önceki söylenenlerin değerini azaltır hatta önceki cümleyi yalanlamış olur. Başta söylediklerimiz anlamını yitirir, seçici dikkat artar ve kişi eleştirileceğinden emin bir şekilde diğer söylediklerinizi dinlemeye başlar. Ve yüksek ihtimalle de savunma durumuna geçer. Bu nedenle ‘Ama’ ve türevleri bağlaçlar yerine ‘Ve’ bağlacını kullanarak geçiş yapmak daha doğru olacaktır. ‘Ve’ bağlacı cümleye birliktelik anlamı katar. ‘Önceki söylediklerimi yalanlamıyorum, seni böyle kabul ediyorum ve bunlarla birlikte başka söyleyeceklerim de var’ demektir.

‘Ama’ yerine ‘Ve’ kullanmak, kişinin dikkatini eleştirildiği yönü hakkında savunma oluşturmaya değil, bu olumsuz yönü  düşünüp değerlendirmeye yöneltecektir. ‘Ve’ bağlacı ile birlikte olumsuz eleştirimizi ilettiğimizde sandviçin malzemelerden oluşan ikinci katını da tamamlamış oluruz. Bu eleştiriden sonra yine ilk katta olduğu gibi olumlu kabul iletisi ile son katı oluşturarak mesajımızı bitiririz.

Böylelikle hem algı duvarını ördürmemiş hem iletmek istediğiniz mesajı aktarabilmiş hem de karşınızdaki kişi için en son akılda kalacak olan pozitif duygu ile konuyu tamamlamış olursunuz. Hayatımıza bu yöntemi entegre edersek, karşımızdaki kişiyi kırmadan onu önemsediğimizi hissettirerek istediğimiz mesajı ona verebiliriz. Deneyenler işe yaradığını söylüyor. Bence demeye değer. 🙂

Bilgiyi Yay
Written by Ecem Bölük
22 yaşında bir Bilgisayar Mühendisi. Okumaya, yazmaya ve kodlamaya delicesine bağlı kreatif biri.

Leave a Reply