Türkler, tarih boyunca çeşitli milletlerin etkisinde kalmış ve birçok kültürden etkilenmişlerdir. Bu sebeple  Türkçe, dünyanın en zengin ve köklü dillerinden birisi haline gelmiştir. İçerisinde yabancı kelime bulunduğu gibi aynı anlamı taşıyan birden fazla kelimenin varlığından söz edilebilir. Plaza Dili hayatımıza girene kadar  zengin bir dil olma özelliğini yitirmemiştir.

Plaza Dili Nedir?

plaza dili ile ilgili görsel sonucu

Plaza dili; günümüzde birçok kurumsal şirket çalışanı arasında Türkçe’nin yerini almıştır. Türkçe karşılıklarına göre havalı olduğu düşünülen  İngilizce kelimeler serpiştirilmiş, ek kelimeler ile zenginleştirilmiş gayrı resmi bir dildir. Sosyal statü uğruna Türkçe’den nasıl feragat edildiğini ve dilimizin nasıl katledildiğini görmek adına bugünlerde herhangi bir plaza çalışmak yeterli. Fakat öyle imkanım yok diyorsanız size 2-3 örnek sunacağım. Elbette öğrenmenize gerek yok, Türkçe’miz kesinlikle daha güzel. 🙂

Plaza Dilinde Bazı Kalıplar

Assign etmek: Bir iş için birini görevlendirmek. Örneğin: Projeyi yeni arkadaşa assign edelim lütfen.

Attach etmek: E-postaya bir belge ya da dokümanı eklemek Örneğin: Sunum dosyasını ajans ile paylaştığınız maile attach ettiniz mi?

Canlıya almak: Bir sistemi test aşamasından çıkarıp çalışır duruma getirmek/başlatmak. Örneğin: Testlerde bir sorun ile karşılaşmazsak sistemi haftaya canlıya alırız.

CClemek: Bir kişiyi e-postada bilgiye eklemek. Örneğin: Sunum dosyalarını paylaşırken marketingi de ccler misiniz?

Nice-to-Have: Olsa güzel olur. Örneğin: Arkadaşlar öncelikle bu proje bizim için must mı nice to have mi ona karar vermemiz gerekiyor.

Off day: Tatil günü Örneğin: Bugün işleri tamamlamam lazım. Yarın offum.

Off the record: kayıtdışı Örneğin: Off the record söylüyorum. Bu yıl şirkette işler pek iyi gitmiyor.

-yor olacağım: -acağım. Yapacağım yerine yapıyor olacağım, gideceğim yerine gidiyor olacağım şeklindeki kullanımlar ile plaza dili kullanımınızı pekiştirir, havanıza hava katarsınız. Örneğin: Yıl sonu raporunu maile attach ediyor olacağım.

Türkçe’ye Karşı Uydurukça

Duyduğumda en çok mutlu olduğum projelerden biriydi kendisi. Eczacıbaşı Holding başkanı Bülent Eczacıbaşı ‘uydurukça’ ismini verdiği plaza dilini şirketinde yasaklamış. Yasaklı kelimeleri kullananlardan kelime başına 5 TL alınarak Eczacıbaşı Gönüllüleri’ne aktarılıyor ve bu paralarla okullara sözlükler alınıyor. Konunun detayı için Bülent Eczacıbaşı’nın Ayşe Arman ile gerçekleştirdiği röportajı inceleyebilirsiniz. Marka 2016 konferansındaki Gülse Birsel ile olan röportajında Bülent Eczacıbaşı: “Plazalarda çalışanlar böyle bir dil kullanmaya başladı. Bu dili ne halk anlıyor ne de İngilizler anlıyor.” şeklinde esprili dille düşüncesini belirtmiştir.

Dil Körelmesine Dur De

Bir plaza adayı olan Ford Otosan’da bu işe bir el atmış. Sosyal medyada “Dil Körelmesine Dur De” başlıklı bir video paylaşmış. Ford Otosan projeleri için: “İş hayatında Türkçe konuşurken İngilizce kelimeler kullanmak seni herkesten farklı biri yapmaz! Asıl güzellik Türkçemizi tam ve doğru kullanmak! Dilimizde karşılığı olan İngilizce sözcükleri günlük kullanımından çıkar.” şeklinde tanımlıyor.

Asıl güzellik, dilimizi olduğu gibi kullanmakta. Kalbini kıpırdatan şiirleriyle, içini buran öyküleriyle sevdiğin bu dilin bozulmasına izin verme. Plaza diline dur de!