Hapishane kelimesi peşinden bir suç ve suçluyu getirir. Peki hapisanedeki herkes suçlu mu?

Elbette hayır. Tıpkı 19 yaşında bir hemşireye tecavüz ettiği iddası ile müebbet alan Wilbert Jones gibi. Aldığı cezadan 46 yıl sonra dışarı çıkan Jones için adaletten bahsetmek pek de mümkün olmamıştır, bunca istismarcı dışarıda elini kolunu sallayarak gezdiği sürece.

Parmaklıklara Takılı Hayatlar

ABD’de yer alan Supermax hapishanesi koğuşları günün 23 saati hiçbir şekilde ışık almaz ve mahkumlar kimse ile iletişim kuramaz.Tek kişilik karanlık koğuşları olan bu hapishane aklınızı kaçırmanız için yeterli bir sebep olarak görülüyor. Eğer Stefen Zwek’in satranç kitabındaki mahkum kadar iyi bir satranç oyuncusu değilseniz delirmeniz an meselesi. Öyle ki tek kişilik koğuşlarda yatağınızın bile sedirden ibaret olduğu düşünülünce hareketsiz bir şekilde iletişimsiz ve uğraşsız akıl sağlığınızı ne kadar koruyabilirsiniz?

Parmaklıklara Takılı Hayatlar

Hapishaneler birer suç yuvasından ibarettir. Suç yığını ve suçlular(!). Kimi için zindan kimi için ise dinlenme tesisi konumundaki bu mekanlar dönemlik suçları ile de meşhurdur. Kışın soğuğuna çözüm olarak altı ay yatıp çıkabileceği suçlar işleyen mahkumları düşününce bu onlar için sadece kışı atlatmak için bir çözümdür.

Bilirsiniz çoğu hapishaneler öyle kalabalıktır ki değil yaşamak nefes almak dahi mümkün değildir. Tıpkı Butyrka hapishanesi gibi. Normal bünyesinin on katı nüfüsa sahip olan bu hapishanede AIDS ve Tüberkloz gibi hastalıklar yaygın olarak görülmektedir. Hijyen ve yaşam standartlarının yetersiz kaldığı bu hapishane çoğu mahkumun ölüm döşeği olmuştur.

Parmaklıklara Takılı Hayatlar

Öyle hapishaneler var ki cehennemden tek farkı ateşin olmayışı. Afrika’da ki Gitarama Central Prison buna verilebilecek en iyi örneklerden biridir. 90’larda  insanların açlıktan ölmemek için birbirlerinin etini yiyerek hayata tutunduğu bu hapishanenin günümüzde de pek değişim gösterdiği söylenemez. Hangi suçun cezası bir başkasının etini yiyerek hayatta kalabilme ile ölçülebilir? Bu, suçu suç ile cezalandırmaktan başka nedir?

Parmaklıklara Takılı Hayatlar

Günümüzde hapisten çıkan kişiler ‘Hayata kazandırılan kimseler’ olarak tekrar topluma adapte ettirilir ve bu kalıbı bir etiket gibi üzerlerinde taşımak zorunda bırakılır. Sonra da adaptasyon sorunu yaşıyor! denir. Markete girdiğinizde bile bir ürünün markası ve kalitesi sizler için önem taşımaktadır. İş sektöründe de mevzu aynıdır. Vasıfsız kimseler her daim hor görülmüştür, hele ki bu kişi eski bir mahkum ise onun için asıl zindan hapishanenin dışı haline gelir. Öyleyse asıl adaptasyon sorunu yaşayan onlar değil alışmamak için direnen biz’leriz.