Yaşıyoruz. Yaşarken her gün yeni bir şeyler okuyoruz, izliyoruz, duyuyoruz ve öğreniyoruz. Peki öğrendiklerimizin ne kadarı doğru? Gerçekten tam anlamıyla doğruyu biliyor muyuz yoksa bildiğimizi mi sanıyoruz? Yoksa yaşadığımız her şey bir hayal mi? Bu soruları kendimize sorup durarak kısır döngüde kalmak yerine buna sebep olan mandela etkisini inceleyebiliriz.

Etki Ve Kökeni

Sahte anı sendromu olarak da bilinen Mandela etkisi, bir kitlenin aslında gerçekleşmemiş bir olaya inanması durumudur. Bu bir anı, toplumsal bir olay, bir ses ya da görüntü olabilir. Sendromun adı size Nelson Mandela’yı çağrıştırmış olabilir. Aslında doğrudur çünkü sendrom ilk olarak insanların 2013 yılında hayatını kaybeden Nelson Mandela’nın, 1980’lerde hapishanede öldüğünü düşünmeleriyle ortaya çıkmıştır. Halbuki Nelson Mandela 1990 yılında hapishaneden çıkmış, hatta o yıllarda devlet başkanlığı bile yapmıştır.

İnsanlar Mandela’nın ölümünden sonra bir süre boyunca bu duruma inanmayı reddettiler. Farklı komplo teorileri üretildi. Bazıları Mandela’nın paralel evrende yaşayan bir ikiz kardeşinin olduğunu savunurken, bazıları da bir önceki hayatında yaşadığı şeylere inanmaya başlamıştı. Başka bir grupsa işleri iyice abartarak 2013 yılına ani bir yolculuk yapıp tekrardan 1980 yılına döndüğünü savunuyordu. Kısacası insanlar teori üretmeye oldukça meraklıydı ve uzun süre sosyal medyada konuşuldu. Bu olaydan sonra da hayatımızda ne kadar çok şeyi doğru bildiğimizi sanıp da gerçekte yanlış olduğunu öğrendik.

Ne, Ne Değildir?

Hayatımızda oldukça sık rastladığımız bu olaylara birkaç örnek verebiliriz.

  • İlk olarak TDK üzerinden bir örnek vermek istiyorum. Örnek olarak; etrafınızda herhangi bir insana sorduğunuzda a ve ı üzerinde bulunan şapkalı harflerin kaldırıldığını söyler ancak TDK tarafından yapılan açıklamaya göre bu harfler kaldırılmamıştır. TDK sayfasından düz a ile kağıt olarak arattığınızda “aradığınız kelime bulunamamaktadır” yazısı çıkar. Halbuki bu kelimenin doğrusu şapkalı a ile kağıttır. Ama biz genelde ilk haliyle kullanırız.
  • Diğer bir örnek günümüzde çok popüler bir masa oyunu olan Monopoly maskotu. Birçok insan, maskotun suratında tek camlı bir gözlük olduğunu iddia eder. Ancak gerçekte tek camlı gözlük yoktur.
mandela etkisi
  • Mickey Mouse, çoğumuzun çocukluğunu beraber geçirdiği bir animasyon karakteri. Çoğunluğumuz Mickey’nin pantolon askısı olduğunu söyler, ben de dahil. Ancak yapılan hiçbir çizimde böyle bir pantolon askısı olmadı.
Sahte Anı Sendromu: Mandela Etkisi 1
  • Ünlü bir araba markası olan Volkswagen’in logosunda çoğumuz iki v arasında bir şey olmadığını iddia eder. Aksine iki v arasında çizgi bulunur.
Sahte Anı Sendromu: Mandela Etkisi 2
  • LaVache qui rit marka peynirin maskotu olan ineğin burnunda hızma olduğunu düşünenleriniz olabilir. Bu yazıma kadar ben de öyle düşünüyordum ancak burnunda hızma yok.
Sahte Anı Sendromu: Mandela Etkisi 3
  • Çoğunluğun dediğine göre 1990’lı yıllarda Shazaam adlı bir çocuk filmi çekilmiş ve bu filmde “Sinbad” adında bir komedyen, beceriksiz bir cini oynamış. Ancak böyle bir film hiçbir zaman var olmadı. Ama insanlar bunu yıllarca savundu.
  • Son olarak meşhur çizgi film Pokemon’daki en bilinen karakter olan Pikachu’nun kuyruk ucunu siyah çizgili olarak bilenleriniz vardır. Ancak doğrusu bu değil. Hiçbir zaman siyah çizgili olmadı.
Sahte Anı Sendromu: Mandela Etkisi 4

Kaynakça: 1, 2

Editör: Sena Baki