Gece yarısı büyük bir patlama sesiyle uyandığınızı düşünün, aslında her şey yolundadır. O an ne yapar, ne düşünürsünüz? Çıldırıyor musunuz yoksa gece halüsinasyonlarından biri mi bu da? Hayır, hiçbiri değil, o an, bir çeşit uyku bozukluğu ve beyin hastalıklarından biri olan ‘patlayan kafa’ sendromuyla karşı karşıyasınız. Pek çok bilim insanının “sır” olarak ifade ettikleri patlayan kafa sendromuyla…           

patlayan kafa sendromu

Peki Nedir Bu Patlayan Kafa Sendromu?

Konunun detaylarına girmeden önce patlayan kafa sendromunun ne olduğunu, sürecini açıklamakta fayda var. 1876’da ABD’li doktor Silas Weir Mitchell, iki hastasının bu sorundan muzdarip olduğundan bahsetmiş. Bu sendrom klinik olarak 1920’de “beyin patlaması” olarak adlandırılmış. “Patlayan kafa sendromu” terimini ise ilk kez doktor M.S Pierce 1988’de yayımlanan makalesinde kullanmıştır. Bu sendrom bir çeşit “parasomnia” yani uyku sırasında kontrolsüz davranma hali olarak biliniyor. Bu sendromu yaşayan kişiler korkunç bir sesle uyandıklarını söylüyor. Bu sesler; silah ve bomba sesinden gök gürültüsüne, kapı çarpmasına kadar olabiliyor. Aynı zamanda sorunu yaşayan kişilerde sıkça şu cümleyi duyabilirsiniz “kafamın içinde patlamalar oluyor.” Her ne kadar adı ‘patlayan kafa sendromu’ olsa da bunun fiziksel acıyla hiçbir ilgisi yok. Ancak hastada psikolojik rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Bundan dolayı basit bir baş ağrısıyla karıştırılmamalıdır. Bu sendrom bazı kişilerde tam uykuya dalmak üzere gerçekleşirken; bazılarında da uykudan bir iki saat sonra gerçekleşiyor.

Gençlerde bu sendrom tahmin edilenden daha fazla görülüyor. Her beş öğrenciden biri uykudayken var olmayan seslerden korkarak uyandığını söylemiştir. 2015’te Washington State Üniversitesi araştırmacılarının üniversite öğrencileri arasında yaptığı araştırmada %18’inin en az bir kere hayali sesler nedeniyle uyandıkları tespit edilmiştir.
patlayan kafa sendromu

Yaşanması Muhtemel Diğer Olaylar ve Tedavisi

Sadece geceleri söz konusu olan bu duruma yalnızca sesler neden olmuyor. Buna ışık parlaması da eşlik ediyor. Onun dışında çarpıntı, nefes darlığı, artmış kalp hızı, kaygı ve yoğun korku da bunları takip ediyor.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu sorunu yaşayan kişiler yorgun ve yoğun stres altında olduklarında bu durum daha da sıklaşıyor. Patlayan kafa sendromunun maalesef tedavisi yok. Bu sendrom bazı kişilerin hayatını zehir edebiliyor. Ancak kötü seyirli olmayan bir problem olarak değerlendiriliyor. Bundan dolayı olsa gerek kişiler doktora gitme ihtiyacı duymuyorlar. Bu sorunun temeli stres olduğu için rahatlama egzersizleri ve stres kontrolüyle en azıdan uyku kalitesi artırılıp şikayetler azaltılabiliyor. 

patlayan kafa sendromu

İlaç olarak düşündüğümüzde ise mevcut ilaçların, sendromu tamamen yok etmeyip sesin seviyesini azalttığı görülmüş. Buradan anlıyoruz ve bilim insanları da söylüyor ki bu sendromun tamamen anlaşılabilmesi için daha derin ve ileri düzey araştırmalar yapılmalı. Bu sorunu yaşayan kişiler durumlarını çevresindekilerle hatta doktorlarıyla bile paylaşmamasından ötürü sendromun nadir görüldüğü düşünülse de tahminlerden çok daha yaygın. Bu yüzden bu tarz şikayetleri olan kişilerin ihmal etmeyip doktora başvurması şart.

Sağlıklı günlere, rahat uykulara..

 

Kaynaklar:

science.howstuffworks.com

sciencedaily.com

mhni.com

neurosciencenews.com

livescience.com