Ketojenik diyet (KD), ilk olarak 1911 yılında Fransız doktorlar Guelpa ve Marie’ nin kullanımıyla tıp literatürüne girmiştir. 1920’li yıllardan bu yana da başta ilaca dirençli çocuk epilepsi hastalarında olmak üzere otizm hastalığında ve profesyonel sporcu beslenmesinde tercih edilmektedir.

Epilepsideki Rolü

Epilepsi hastalarında bu diyetin tercih edilmesi 1921 yılında Dr. Rewie’ nin dirençli epilepsisi olan çocukların tedavisinde açlığın en başarılı yöntem olduğunu raporlamasıyla başlamaktadır. Açlık durumunda vücutta yağ yıkımı gerçekleşmeye başlar ve vücut enerji olarak yağ asitlerini kullanır. Kaslar ve diğer vücut dokuları enerji olarak yağ asitlerini kullanmaya başlar. Yağ asitleri büyük yapılı maddeler olduğu için kan – beyin bariyerini geçemez ve vücuda yeterli enerjiyi sağlayamaz. Bu nedenle KD, 1924 yılında açlığın biyokimyasal etkilerini taklit edebilmek için planlanır. KD bu noktada günlük almamız gereken enerjinin %80 – 90 civarının yağlardan sağlanması ile açlıkta oluşan enerji sistemi ile benzerlik oluşturur.

Ketojenik diyette yağ asitlerinin parçalanmasıyla oluşan keton cisimcikleri, yağ asitlerinin aksine kan – beyin bariyerini geçebilir ve kandaki düzeyleri arttığında beyin, kalp ve kaslarda enerji kaynağı olarak kullanılabilirler. Bir süre sonra beyin enerji kaynağı olarak keton cisimciklerini kullanmaya adapte olur. Diyetin amacı; ilaca dirençli çocuk epilepsi hastalarında epileptik nöbetleri kontrol altına almaktır ve yapılan çalışmalar diyetin iyi nöbet kontrolü sağladığını göstermektedir. Olumlu yönlerinin olduğu çalışmalar çok sayıda olsa da bu diyetin olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Özellikle her epileptik nöbet tipinde etkili değildir ve erişkinlerde nöbet kontrolü sağlamamaktadır. Bulantı, kusma, gastrik rahatsızlıklar gibi yan etkileri çoktur ve uygulaması maliyetlidir. Çok sayıda besin kısıtlaması içerdiğinden uyum sağlamak ise zordur.

ketojenik diyet

Ketojenik Diyet Ne İçeriyor?

Esas olarak ketojenik (yağlar) ve antiketojenik (karbonhidratlar ve proteinler) besinlerin belirli oranda verilmesiyle oluşmaktadır. Yukarıda da bahsettiğim gibi içerik olarak günlük almamız gereken enerjinin yaklaşık %80 – 90’ı yağlardan sağlanmaktadır. Geriye kalan enerji açığı ise çok az miktarda karbonhidrat ve bir miktar protein ile tamamlanır. Bakıldığında uygulaması zor olan diyet modellerinden biri olan KD planlanırken proteinli besinler büyük ölçüde sınırlanır, karbonhidrat grubundan ise sadece meyve ve sebze tüketilir. Yağ grubunda ise yumurta, tereyağ, margarin, sıvı yağ, krema, mayonez ve et/balık diyetin büyük bir bölümünü oluşturur. Ayrıca diyetin planlanan öğün saatlerinde tüketilmesi ve uzun süre uygulanması diyetten gereken yararın sağlanması için şarttır.

Popüler Diyetler: Ketojenik Diyet 1

Sporcular Neden Uyguluyor?

Son yıllarda sporcular tarafından bilinçsiz ve profesyonel olmayan şekillerde uygulanmaya çalışılan KD, vücuttaki yağ dokusunun daha hızlı yakılabileceği düşüncesine dayanıyor. Birçok profesyonel sporcu ile yapılan çalışmada antrenmanla birlikte uygulanan KD’nin kilo verimini ve vücut yağ depolarının kullanımını sağladığı ancak performansı arttırma konusunda çelişkilerin olduğu bildirilmiştir. Sonuç olarak kesin ifadelerle konuşabilmek için çalışmaların yetersiz olduğu vurgulanmıştır.

Popüler Diyetler: Ketojenik Diyet 2

Birçok epilepsi, otizm hastasının tedavisinde sıkça kullanılan ketojenik diyetin ne kadar olumlu etkileri olsa da bu diyete farklı vücutlar farklı yanıtlar verebilmektedir. Bu nedenle bu diyet türünü seçen kişilerin çok sıkı takip edilmesi, doğru beslenme protokollerinin uygulanması, mutlaka doktor ve diyetisyen eşliğinde takip edilmesi gerekir çünkü bilinçsiz uygulanan her beslenme yönteminde olduğu gibi ketojenik diyet de çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Kaynakça: 1, 2, Hastalıklarda Beslenme Tedavisi, Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi ALPHAN

Editör: Berfincan Doğan