Kum Oyunu Terapisi; Jung’un öğrencisi Dora Kalff’ın, çocuk psikiyatristi Margaret Lowenfeld ile birlikte geliştirdiği bir oyun terapisi modelidir. Kalff, kum terapisini, Jung’un yaklaşımıyla yeniden geliştirmiştir. Bu yazımızda Jungcu Oyun Terapisi yaklaşımı ile birlikte Kum Oyunu Terapi modelini anlamaya çalışacağız. Hazırsanız başlayalım.

Jungcu Oyun Terapisi

Jungcu oyun terapisinde temel amaç, dış dünyanın taleplerinden uzak, çocuğun üzüntülü deneyimlerini anlamlandırabileceği, yansıtabileceği ve bunları olumlu bir benliğe dönüştürebileceği bir “güvenli alan” oluşturmaktır. Bu güvenli alanın temel özelliği duygusal açıdan korunaklı olmasıdır. Jungcu oyun terapistleri, bu noktada içten bir güvenlik duygusu yaratarak, çocuğu yargısız ve olduğu gibi kabul eden bir ilişki içinde, çocuğu değiştirmeye çalışmadan, kendisini iyileştirmesini destekler.

Jungcu oyun terapi seanslarında tam donanımlı bir oyun odası, bebek evi, bebek figürleri, sanat masası ve malzemeleri, kum havuzları, minyatür oyuncaklar, su masası, kuklalar, yapı taşları ve inşaat faaliyetleri gibi çeşitli araçlar kullanılır.

Terapi sürecinde terapist, çocuğun duygu seviyesinde kalmaktadır. Çünkü çocuklarda içsel gelişim ve iyileşme ancak bu sayede mümkün olmaktadır. Süreç içinde terapist, belirlenen amaçlar doğrultusunda; çocuğun bilinçaltındaki görüntüleri ve unsurları bilinçlendirip daha az sembolik, daha somut dış gerçekliğe geri dönmelerine yardımcı olmaktadır.

terapi

Kum Oyunu Terapisi Nedir?

Kum oyunu terapisi; çocukların duygusal sorunlarını anlamada,  bir travma ya da kayıpla ilgili duygularını sözsüz olarak ifade etmelerini sağlamada, ayrımcılık, şiddet ve savaş mağduru çocuklarda ikincil koruma yöntemi olarak; bireysel, aile ve çift terapilerinde ise duyguların ifadesini sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

Kum oyunu terapisi hem tanı hem de tedavi amaçlı kullanılabilmektedir. Bu bağlamda, bireysel anlamda; stresli olayları yeniden yapılandırma, ego güçlendirme, beceri kazandırma, zıt düşünceleri ve deneyimleri uzlaştırmada, alt kişilik boyutlarını birleştirme konularında etkili olduğu bilinmektedir.

Kum oyunu terapisi, bir dünya tekniği olarak bilinmektedir çünkü herhangi bir kuramdan bağımsız olarak geliştirilmiştir. Farklı kuramsal yaklaşımlara sahip terapistler tarafından tercih edilebilmektedir. Birçok farklı kültürlerdeki uygulanabilirliği de başarıyla sonuçlanmıştır.

Kum oyunu terapilerinde 300’e yakın minyatür bulunmaktadır. Kum tepsisi içerisinde yer alan her şey bireyin geçmiş, bugün, gelecek yaşantısına dair izlenimler içermektedir. Birey o günkü duygu durumuna bağlı olarak kumu ıslatabilir ya da kuru kumla çalışabilir. Islak kum, bireyin daha derin duygularıyla yüzleşmesine hazır olduğu durumlarda tercih edilmektedir.

Oyun Terapisi-4: Kum Terapi 1

Seans sonlarında oluşturulan kum tablosunun birey için o gün taşıdığı anlam tartışılmaktadır. Oturum boyunca terapist, kum tepsisine ve figürlere dokunmamaya özen göstermektedir. Tepsinin boşaltılması ise birey ayrıldıktan sonra gerçekleşmektedir. Bu kural, bireyin iç dünyasını yansıtan tepsiye özen gösterildiğini belirtmek için önemli bir noktadır.

Kum tablosunun taşıdığı anlam üzerinde durulurken; terapist, empatik ve kabul edici bir şekilde sürece tanıklık eder. Herhangi bir yargı oluşturmaz ve yorum yapmaz. Sadece “Bu sahnenin adı ne? Bu sahnede ne oluyor? Bu sahnede en güçlü ya da en zayıf kim? Bu sahneden birini çıkarsan sence yeni düzen nasıl olur? Bu sahneyi kim değiştirebilir? Bu sahnenin içinde sen var mısın? Bu sahnede en üzgün/mutlu/kızgın/ sinirli kim? Bu karakterleri bana tanıtır mısın?” gibi çeşitli sorular sorarak, danışanın iç dünyasını görmeye ve anlamaya çalışmaktadır.

Oyun Terapisi-4: Kum Terapi 2

Ayrıca terapist, kullanılan nesnelerin birey için ifade ettiği anlamını; bireyin kültürel bağlamını da dikkate alarak değerlendirmelidir. Her zaman için önemli olan, o nesnenin bireyin kendi dünyasındaki anlamını en iyi şekilde öğrenmektir. Nesne seçimiyle birlikte, nesnelerin yerleşim düzenlerine ve birbiriyle olan mesafelerine de dikkat edilir.

Artık son seanslarımıza geldiğimizde, bireye bu kum dünyasını nasıl kendisi oluşturduysa, eğer isterse kum tepsisinin tümünü boşaltmakta da özgür olabileceği belirtilmelidir. Özellikle bu son aşama, bireyin kendi içindeki gücü görmesi ve iç dünyasına dair kontrol sahibi olduğunu hissetmesi açısından önemli bir noktadır.

Kaynaklar:

Bugay A., Delevi R.(2011). Kum Oyunu Terapisi: Kuramsal Bilgiler Ve Bir Olgu Örneği. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi.

Deniz E. A.( 2019). Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin Otizmli Çocuklarda Sosyal Becerilerin Gelişimine Etkisinin İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi.