İnsanlık, ortaya çıkışından bugüne dek tarihi etkileyen birçok olay yaşadı ve hala yaşamaya devam ediyor. Pek çoğu hem gezegenimiz hem insanlık için değişikliklere yol açtı. Ancak ben bu yazımda bunlara başlangıç olarak kabul edebileceğimiz bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Yerleşik Hayata Geçiş Süreci

Avcı-toplayıcı toplumlar olarak binlerce yıldır yaşayan ilk insanlar tarım ve hayvancılık yapmıyor yabani bitkileri toplayıp yabani hayvanları avlıyorlardı. Peki ne oldu da avcı-toplayıcılar olarak binlerce yıldır yaşayan atalarımız tarım için yaşam tarzlarını tamamen değiştirdi? Aslında yerleşik hayata neden geçildiğine dair net bir kanıt yok. O yüzden yalnızca varsayımlar üzerinden konuşabiliyoruz.

Tarım MÖ 9000’li yıllarda Cilalı Taş Devri denen bir diğer adı da Neolitik Çağ olan zamanda insan ırkının hayatını değiştirmeye başlamıştır. O zamana kadar yerleşik hayatı hiç deneyimlemeyen avcı-toplayıcılar, yerleşik hayata tamamen geçmeden önce sadece hasat zamanında ektikleri tahılları toplar ve avcı-toplayıcılık hayatlarına devam ederek hayatlarını idame ettirirlerdi. Yani yerleşik hayata geçmek aslında bir günde gerçekleşen bir olay değildir. Toprağı işlemeleri bu çağın önemli gelişimlerinden bir tanesidir. Çünkü çamurun kuruduğunu fark edip kendilerine korunacakları bir yapı inşa etmeye başladılar ve toprağı ateşte pişirerek yetiştirdikleri tahılları depolayacak kap, kaçak, çanak, çömlek elde ettiler. Göçebe hayattaki ‘‘sadece taşıyabileceğin kadarını yanına almalısın’’anlayışından tamamen farklıydı.

yerleşik

Yaşadıkları hayat onlara en iyi makine yapımını öğretmese de hem bitkiler hem de hayvanlar hakkında üst düzey bir bilgiye sahiplerdi. O zamana kadar hayvanlar yalnızca onlar için besin ve kıyafet ihtiyaçlarını karşılayan varlıklardı. Yerleşik hayata geçişle birlikte hayvanları sadece besin kaynağı olarak görmeyi bırakarak onlardan başka faydalar da sağladılar. Bu sayede hayvanları yetiştirip onların ürettiği ürünlerden de yararlanmış oldular.

Evcilleştirilen ilk hayvanın da bu zamanlarda yaşayan bir köpek olduğu varsayılıyor. Bu da bize hayvanlarla duygusal bağ kurarak kendilerine yarattıkları yuvanın korunmasını istediklerini gösteriyor. Sonuç olarak yerleşik hayata geçiş süreci insanların yaşam ve beslenme tarzlarını, birbirleriyle olan ilişkilerini ve güvenlik anlayışını tamamen değiştirmiştir.

Sahip Olma İsteği

Dünyanın seyrini değiştiren olayın sebeplerini düşündüğümüzde o zamana kadar bir şeye  ‘’sahip olma’’ fikrine ne kadar yabancı oldukları çıkarımına ulaşabiliriz. Paylaşmak önemli çünkü sadece taşıyabildiklerini yanlarına alabiliyorlar. Kimsenin sahip olduğu bir arazi yok. Doğa tamamen onlar için her şeylerini paylaştıkları ortak bir yaşam alanı. Ama artık ortak olanı yaşamaya devam etmek yerine hayatlarına ‘‘bireycilik’’ kavramıyla devam etmek istiyorlar.

Bireysel yaşamı seçmelerinin nedeni doğanın onlara bunu yapabilecek bütün imkanları öğretip önlerine altın tepsiyle sunması mı? (Sonuçta yerleşik yaşamda hayatta kalmalarını sağlayacak her şeyi öğrenmişlerdi.) Yoksa bir yere ait olma ihtiyacı mı?

Sahip Olma İsteğinin Yerleşik Hayata Geçiş ile İlişkisi 1

Bu sebeplerden birini seçemeyiz kesinlikle ikisi de etkili olmuştur. Ancak bizim de ‘’sahip olma’’ hikayemiz işte böyle başlıyor. Bir yere ait hissetmemiz sonra da onu sahiplenmemiz. Sahip olduktan sonra da dahasını istememiz. Atalarımızdan kalan bu mirası hala sürdürüyoruz. Daha fazla evimiz, arabamız, malımız, mülkümüz olsun istiyoruz.

Dünyadaki medeniyetlerin de zirveye ulaşma çabaları bundan ibaret değil miydi? Yeni bir yeri fethetmek ve daha fazla toprağa, doğal kaynağa ve insan gücüne ulaşmak demek. Ama bu sahip olma istediği artık yönünü değiştiriyor. Günümüzde sahip olunmak istenen güç ise, bilgi. Kas gücümüzün fazla olması bizi yerleşik hayatta ki gibi artık değerli kılmıyor. Sanayi devrimi sırasında olduğu gibi uzun süreli ve el emeğine dayalı çalışmakta bizi en değerlisi yapmıyor. Bizi değerli yapan ve yapacak olan bilginin gücü.

Artık hepimiz bilgi işçisi olma yolunda birer öğrenciyiz. İyi yolculuklar…

Kaynaklar: 1, 2

Kaynak

Hayvanlardan Tanrılara Saphiens İnsan Türünün Kısa Tarihi – Yuval Noah Harari