Bu aralar haberlerde sıklıkla şarbon salgını ve bu salgının yol açtığı hastalığı görmüşsünüzdür. Birçok kişi bu yüzden korkmuş durumda. Bu sabah televizyonda şans eseri bir programda bir uzman onkoloğun “Şarbonlu et kokusundan anlaşılır” gibi söylemlerini gördükçe şaşkınlığa uğradım. Arkadaşlar, şarbonlu hayvan öldüğünde otopsi bile yapılmaz! Evet, bu yüzden bugün bu yazıyı yazıp şarbon hakkında sizleri bilgilendirmek istedim. Keyifli okumalar 🙂

Şarbon Nedir?

şarbon

“Bacillus anthracis” ismi verilen sporlu bir bakterinin sebep olduğu Şarbon hastalığı koyun, inek, keçi, deve gibi otçul hayvanlarda görülen ve insana da bulaşabilen bir zoonotik hastalıktır. Şarbon hastalığı ölümcül bir hastalıktır.

Nasıl Bulaşır?

Şarbon kolay bulaşabilen bir hastalıktır. Bu özeliğinden dolayı biyolojik silah olarak kullanılabilir. Hastalığa hasta hayvanın derisi, postu ya da yünü ile temas, şarbon basili bulaşmış etleri yemek ya da şarbon sporlarını “solumak” neden olur. Hayvancılıkla uğraşanlar, besiciler, çobanlar, veterinerler, kasaplar arasında bu hastalık daha çok görülür. Şarbon mikrobu bulaşmış etlerin yenmesi de hastalığa neden olur.

Hastalık Belirtileri

şarbon

Hastalık mikrobu vücuda girdikten sonra 2-7 gün içinde belirtiler başlar. Şarbon enfeksiyonu insanlarda sporların organizmaya giriş bölgesine göre üç klinik formda görülebilir:

  1. Cilt (deri) Şarbonu
  2. Akciğer Şarbonu
  3. Gastrointestinal (bağırsak) şarbon

Tanıların büyük çoğunluğunu (%95) cilt şarbonu oluşturur. Buna halk arasında “kara çıban” denir.  En tehlikelisi de biyolojik silah olarak kullanılabilen akciğer şarbonudur. Sporlar aminoasit, nükleozid ve glukozca zengin kan, doku gibi vücut ortamlarında vejetatif (kimyasal etkenlere en duyarlı form) forma geçerek hızla çoğalır ve toksin üretmeye başlarlar.

Hastalık deride kızarıklıkla başlar ve deri bölgesi zamanla ortası siyah renkli bir yaraya dönüşür. Hasta hayvanlarla temas eden çobanlarda sık görülen bu hastalık zamanında tedavi edilmez ve hastalık mikrobu kana karışırsa ölüme neden olabilmektedir.

Şarbon mikrobu taşıyan etlerin yenilmesi ile bağırsak şarbonu denilen hastalık oluşur. Bulantı, karın ağrısı, kusma, iştahsızlık, ateş ve kanlı ishal tipik belirtilerdir. Bağırsak şarbonunda uygun tedavi zamanında yapılamazsa ölüm oranı yüksektir. Şarbon sporları çok hafif oldukları için kolayca havaya karışabilir ve havada taşınabilir. Havadaki bu sporlar solunum yoluyla vücuda alınırsa akciğer şarbonu hastalığı açığa çıkar. Akciğer şarbonu ağır bir solunum güçlüğü yaratan, çok ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır ve genellikle 1-2 gün içinde ölüme neden olur.

Hastalığın Bulaşması Ve Tedavi

şarbon

İNSANDAN İNSANA BULAŞMAZ! Otçul hayvanlardan insanlara bulaşır. Hastalık hayvanlar arasında çok hızlı yayılır. Hastalığın görüldüğü sürünün çok sıkı bir şekilde karantinaya alınması gerekir. Hastalık etkeni kolayca toprağa karışabilir. Sonra rüzgâr ve yağmur suyu gibi etkenlerle başka bölgelere rahatlıkla taşınabilir. Toprağın kuru olduğu yaz mevsiminde şarbon basilinin rüzgârla taşınması çok kolaylaşır. Hastalığı yayan en önemli etkenlerden biri hasta hayvanlara konan sineklerdir. Hastalık mikrobunu aldıktan sonra kondukları her yere bulaştırırlar. Sporlar taşındıkları bölgede yıllarca canlı kalacak ve hastalık yapma potansiyellerini koruyacaklardır.

  • Hayvanların şarbondan korunması için uygun veterinerlik programıyla aşılanması
  • İnfekte hayvanların ortadan kaldırılması
  • Kontamine et ve et ürünleri satışlarının engellenmesi
  • Özellikle endüstiriyel sektördeki kontamine hayvan ürünlerine dezenfeksiyon yöntemlerinin uygulanarak risklerin azaltılmasıdır.

Ayrıca bu hastalıktan korunmak için insana ve hayvana uygulanabilen aşılar geliştirilmiştir.

Kontrol Altına Alınabilir Mi?

Diğer tehlike etkenleri gibi şarbon etkeni de kontrol altına alınabilir. Ancak bu kontrol ancak iyi işleyen bir kamu sistemi ile mümkün. Kamu sistemi derken de bitkisel üretim ve hayvancılığın birbiri ile bağlantı içinde ele alındığı bir tarımsal üretim anlayışı ve hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetlerinin iyi organize edildiği bir sistem kastedilmektedir. Ülkemizde gıda güvencesi ve gıda güvenliğini sağlamaya yönelik kamusal sistemse zayıf durumda. Çünkü böyle bir sistemin altyapısını oluşturabilecek kamu kurumları geçtiğimiz otuz yıl içinde ya özelleştirilerek ya da kapatılarak tasfiye edildi. Dolayısıyla şu sıralar yaşanan şarbon salgını bu ihmalin bir sebebidir.

Yeterli antibiyotikler ile tedavi mümkündür.

Bu arada son bir dipnot bırakıyorum: Şarbonun biyolojik silah olabileceğinden bahsetmiştim, bunu nasıl kullanabileceklerinden bahsedeceğim. Ülkemize bazı paket ve mektuplarla yollanabiliyor. Eğer şüpheli bir zarf ya da paket gelirse açmadan önce sallayın. Zarfı veya paketi plastik bir torba ya da kabın içine koyun, bunu bulamazsanız zarfı veya paketi bir örtüyle örtün. Bulunduğunuz odadan çıkın kapıyı kapatın, başkalarının içeriye girmesini engelleyin Ellerinizi sabunlu su ile yıkayın, zarf içindeki toz yere dökülür veya üstünüze bulaşırsa derhal tozun üstünü örtüp ortamdan uzaklaşın. Toza bulaşmış giysilerinizi çıkartıp, sızıntısız bir torbaya koyarak ağzını kapatın Güvenlik ve sağlık birimlerini olaydan haberdar edin.

 

Kaynakça: 1,2