Tarih sahnesinde cesur ve savaşçı imparatorlar bulunmuştur. Ancak istisnaları da yok değildir. Bazı durumlarda öyle hükümdarlar gelmiştir ki insanları hüzünlendirecek hayatlar yaşamıştır. Bunlardan biri de hayatı şanssızlıklarla dolu olan, imparatorluğu bile geç kabul gören Claudius’tur.

Tam adı Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus olan Claudius, M.Ö. 10 yılında İtalya dışında Galya adında bir şehirde doğmuştur. Drusus ve Küçük Antonia’nın oğludur. Çocukluğundan beri tarihe büyük bir ilgisi olan Claudius, siyasete karşı aynı tavırda değildir. İlk siyasete atıldığı zaman ise yeğeni Caligula ile birlikte M.S. 37 yılında yönetime katıldığı zamandır. Caligula bu sayede imparator olmuş fakat Claudius ise devlet işlerinden uzakta tutuluyordu. Sebebi ise yaşadığı fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklarıydı.

Rahatsızlığı

claudius

Tarihçi Suetonius’un tasvirlerine göre Claudius’un hastalığı oldukça detaylı anlatılmıştır. Dizlerinin zayıflığı, başının titremesi, ağzından sürekli salyalar akması gibi durumlar Clauidus’ta gözlenmiştir. Anlatılana göre de Claudius’un sesi hiçbir insanın ya da hayvanın sesine benzemez ve elleri de oldukça zayıftır. Seutonius’a göre, Claudus’un sakin halde olduğunda herhangi bir fiziksel hastalığı gözlenmemiş ancak gerildiği ve sinirlendiği an bu belirtiler kendini göstermeye başlamıştır. 1900’lerin modern teşhislerine göre de yaşadığı bu hastalığın çocuk felci olduğu söylenmiştir.

İlgi Alanları

Claudius siyasetle fazla ilgili değildi ancak ilgi alanlarını farklı yönlere taşımıştı. Kendini iyice okuma yazmaya adamış, özellikle tarih alanında kendini oldukça geliştirmiştir. Bunun yanı sıra edebiyatla da ilgilenmişti. Bazı kitaplarda yazmıştır ancak birçoğu günümüze ulaşmamıştır.

Hükümdarlık Dönemi

Roma'nın En Şanssız İmparatoru: Claudius 1
Caligula

Halk 37 yılında Caligula’nın kendilerine karşı sert ve zalim tavırlarından dolayı isyan durumundaydı. Claudius ise siyasetle hala uğraşmamaya kararlı olarak devam ederken Caligula, isyancılardan birinin suikastine kurban giderek ölmüştür. Claudius ise ailenin son erkek ferdidir ve kendinin de öldürüleceğini düşünerek bir süre saklanır. Ancak askerlerin amacı onu öldürmek değil imparator ilan etmektir. Hastalıklarından dolayı imparator olmasını istemeyen halk, bir anda onu imparator olarak seçmiştir.

İmparator olduktan sonra kendi yapabileceklerinin sınırını aşmış ve hükümdarlığı sürece de oldukça verimli bir dönem geçirmiştir. Kısa süre içerisinde Britanya’yı Roma topraklarına katmıştır. Ayrıca bazı mahkemelere yargıçlık yapmış, süreci en verimli ve en akılcı şekilde ilerletmiştir. Senatodan çıkan kararlara da saygı göstermiştir. Bu duruma halk sinir olup isyan çıkartmaya kalksa da işe yaramamıştır.

Ölümü

İmparatorluğu istikrarlı şekilde ilerlerken, M.S. 54 yılında son karısı ile yaşadığı kavgalar iş hayatını da derinden etkilemiştir. Hatta bazı eski tarihçilere göre karısının Claudius’u zehirlediğini iddia ederler. 37-54 yılları arası yaptığı hükümdarlığa da bu şekilde son verilmiştir. Yeğeni Caligula gibi o da bir suikaste kurban gitmiştir.

Claudius başarılı bir hayata, başarılı bir imparatorluk dönemi sürdürmesine rağmen, fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkları yüzünden hep yok sayılmış ve hor görülmüştür. Ancak bu durum onu imparatorluk döneminde etkilememiş ve başarılı politikasını yaşamı boyunca her zaman uygulamıştır.

Kaynak: 1

Editör: Sena Baki