İnternetle haşır neşir olduğumuzdan beri, reCaptcha ve bot testleri ile karşılaşıyoruz. İsimleri yabancı gelmiş olabilir fakat yazıyı okumaya devam ettikçe hem hatırlayacak hem de arkasındaki gerçekleri öğrendikçe şaşırıp kalacaksınız. Hadi gelin hep birlikte ayrıntılara bakalım!

Animation-Modern-Flat-Chat-Bot-With Speech-Bubble-Icons-Stock

Bot Nedir?

Bot, bilişim dünyasının “Robot” kelimesi yerine kullandığı bir terimdir. Verilen görevi otomatik olarak yerine getiren sistemlere verilen isimdir. Botlara en basit örnek arama motorlarının kullandığı indeksleme teknolojisi verilebilir. Bu botlar web sitelerini ziyaret ederek, aradığınız bilgiyle ilgili en alakalı siteleri bularak size sunar.

Botların faydalı işler için kullanıldığı gibi kötü amaçlar için geliştirilmiş örnekleri de mevcuttur. Bunlardan en bilinen örneği, konser ve maç biletleri satan sitelere yapılan botlardır. Biletler satışa açıldığı anda botlar konser veya maç için bilet almaya çalışan kişilere göre daha büyük bir avantajla en iyi yerlerdeki biletleri alabilirler. Botların bilet satışında insanlara göre avantajlı olma sebebi bilgisayarların algılama ve karar verme süresinin daha kısa olmasıdır. Ek olarak botlar arka planda çalıştıklarından işlemleri daha hızlı gerçekleştirir. İnsanların işlemi gerçekleştirebilmesi için sitenin açılmasını bekler ve fareyle butona basması gerekir. Sizin için çok kısa süreler gibi görünse de bilgisayarlar için milisaniyeler bile çok önemlidir.

Peki ya kötü amaçlı botları siteler nasıl önlüyor diye soracak olursanız? İşte burada reCaptcha teknolojisi devreye giriyor.

reCaptcha Nedir?

Google- güvenlik doğrulaması -reCAPTCHA'nın-yeni-versiyonu

2003 yılında Carnegie Mellon Üniversitesi’nde Luis von Ahn ve ekibi tarafından bu botlara çözüm olacak bir teknoloji geliştirildi: CAPTCHA ! Uzun hâli Completely Automated Public Turing Test to Tell Computers and Humans Apart olan Captcha teknolojisi, bozulmuş yazı parçalarını kullanıcıya sorarak doğrusunu bulmaya yönlendiriyordu. İnsanlar bu captchaların doğrularını ayırt edebiliyordu. Fakat botlar o dönemde bu teknolojiyi çözecek yetenekte değildi ve BAM! Botları yenmiştik.

Birçok internet sitesi bu captcha teknolojisini kullanmaya başladı. Böylelikle biz kullanıcılar bir konser bileti satın alırken veya yeni bir e-mail adresi açarken karşımızdaki captchaları yanıtlamaya başladık. Her gün kullanıcılar olarak milyonlarca captchaya cevap vermeye başladık. Captchaların mucidi Luis von Ahn verilen milyonlarca cevabı kullanmaya karar verdi. Captchaları taranmış fiziksel kitaplardan alınan parça halinde sunmaya başladı. İnsanlar bu parçaların doğru cevaplarını yazdıkça aslında bilgisayarın çözemediği karmaşık parçaların çözülmesine yardımcı oldular. Verilen cevaplara göre oluşturulan eğitim seti sayesinde yapay zekâ modelleri karmaşık yazıları çözmeye başladı. Böyle kitapların dijitale aktarılması sağlandı. Von Ahn bu projeye “reCaptcha” adını verdi. Sloganı ise: “stop spam read books” olan bu proje ile günde 100 milyon kelime kullanılmasıyla yılda 2.5 milyon kitap dijitalleştirilmiş oldu.

Dijitalleştirme sürecinde The New York Times 1800’lü yıllardaki arşivinden günümüze kadar tüm arşivini dijitalleştirilmiş oldu. Aynı şekilde Google News ve Google Kitaplar, eski kitapları ve gazeteleri bu şekilde dijitale aktardılar. Ayrıca Google bu teknolojiyi başka alanlarda da kullandı. Google, Google Maps üzerinde görülen binaların numaralarının resimlerini captcha olarak sunmaya başladı. Böylelikle resimlerde ayırt edilemeyen numaralar çözümlenmiş oldu. Artık Google dünya üzerindeki tüm binaların numarasını biliyordu.

Her şey iyi gidiyordu, captcha teknolojisi bot sorunlarını çözmüş gibiydi. Fakat bot sorununu çözerken arkasından başka sorunlar getirmişti. Sorunlardan ilki: captchaları çözen ücretli hizmetler ortaya çıktı. İkinci sorunsa görme, işitme ve disleksi sorunları olan insanlar bu captchaları çözmekte zorlanıyorlardı. Son olarak da teknoloji hızla gelişiyordu. Bilgisayar görmesi, görüntü işleme teknolojileri oldukça başarılı sonuçlar çıkartmaya başlamıştı. Bunun üzerine Google mühendisleri daha karmaşık captchalar üretmeye başladılar. Bu captchaların insanlara ve bilgisayarlara çözdürdüler. İnsanlar bu captchaların %33’ünü doğru bilirler bilgisayarlar %99.8’ini doğru bildi ve BOM! Captcha teknolojisi miladını doldurmuş oldu.

reCaptcha’dan “I’m not a robot” Teknolojisine Uzanan Yol

Ben Robot Değilim ! reCaptcha ve Bot Testlerinin Arkasındaki Sır Perdesi 1

Görüntü işleme teknolojilerinin gelişmesi ile Google mühendisleri bu sorunu çözmek için arayışa girdiler. Bu arayış sonucunda şu an kullandığımız “I’m not a robot” teknolojisi ortaya çıktı. Bu kutucuğa tıkladığınızda sistem Google’a sizin IP adresinizi, ülkenizi, işlem yaptığınız zaman (timestamp) ve onay kutusuna girmeden önce imlecinizi hareket ettirme şekliniz gibi bilgileri gönderiyor. Bu bilgiler ile sizin bot veya insan olduğunuz ayrımı yapılıyor. Fakat Google mühendisleri hâlâ bu yöntemden de pek emin değiller.

Bu yöntemle birlikte denedikleri diğer bir yöntemse resimli captchalar. Google bazı resimler göstererek içerisindeki nesneleri işaretlenmesini istiyor. Şu dönem için bu yöntemler yeterli görülse de yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle bu yöntemlerde devre dışı kalacak ve bilgisayarlarla savaşacak çok farklı yöntemler geliştirilecektir. Captchalar hakkında bilimsel anlamda daha fazla bilgi edinmek isteyenler için aşağıya bir kaç makale bırakıyor olacağım. Keyifli okumalar dilerim.

KAYNAK