Palyaço Korkusu: Koulrofobi

Palyaçolar kimi zaman doğum günü etkinliklerinde, kimi zaman da gösterilerde ya da sirklerde insanları, özellikle de çocukları güldürmek amacıyla var olan karakterlerdir. Peki  hiç düşündünüz mü, bir palyaço bizi nasıl ve neden korkutur? Galiba bunun en büyük sebebi, palyaçoların korku figürlerinde de kullanılmaya başlamasıdır. Bu korkuyu Florida Atlantic Üniversitesi‘nden Psikolog Elan Barenholtz şöyle açıklıyor:

“İnsanlar, maske gibi bir kişinin yüzünü gizleyen herhangi bir şeyi rahatsız edici bulurlar. Çünkü bu o kişinin kimliğini ve duygusal durumunu anlayabilme yolunuzu da maskeler. Birinin güvenilir olup olmadığını, kızgın mı yoksa mutlu mu olduğunu, tanıdığımız bir kişi olup olmadığını anlamak için ilk olarak onun yüzüne bakarız. Ağır bir yüz makyajı, hele ki yüze sahte bir gülümseme de çizilmişse, bu bilgilerin çoğunu anlaşılmaz hale getirir.”

Palyaçolar son zamanlarda Amerika’nın gündeminde çokça yer almakta, sebebi ise birçok kişinin palyaço kılığına bürünerek gecenin bir yarısı insanların karşılarına olur olmadık yerlerde çıkmaları. ABD ve İngiltere’de polise “korkunç palyaço” ihbarları yağıyor. Bunun sebebinin Stephen King‘in “IT” romanının film olarak çıkmasının reklamı olduğu düşünülmüş. Her ne olursa olsun bu akımın artık son bulması gerekiyor bence insanları koulrofobiye daha çok yönlendirmekten başka bir şey değil!

Koulrofobi’nin ayrıntılarına gelmeden önce palyaçoların ilk nereden ve nasıl geldiğine bakalım. 

İlk Palyaço: Joseph Grimaldi

Palyaço

Büyük ayakkabılar, ağır makyaj vb gibi palyaçoyu palyaço yapan sıfatlar ilk olarak Grimaldi’den gelir. Joseph Grimaldi palyaçoluğun yanında pandomim de yapmaktaydı. İşinde oldukça başarılı olan Grimaldi, ağlayan palyaço imajını akıllara kazımıştır. Bunun sebebinin ise hayatında yaşadığı trajediler olduğu söylenir.

Gaddar bir baba tarafından büyütülmüştür. Olgunluk çağına gelip evlendiği zaman ise eşini doğum yaparken kaybetmiştir. Eşinden geriye ona bir erkek çocuk kalmıştır. Fakat maalesef ki oğlu erken yaşta alkol batağına düşmüştür. 31 yaşında ise alkol komasına girerek ölmüştür.

Bir yandan bunları yaşayıp bir yandan sirkte, panayırda ve sokaklarda mutlu gibi gözükmüştür. “Bütün gün zalim olurum ki gece olduğunda gülebilesiniz” sözünü söylemiş ve hep ayakta dimdik durarak hayatına renk katmaya çalışmıştır.

Zaten hayatta hep böyle olmaz mı; günlük yaşamımızda yaşadığımız derdi, sıkıntıyı, işlerimizde; belki de derslerimizde yansıtmamaya çalışırız. Sokağa çıktığımızda suratımıza ufak bir gülücük koyar yaşama devam ederiz. Sanırım hepimiz birer ağlayan palyaçolarız. 🙂

Eveet gelelim koulrofobinin sebeplerine.. Bu fobinin birçok nedeni olabilir aslında: İzlediğiniz bir film, anlatılan bir hikaye, ya da okuduğunuz herhangi bir şey.. 

Katil Palyaço: John Wayne Gacy

Palyaço

İlk olarak tarihe adını kanlı harflerle yazdırarak belki de bu korkunç palyaço figürünün ortaya atılmasına sebep olan John Gacy ile tanışalım.

Kendisi sosyal sorumluluk projesi kapsamında hastanede tedavi gören hasta çocukları eğlendirmek için hastaneye gitmiştir. Herkes John’u zayıf karakterli biri olarak bilirdi.

Eşinden boşandıktan sonra evine erkek çocukları davet etmiş, önce tecavüz edip sonra da onları öldürmüştür. Sadece kendi evinin altında 27 adet çürümüş ceset bulunmuş. Toplamda ise 33 cana kıymıştır. Ceza evine gönderildikten sonra hapishanede de boş durmamış ve hapishane duvarlarına palyaço figürleri çizmiştir. Daha sonra yargılanarak idam edilmiştir.

Stephen King-IT

Palyaço

Palyaço korkusunu sanat dünyasında yeşerten karakter Pennywise’dan da bahsetmezsek olmaz galiba.

Stephen King’in It(O) adlı romanıyla rüyalara girmeye başlayan bu karakter 1990 yılında bir mini dizi olarak hayata geçerek görsel olarak da zihinlere kazınmaya başladı. O dönem romanıyla ya da dizisiyle haşır neşir olan kişilerde palyaço korkusunu büyük ölçüde tetiklediği de söylenir.

“Korkmuş et” sevgisi yüzünden insanları korkuttuğu bilinen meşhur palyaço Pennywise o kadar yaşlı ki Büyük Patlama’dan dahi önce var olduğunu söyleyebiliriz.

1990 yapımının ardından 2017 de sinemaya da uyarlandı. Filmin yapımcısı Andy Muschietti’nin açıklamasına göre bu yeniden uyarlamada daha fazla korku ögesi oluşunun sebebi Pennywise’ın artık neşeli palyaço yerine ifadesiz palyaço olması. Eski korkulara bir de zihnimizin ifadesizlik karşısında ortaya çıkardığı kaygı eklenince ortaya korkunç bir şey çıkıyor. Koulrofobiniz varsa izlememenizi öneririm.

Şimdi asıl konumuza gelirsek: Fobiler hayatımızda bize büyük engellerdir. Kimisi karanlıktan, kimisi böcekten kimisi de palyaçodan korkar. Peki nedir bu fobi ve nasıl tedavi olabiliriz?

Fobi Nedir?

Fobi, korkunun kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkilemesi ve duygularını kontrol edememesidir. Yunan mitolojisinde dehşet tanrısına verilen isimdir. Her canlı bir birey olarak varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınmaktır. İnsan bilincinde bu kaçınma korku olarak algılanmaktadır. Korku bu haliyle kişinin varlığını, yaşamını sürdürmesine hizmet eden savunma sistemlerinin bir ön uyarı mekanizmasıdır ve yaşamını sürdürebilmesi için gereklidir. Korkunun “kontrolden çıkması” yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan ön uyarı sistemiyle uyum sağlanamadığı anlamına gelmektedir.

Kişi korkusunun, onu kaçınmaya zorladığı durumlardan kaçınmayı sağlayamamakta ya da bu kaçınma onu duygusal olarak rahatlatmamaktadır. Yine endişe ve korku içindedir, bu anksiyete onun günlük yaşamını istediği tarzda sürdürmesine olanak vermemektedir. Yaşama hizmet eden korku, yaşama karşı olan fobiye dönüşmektedir.

Koulrofobi Nedir?

Palyaço

Koulrofobi ise palyaçolara karşı duyulan korkudur. Koulro kelimesi kök olarak Eski Yunancadan gelmekte ve palyaçoların üzerinde yürüdüğü tahta bacağa denilmektedir. Koulrofobi’ye yalnızca çocuklarda değil, yetişkinlerde de rastlanmaktadır. Korkunun temel sebebi yüzün kapatılması ve insanların normalden farklı şekillere girmesinden kaynaklanmaktadır. Başka bir sebebi ise genellikle kötü işler yapan insanların yüzünü kapatmasından dolayı oluşmaktadır.

Sadece palyaçolardan değil, şaka amaçlı kullanılan korkma, ağır makyaj yapan insanlardan tiksinme, fazla boyalı ve süslü olan her şeyi çirkin görme, grafitti denilen sokak sanatında çizilen yüz resimlerinden kaçma durumudur. Yani bilinçaltında yüzünü gizleyen, maske takan insanlar veya bir şekilde abartılı olan her şey kötü diye bir algı yaratmaktadır.

Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Koulrofobi sahibi bireyler korku yaratan obje, durum veya aktivite ile karşılaştıkları zaman anksiyete belirtileri ortaya çıkmaktadır. Panik atak esnasında görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında oluşabilmektedir. Bu belirtilerin bazıları şunlardır; çarpıntı, yüz kızarması, terleme, titreme, bulanık görme, nefes darlığı, ağız kuruluğu, yutkunma güçlüğü, mide bulantısı, bilinç kaybı, tansiyon düşmesi ve bayılmaktır.

Koulrofobi tedavisi kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Hipnoz ve bilişsel davranışçı terapi ile çözülebilmektedir. Fobik tedavilerde en sık başvurulan tedavi yöntemlerinden biri kişinin fobisiyle yüzleşme yöntemidir. Kişinin anksiyete yaşatan varlık veya durumun üstüne giderek anksiyeteyi nasıl yaşadığı ve onunla nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesi istenmektedir. Koulrofobi kişinin hayatını ileri derecede etkilemediği sürece psikolojik olarak yardım almasına gerek yoktur.

Bu okuduklarınızdan sonra McDonalds palyaçosunu gördükten sonra bile hepimizin tüyleri diken diken olacak gibi. Küçük çocukların doğum günlerinde ya da eğlencelerde palyaço çıkarmak ne kadar mantıklı ya da doğrudur bilemem. Ama bu karakterin pedofili olduğu ve çocukları kötü etkilediği düşünceleri bana da mantıklı geliyor. Komik olmak için neden bir insan bir ton boyaya ve kocaman burna ihtiyaç duysun ki?

Kaynak:1, 2

Bilgiyi Yay
Tarafından yazıldı Meysa Kardelen Akan
Merhabaa :) Ben Meysa Kardelen Akan. Moleküler biyoloji ve genetik lisans öğrencisiyim. Bilime her zaman ilgili ve meraklı oldum. Sorgulayıcı ve araştırmacı olmak beni her zaman bir adım öne taşımıştır. KreatifBiri'de hem yazarlık hem de sosyal medya yöneticiliği yapmaktayım. Sizlerin eleştiri ve yorumları kendimi geliştirmekte en büyük katkı, o yüzden yazılarım hakkında merak ettiklerinizi yorumlara ya da meysakardelen[email protected]'a yazabilirsiniz.
Bu yazıyı beğendin mi?
00
1 Yorum
  1. Palyaçolar itici gelirdi bana zaten:)

Bir Cevap Yazın