Günlük yaşantımızda ortalama 3000 reklamla karşılaşıyoruz. Her bir marka bize mesajlar vermeye çalışıyor. Bu mesajların kaç tanesi aklımızda kalıyor sizce? Ya da şöyle sorayım; reklamları seyreden insanların %84′ünün bir süre sonra reklamın hangi marka tarafından yapıldığını hatırlamadığını biliyor muydunuz? İşte bu yüzden tüketicinin bilinçaltında yer edinebilmek çok önemli.

Kişiliğimiz birçok farklı şeyden oluşur. Anılarımız ve düşüncelerimiz vereceğimiz kararları etkiler ve kimliğimizi şekillendirir. Tüm yaşanmışlıklarımız bilinçatlımızda bir yer edinir ve herhangi bir karar alırken bizim irademiz dışında bize yön verir. Bu yüzden işletmeler, ürünleri satın almamız için beynimizin içgüdüsel kısımlarına erişmeye çalışıyor. Bu nöropazarlama ya da satın almanın nörobilimidir.

Büyük bir şirket, ürünlerinin başarılı olup olmayacağını bilmek istiyorsa, piyasa araştırması yapar. Bu araştırma, kaç kişinin bu ürünü satın alabileceğine dair bir tahmin yürütür.

Tabii ki, bu çalışmalar her zaman psikoloji ya da nörobilimden yararlanır. Bir şeyi satın almanızın nedeni ne? Kişisel deneyiminiz bu kararda hangi rolü oynar? Bizi reklamlara karşı daha duyarlı yapan uyarıcılar var mı? Farklı reklam türlerine nasıl tepki veriyoruz?

Tabiri caizse yaşadıklarımız, anılarımız market raflarında bize pazarlanıyor! Düşünsenize bir kişi sizi tanımadan size bir hediye alıp geliyor ve paketi açtığınızda karşınızda duran bir somut maddeden ziyade bir anı, yaşanmışlık.

Nöro Pazarlama

Nöro pazarlama: Az önce bahsettiğimiz bilim insanlarının hepsi pazarlamanın bilinçsiz tarafı üzerine çalışmıştır. Örneğin, Braidot, nörobilim uzmanıdır. Pethick daha çok pazarlamanın duygusal tarafına odaklanır. Son olarak, Zak karar verme sürecinde beynimizde neler olduğunu araştırıyor.

Yine de, farklı ilgi alanları, nöropazarlama ve satın alma kararları üzerine yapılan çalışmalara uyuyor. Hepsi aynı hedefe sahip: bir şey satın alacağımız zaman zihnimizde neler olup bittiğini anlamak! Bu şekilde, kişilerin kişiliği, ihtiyaçları ve duygusal durumlarına göre reklamlar oluşturabilirler.

Son çalışmalar kararlarımızın çoğunu bilinçsizce aldığımızı gösteriyor. Başka bir deyişle, süreçte yer alan bir sürü gizli faktör vardır.

Bunu modern pazarlamaya uygularsak, alışveriş deneyimimizde duydusal yönümüzün önemli bir rol oynadığını görürüz. Bu, mantıklı bir süreç değildir. Bu yüzden, aynı ürünleri satsalar bile markalara farklı bir gözle bakarız.

Pazarlamacılar Nöronlarımıza Oyun Oynuyor 1

Nöro pazarlamanın amacı nedir?

Nöro pazarlamanın amacı, aslında satın alma deneyimi ile ilgili her şeyi analiz etmektir. Araştırmacılar, bir şeyler satın almamıza neden olacak en iyi uyarıcıları bulmak için bir dizi soru ve senaryo kullanır. Doğal olarak, bunu reklamlar, müşterinin ilgisini çekmek ve bekletme stratejileri aracılığıyla yapar.

Satın alma kararlarımızı nasıl etkileyebileceklerini öğrenmek isterler. Bunu da, davranış ve zihnimizdeki neden ve etki bağlantısını inceleyerek yaparlar. Bunu bir düşünün, aslında çok da anlamlı. Çoğu şirketin başarısı onlar için verdiğimiz kararlara bağlıdır.

En büyük şirketler, tüketicilerin ilgi alanlarını analiz edecek uzmanlar ve nöro bilim insanlarına tonlarca para harcıyor. Karar verme sürecimizi anlamak, mükemmel şekilde uyarlanmış pazarlama stratejileri oluşturmalarına yardımcı oluyor.

Bilinçaltına dair anlayış üzerine kurulu birçok reklam kampanyası zaten var. Nöroloji ve psikolojiyi bu şekilde kullanabileceğimizi hayal edebilir miydiniz? Bu sizi biraz korkutabilir ama inanılmaz olduğunu reddetmek de çok zordur.

Pazarlamacılar Nöronlarımıza Oyun Oynuyor 2

Neyden Etkileniyoruz?

Elinizde iPad adında bir ürün var. O zaman için çok önemli olan USB girişi ve flash bulunmuyordu iPad’de. Hatta kamerası bile o zamana göre beklentilerin altındaydı. Ayrıca iPad, piyasadaki ilk tablet denemesi de değildi. Peki neden insanlar yeni iPad’i alabilmek için Apple Store’ların önünde yattı, saatler öncesinden sıraya girdi?

Altın Çember Teoremi bununun yanıtını bizlere veriyor: İnsanlar senin ne yaptığını değil onu ne için yaptığını gördükleri için o ürünü satın alırlar!

Pazarlamacılar Nöronlarımıza Oyun Oynuyor 3

Marketing ve İçgüdülerin İlişkisi

1. İçgüdüsel tepkilerimiz 3 saniye ya da daha az bir zamanda gerçekleşir. 

2. Beyinde duygu süreci, bilinçli düşünce sürecinden 5 kat daha hızlı işlenir. 3. Duygular, mantıklı düşüncelere göre daha uzun süre hafızada kalır. 

4. Beynimiz görsel olanı, yazılı metine göre 60 bin kat daha hızlı işler. 

5. Beynimizin işlediği verilerin %90’ı görsel. 

6. Görsel içeren metinleri, sadece metin olan yazılara göre daha iyi kavrayıp hatırlıyoruz. 

7. İnsanoğlu, doğduğundan beri insan yüzünü çok iyi şekilde tanıyıp tanımlayabilecek bir beyin donanımına sahiptir. 

8. Beynin görselleri işleyen bölümü, duyguları işleyen bölümün yanı başında yer almaktadır. 

9. Tüm yüz görselleri dikkatimizi çeker ancak bebek yüzleri, duygusal alıcıları devreye sokar. 

kaynaklar:

https://pazarlamasyon.com/pazarlamada-psikolojiyi-kullanmanin-zamani-gelmedi-mi/

https://aklinizikesfedin.com/noropazarlama-satin-almanin-norobilimi/

http://www.marketingtr.net/tr/blog/detay/Pazarlamanin-Bilincalti-Etkisi-Noromarketing/6/65/0