Platon’un Devlet’inde Kadının Rolü

Platon’un kadınlarla ilgili en temel argümanını Devlet kitabının V. kitabında açıklar. Koruyucuların ve yöneticilerin sınıfını bu kitapta belirler. Kadınların bu devlette yer alıp almayacağı görev verilip verilmeyeceği de bu kitapta tartışılır. Hayatın tamamını kapsayan bir ideal devlet kurmak istediği için Platon; eğitim, kadın – erkek sorunlarını inceler ve aile ilişkileri gibi konuları da bir düzene sokar. İdeal toplumda kadınların konumu ne olacak? Adil olmak, kadınları da kapsayacak mı? Eğitim durumları erkeklerle bir olacak mı? Gibi sorularla kadınların konumunu ve statüsünü yorumlayacağız.

İdeal Devlette Kadın

Platon; söz konusu İdeal Devlet’in ana teması adalet olduğu için ve adaleti sağlamak, adaleti bütün polise nüfuz etmeyi dert ettiği için kadınlar konusunu örtbas etmez. “Her şeyi birlikte yapmaları gerekir.” Söyleyerek hemen de kabul eder. Doğaları gereği fiziksel olarak kadınların zayıf olduğu kabul edilir fakat aynı iki canlı olduğu için aynı eğitimden aynı müzik ve beden eğitiminden geçebileceğini savunur. At binmelerinden, silah kullanımına ve estetik derslerine kadar aynı eğitimden geçilmesi gerektiğini savunur. Platon bu görüşü şöyle destekler: “Karadeniz dolaylarında Sarmat[1] adı verilen boyun kadınları yalnız binicilik konusunda değil, ok ve başka silahlar kullanma konusunda da erkeklerle bir arada aynı eğitimi almakla yükümlüymüşler.” Gibi bir düşünceyle eşit davranmaya çalışır. Fakat burada Platon ince bir ayrıma gider.

insanlar

 

Platon’un insanların cinsiyetlerine göre değil de işe yatkın olup olmayacağına göre bir ayrım yapar. Her iki cinsin yapılabileceği düşüncesinden vazgeçmez. Her iki cinsiyette de doğal yeteneklerin benzer bir biçimde bulunduğu anlayışını savunur. Kadınlar arasında yetenek ve görevler planını yaparken eğitim dağılımının temelinde doğal yetenek, beceri ve neye eğilimde olduklarını da bulmak ister. Platon doğasına uygun muhafız yeteneklerini barındıran ona eğilim gösteren bir kadın çıkarsa, koruyuculuk eğitimini erkeklerle aynı formatta verilebileceğini savunur. Dolayısıyla genel olarak düşünüldüğünde kadınların ideal toplumdaki yeri yetenekleriyle ölçülüdür. Fakat Platon bu durumu da göz önünde bulundurur: “Yalnız dişilere iş yaptırırken, onların daha zayıf olduğunu göz önünde tutmalıyız.’’ Gibi bir tedbirde alır. Bu bakımdan Platon kadınlara ağır işte görev almayacağını belirtir ama doğurganlık özelliğinin sadece kadınlara özel olduğunu da aktarır.

Sosyal Hayat

Kadınları erkeklerden ayıran özellik ise günlük ev işleri, çocuklara bakmak ya da el işleri olarak görülebilir. Fakat yetenekmiş gibi görülen bu ayrım, aslında ideal devlet içinde kadının yeri ne biçimde olduğunu özetlemektedir. Kadın üstün yetenek ve zekâya sahip biri olabilir, kadın yönetici olabilir. Fakat bir bütün olarak düşünüldüğünde ise eksikliği hemen fark edilebilir. O bir bütün olarak tam değildir, hep bir eksiği vardır. Yetenekler, doğuştan eşit olarak dağıtılmıştır ve bütün işlerde kadının da erkeğin de doğası gereği payı vardır.  Ama kadın cinsi, her yerde erkekten daha zayıf, daha güçsüz, daha yardıma muhtaçtır, algısı hâkim olduğu söylenebilir. Bu bakımdan Platon şu cümleyi kullanır. “Kadınında erkeğinde yaradılışları aynıdır; sadece biri zayıf, diğeri daha güçlüdür.” diye ifade eder.

Kadınların yetenekleri ışığında erkeklerle aynı işi yapmaya elverişli bir doğaya sahipseler alacakları eğitim aynı olacağını savunur. Platon bu doğrultuda, kadını aktif hale getirir. Fakat kadının görevini yerine getirmekle yükümlü olduğu için annelik göreviyle uğraşmayacağını, annelik göreviyle yükümlü olan kişilere bırakılacağını ister. Doğan çocukların ise Devletten uzak bir semtte yetişip sadece İdeal Devlet’e hizmet edeceğini savunur. Bununla kalmayıp, Platon İdeal Devletteki kadınların doğurganlığını kontrol eder. Zeki kadın ve erkeğin daha sık çiftleşmesini, zekâ seviyesinin düşük olanların ise daha seyrek çocuk yapmasını ister. Doğuştan sakat çocukların ise yararsız olduğu için karanlık bir mağarada bırakılmanın doğru olduğunu savunur.  Tam olarak baktığımızda kadınlara; fiziksel, düşünsel ve cinsel olarak bir müdahalede bulunulur.

people

Özetle; kadınların kendi doğaları işlevsiz değildir. Eğitimle, öğrenmeyle o doğaya şekil ve sorumluluk verilebilir. Erkeklere has işlere yetenekleri varsa eğitime tabi tutularak doğasına uygun bir görev verilebilir, uzmanlaşabilir. Örneğin ebelik sanatının, kadının iyi yönünü teşkil ettiğini düşünen Platon, kadınların doğum gibi işlerde uzman oldukları için ona ait bir özellik olarak görmektedir. Devletin bütünlüğü için kadınların toplumdaki yeri önemlidir. Fakat kadınların duygularına, sevgisine, biriyle özgür bir şekilde yaşamasına izin verilmemiştir. Devletin politikaları kadın-erkek gözetmeksizin en önde gelmektedir. Dolayısıyla erkek ve kadının hayatı, cinselliği, eğitimi, toplumdaki yeri ve sosyal çevresinin en önde düzenlenip ona göre yaşanıldığını görmekteyiz.

Kaynakça

Derya Karaaslan, “Antik Yunanda Kadın Olmak”, Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt: 1, sayı: 2, 2014.

Nihal Petek Boyacı, “Platon’da Kadın Sorunu Üzerine Bir Tartışma”, Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, sayı:18, 2014.

Platon, Devlet, (Çev. Işık Soner), Kaynak Yayınları, İstanbul 2013.

Platon, Yasalar, (Çev. Candan Şentuna – Saffet Babür), Kabalcı Yayınları, İstanbul 2012.

[1] Sarmatlar; Karadeniz’in kuzeyinde M.Ö 2.yüzyıldan- M.S. 2. Yüzyıla kadar yaşamış kadın savaşçılar.

Paylaş!
  • 12
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

2 Yorum

  1. Ali Özdemir
    • cumalidemirel