Satranç- Stefan Zweig

Son zamanlarda kimsenin elinden düşürmediği bir Stefan Zweig kitabı olan Satranç aralarında en popüler olanı ve hakkında en çok konuşulanı olarak zirveyi koruyor. Peki ya bu kitabı bu kadar meşhur yapan nedir? Çılgın derecede bir satranç oyuncusu olan Mirko mu? Yoksa hamlelerin ustası olan Dr. B mi?

Bu Tabiki Sizin Oyununuz

77 sayfadan oluşan hikaye kurgu olarak, akış olarak tam bir psikolojik izler taşımakta. Hikayede New York’tan, Buenos Aires’e gitmekte olan bir yolcu gemisinde Dünya Satranç Şampiyonu olan Mirko Czentovic ile Dr. B’nin yaptıkları satranç partilerini konu almaktadır. Başlangıçta Mirko’nun hayatına değinen yazar, onun öğrenme güçlüğü çeken bir çocuk olduğunu, 12 yaşında babasını kaybedince bir rahip tarafından sahip çıkıldığından bahsetmiştir. Satranç yeteneğinin keşfedilmesi ise rahibin jandarma ile yarım bıraktığı satranç partisini Mirko ile tamamlaması sonucunda olmuştur.

Dr. B’de 2. Dünya Savaşı’ndan önce babasıyla birlikte bir avukatlık bürosunda çalışmaktadır. Önemli manastırların finansal işlerini yöneten bu büro Nazi’ler tarafından keşfedilerek Dr. B bir otel odasına hapsedilir. Fakat bu oda diğerlerinden farklıdır. Çünkü ne radyo, ne kitap, ne de kağıt kalem vardır. Sadece yatak, küçük bir cam ve tuvalet mevcuttur. Belirli aralıklarla sorguya alınan Dr. B bu yaşamına dayanamamaya başlar. Bir gün sorgu odasından bir kitap çalar. Bu kitap, 150 şampiyonluk oyununda yapılan hamleleri konu almaktadır. Kitap bu noktada Dr. B’nin tamamen hayatını değiştirmiştir.

Biri dünya şampiyonu, diğeri hamlelerin şampiyonu olan bu 2 kişi kitapta 2 parti oynuyorlar. İlk partiyi Dr. B alıyor. İkinci partiyi ise Mirko alıyor. Hamlelerin şampiyonu olan Dr. B, Mirko’nun oyununa yeniliyor. Çünkü bu 150 şampiyonadaki hamleler değil, bunlar Mirko’nun kendine has hamleleri.

satranç zweig ile ilgili görsel sonucu

Stefan Zweig’den İzler

Satranç, Zweig’in ölmeden önce tamamladığı son eseridir. Yazar, bu hikayeyi kaleme alırken eşiyle birlikte, Brezilya’da yaşıyordu. 2. Dünya Savaş’ından kaçan Zweig ne kadar savaşın yıkıcı etkilerinden kurtulmuş olsa da gazetelerden okudukları ve Brezilya’ya gelen tanıdıklarından dinledikleri üzerine kendini derin bir depresyonun içerisinde buldu. Sonunda arkadaşlarına yazdığı bir mektupta:

Sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz. Benim buna gücüm kalmadı.

diyerek, 1942’de eşiyle birlikte hayatına son verir. Satranç, Zweig’in bu atmosfer içerisinde yazdığı bir kitaptır. Bunu duyduğumda kitaptaki olayları sözleri daha derin düşünmeye başladım. Kitapta her karakterin kurduğu cümle yaşadıkları buhran, aslında Zweig kendi içerisinde savaştığı psikolojik problemlerdi. Kitap, bir satranç partisini anlatıyor gibi gözükse de aslında Stefan Zweig’in bize olan haykırışını anlatmaktadır.

Akıcı diliyle, yaptığı psikolojik analizlerle sizi kendine bağlayacak olan bu kitabı bir çırpıda bitireceksiniz. Eğer bu kitabı daha önce okuduysanız, beğendiğiniz kısımları veya kitap hakkındaki düşüncelerinizi yorumlar kısmında paylaşırsanız, hep birlikte bu kitabı inceleyebiliriz. Okumayanlar da bize okuduktan sonra eşlik edebilirler. Zweig severlerin veya Zweig’i keşfetmek isteyenlerin okumasını tavsiye edebileceğim eserlerinden biri. Hepinize iyi okumalar diliyorum. 🙂

Bilgiyi Yay
Written by Ecem Bölük
22 yaşında bir Bilgisayar Mühendisi. Okumaya, yazmaya ve kodlamaya delicesine bağlı kreatif biri.

Leave a Reply