Korona virüs tüm hayatımızı alt üst etti. İkinci dalga geldi gelecek derken korona virüsle beraber yaşamaya alıştırmaya çalışıyoruz kendimizi. Tabii korunarak ve önlememizi alarak. Virüsten korunmaya çalışırken bazılarımız dezenfektan, bazılarımız kolonya ya da antibakteriyel jelle kafayı bozmuş durumda. Peki hangisini alsak, hangisini kullansak daha etkili olur acaba?

Ortalama bir insanın her 2-5 dakikada en az 1 defa yüzlerine dokunduğunu biliyor muydunuz?

Sabun Korona Virüsü Yok Eder Mi?

Dolayısıyla eğer virüs elinize ulaşacak olursa, yüzünüze ve solunum yollarınıza ulaşması saniyeler bile sürmeyecektir. Peki ne kullansak virüsü öldürebiliriz? Bu sorunun cevabı inanılmaz derecede önemli. Öncelikle yukarıda bahsetmiş olduğumuz temizlik ürünlerinden herhangi birini kullanırken ki amacınız virüsü öldürmek ve kendinizi güvende hissetmek. Tamam da nedir bu virüs? Ve kastımız illa ki korona virüs mü? Elbette hayır. Virüsler göremediğimiz, mikroskobik boyutta canlılar. Ve birçoğu hastalık yapıcı.

Virüs Nedir?

Öncelikle virüsler nano boyuttaki parçacıklardır. Korona virüste bu bilgi dahilinde bir nano parçacıktır diyebiliriz. Nano parçacıklar üzerilerinde bulundukları yüzeyle etkileşime geçebilirler. Yani derimiz, çelik, odun, kumaş, boya ve porselen gibi farklı yüzeylerde virüsler etkileşim sağlar. Üstelik her yüzey için farklı cevapları vardır. Bazı yüzeyler onların yaşaması içi elverişliyken bazı yüzeylerde ise kısa sürede ölebilirler. Derimiz ise birçok virüs için güzel bir evdir. Yumuşak derimizden vücudun içine kolayca nüfuz etmek onlara cazip gelir.

Daha öncede bahsettiğimiz gibi virüslerin hepsi hastalık yapıcı değildir. Dünyada trilyonlarca virüs çeşidi var eğer her biri hastalık yapsaydı zaten insanoğlunun yaşaması imkansız olurdu. Hatta hiçbir canlı yaşayamazdı.

Virüs Nasıl Çoğalır?

Mesela bir virüs vücudunuza girdi diyelim; bu virüs kendine vücudunuzda bulunan herhangi bir hücreyi seçer ve virüs sizin hücrenizin kılığına girer. Böylece hücreleriniz onun bir virüs olduğunu fark edemez. Fark edememesi demek içinizde hain bir virüs olması ve vücut fark etmediği içinde ona saldırı mekanizması oluşturmaması demektir. Bu durumda hiçbir zorlukla karşılaşmayan taklitçi virüsümüz hücrenize bağlanır. Ve bağlandığı hücrenin kafasını karıştırıp ona kendi RNA’sını ürettirmeye başlar. Anlayacağınız üzere virüs hücrenizin beynini ele geçirir ve sayısını o hücrenin enerjisiyle arttırır. Kendisi hiçbir enerji harcamaz. Dolayısıyla hem hiç enerji kaybetmez hem de sayısını arttırmış olur.

Sabun Korona Virüsü Yok Eder Mi?

Sayısı artınca, üretilen diğer yeni virüsler de aynı şekilde gizlenerek diğer hücrelere bağlanır, bağlandığı hücrenin beynini ele geçirir. Ve tekrar bir üretim döngüsüne girilmiş olur. Bu sinsi mekanizma sayesinde virüs vücudun içinde çoğalır, hem de kendi hücrelerinizle çoğalmış olur. Hücre içinde yeni oluşan virüslerden dolayı hücre git gide şişer, şişeer ve sonunda patlayarak ölür. Hücre ölür fakat içindeki virüsler dört bir yana işgalci misali dağılırlar. Yani kendi hücrelerinizin ölümü ve içten içe bir enerji tüketimi söz konusu. İşte bu yüzdendir ki virüs vücuda girdiği zaman siz halsiz hissedersiniz ve gücünüz düşer.

Virüs Nasıl Bulaşır?

Bildiğiniz her canlının yaşayabilmek için ihtiyaç duyduğu bir ortam vardır. Mesela insan oksijen olmadan yaşayamaz. Ya da su olmadan, yiyecek olmadan yaşayamaz. Bunlara mutlaka ihtiyacı vardır. Hatta belli bir derecenin üstünde veya altında da yaşayamaz. Biz insanların dahi yaşamak için birçok şarta ihtiyacı var. Aynı şekilde virüslerin de öyle.. Korona virüse gelecek olursak. Bir solunum yolu virüsü. Dolayısıyla kendisi için en uygun yer olarak akciğerleri ve boğaza tutunacak ve orada çoğalacaktır.

Şimdi sizlere bu konuyu biraz daha açalım; hapşırdığımızda ya da öksürdüğümüzde büyük bir basınçla dışarıyı hava veririz.

Bir insanın akciğerlerinde virüs varsa hapşırdığı anda verdiği havayla beraber virüslerde dışarı çıkacaktır. Hapşırmak bildiğiniz üzere inanılmaz basınçla gerçekleşen bir olaydır. Hapşırırken gözlerimizi açık tutamama sebebimiz budur. Peki bunu neden belirttim? Çünkü hapşırdıktan sonra büyük bir basınçla da dışarıya hava veririz. Ve verdiğimiz hava tahmin edebileceğinizden çok daha uzaklara gidebilir. Bunu tazyikli su gibi düşünebilirsiniz. Suyu ne kadar çok basınçla açarsanız su o kadar uzağa gidebilir. Aynı mantıkla baktığımızda hapşırıldığında da virüslü damlacıklar 10 metreye kadar fırlayabilirler. İnanılmaz değil mi?

Sabun Korona Virüsü Yok Eder Mi?

İçerisinde korona virüs bulunduran damlacıklar diğer damlacıklara göre daha iri yapıdadırlar. Dolayısıyla 10 metre fırlayamazlar. Büyük olduklarından daha kısa mesafelere fırlarlar. Bu mesafede yaklaşık 2 metredir. İşte bu nedenle öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatmanız, hastalığı saçmamak adına büyük öneme sahiptir. Bu ufak damlacıklar çoğu zaman çeşitli yüzeylere ulaşırlar ve kısa sürede kuruyarak dağılırlar. Ama damlacıkların taşıdığı virüslerin kendileri halen aktiftir!

Burada önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Mesela yolda yürüyorsunuz ve etrafınızda kimsenin olmadığını düşünerek maskenizi indirdiniz. Ve koronaya yakalandınız. Ama nasıl olur?

Tam da açıkladığım sebep size bunu anlatıyor. O yoldan sizden önce korona virüslü veya başka bir virüse sahip birisi geçmiş ve hapşırmış olabilir. O kişinin hapşırmasıyla beraber yayılan damlacıklardan bazıları ağaç dalındaki yapraklara bazıları asfalta, yolun kenarında çit veya korkuluk varsa bu noktalara tutunmuş olabilir. Damlacıklar kurusa da aktif virüsü taşımaya devam edebilir. Ve maskeyi indirdiğiniz anda bu tehlikeye açık hale gelmiş olursunuz.

Ve şunu söylemek çok zor değil; ‘Deriniz, bir virüsün varlığını sürdürebileceği en ideal ortamlardan birisidir!‘ Organik yapılıdır ve deri yüzeyinizdeki ölü hücrelerde bulunan proteinler ve yağ asitleri virüsler için bulunmaz bir nimet olacaktır.

Evet artık kilit noktaya gelebilirim..

Ellerimiz ve Virüsün İlişkisi Nedir?

Bahsettiğimiz gibi elimizle virüslü bir yere dokunduysak elimiz kuru bile olsa virüs hala capcanlı. Dolayısıyla elinizin değdiği noktalar çok önemli. Ve ne yazık ki yapılan incelemeler, ortalama bir insanın her 2-5 dakikada en az 1 defa yüzüne dokunduğunu göstermiştir. Virüs, oldukça “yapışkan” bir yapıdır. Yani en etkili temizleme yolu nedir sorusunun cevabı son derece önemli.

En Etkili Temizlik Yolu Nedir?

Sabun Korona Virüsü Yok Eder Mi?

Dezenfektanlar veya evlerinizde kendinizin de yapabileceği alkol içerikli sıvılar, bezler veya kremler (ve tabii ki sabun) hep benzer etkilere sahip kimyasallardır. Ancak bu dezenfektanlar, virüsler söz konusu olduğunda sabunun kendisi kadar etkili bir “öldürücü” değildir.

Virüsler açısından düşünecek olursak birçok antibakteriyel ürün, pahalı bir sabundan fazlası değildir. Virüsleri yok etmek için sabun en iyisidir diyebiliriz.

Sabunun yaptığı nedir derseniz, virüste bulunan yağlı zarı çözerek virüsün darmadağın olmasına sebep olmasıdır. Genellikle buna “virüsün ölmesi” dense de virüsler cansız varlıklar oldukları için gerçekte “ölmezler”; sadece “dağılırlar” veya “in aktif hale gelirler”. İn aktif hale gelmesi demekte artık hastalık yapıcı özelliğini kaybetmesi anlamına gelir.

Son olarak da alkol bazlı ürünler, saf sudan daha iyi çalışır. Ancak hiçbir şey sabun kadar iyi değildir. Sabun sayesinde sadece virüsleri çözmekle kalmazsınız, aynı zamanda sabunlu su sayesinde bu virüsleri vücudunuzdan uzaklaştırmış da olursunuz.

Bu bilgileri lütfen gözardı etmeyin.

Okuduğunuz için teşekkürler… Sağlıkla kalın!

Kaynakça ve İleri Okuma:

1