Şeker Ya Da Şaka!

Başlık ve görsel size ne anımsatıyor? Tabi ki de bu aralar sosyal medyada çokça karşımıza çıkan Halloween partilerilerini… Türkiye’de son zamanlarda popülerleşen bu Halloween tutkusu aslında uzun zamandır dünya çapında birçok ülkede kutlanan bir gelenek. Her yıl 31 Ekim’de kutlanan, Türkçesi Cadılar Bayramı olan bu günde (eminim birçok filmde görmüşsünüzdür) her yer cadılar bayramı süsleriyle süslenir; kostümler alınır, ateş etrafında korkunç hikayeler anlatılır, sinemalarda korku filmleri oynar ve bal kabakları ustaca (veya hiç ustaca olmayan bir şekilde) oyulur. Nasıl bizim şeker bayramlarımızda çocuklar kapı kapı gezip el öpüp, şeker çikolata topluyorsa; cadılar bayramında da o ülkenin çocukları kıyafetlerini giyip, ellerine renkli renkli kovalarını alıp kapı kapı geziyorlar. Bizim bayramlarımızdan farklı olarak kapılarını çaldıkları kişiye “şeker ya da şaka” diyorlar. Eğer ev sahibi onlara şeker vermezse, o kişinin evini yumurta yağmuruna tutuyorlar. E insanlar da bununla uğraşmamak için şekerlerini önceden hazır ediyorlar.

Kısaca Cadılar Bayramı, evlerin kurukafa, örümcek ve hayalet gibi figürlerle süslendiği, akşam olduğunda kostümlü çocukların kapı kapı gezdirildiği bir bayramdır. Hadi bu Cadılar Bayramı’nın geçmişine inelim…

Samhain Festivali

Şeker

İlk olarak ne zaman başlandığı tam olarak bilinmese de, bu bayram 1800’lü yıllarda aslında Kelt‘lerin kutladığı Samhain Festivali‘nden bu günlere gelmiştir. Samhain zamanı, Pagan takviminin en önemli günlerinden biridir. Festival her yıl Samhain yani hasat zamanında kutlanır. Bu zaman, kışın gelişinin ve mevsimlerin değişeceği günün temsilcisidir. Artık geceler uzundur.

Samhain zamanında, güneşi temsilen ateşler ve mumlar yakılırmış. Ayrıca bu günde ölen eş-dost hatırlanır ve o gün onların ruhlarının ziyarete geleceği düşünülürmüş. Bu yüzden de masalar donatılır, ziyafetler hazırlanırmış. Ruhları mutlu etmek isterlermiş yoksa cinayete kurban gidenlerin, işlerini tamamlayamadan ölenlerin ya da günahkarların o mahalleye ya da evlere musallat olacağını düşünürlermiş. Ama eğer onlar mutlu olursa bütün kış sağlık ve güzel talih onlarla olurmuş.

Kötü ruhlardan kaçmanın bir başka yolu ise kendilerini kamufle etmekmiş. Kılık kıyafet giyip, maske takarlarmış ya da kötü ruhları kandırmak amaçlı evlerini başka bir kötü ruh musallat olmuş gibi gösterirlermiş. Bunun için de balkabaklarını oyarlarmış. Tabi bu oyulan bal kabaklarının da bir ismi varmış…

Korkunç Bal Kabakları

Şeker

İçi oyulup fener yapılan sebzelere ilk olarak 700 yıl önce Maori’de rastlanmış. Cadılar Bayramı için bal kabağı oymak ise 19. yüzyılda İrlanda’da yapılmaya başlanmış bir şey.

Cadılar Bayramı için  oyulmuş en büyük kabak 379 kilogrammış. En hızlı kabak oyan ise Stephen Clarke. Kocaman bir kabağı oyması 24.03 saniye sürmüş. İnanılmaz!

Evet kabakların ismi var demiştim, bu oyulan kabaklara Jack O’lantern deniliyormuş. Çünkü bu İrlandalı Jack, cimri ve oyunbazın tekiymiş. O kadar oyunbazmış ki şeytanı bile kandırdığı söyleniyormuş. Bu yüzden şeytan Jack’i sonsuza kadar dünyada gezmekle lanetlemiş. Elinde bir fenerle dolaşarak insanları doğrudan saptırmaya çalıştığı söyleniyormuş.

Halloween

Samhain Festivalinden halloween adına nasıl geçtiği mevzusuna gelecek olursak. Britanya’yı Romalılar işgal ettikten sonra, kendi hasat bayramlarıyla, ölüler bayramını Samhain ile birleştriyorlar. Zaman geçtikçe Papa Pagan geleneğini istemiyor ama sonuçta bütün halkın kutladığı bir bayramı öyle birden söküp atamaz. Bu yüzden Azizler Günü’nün tarihini 13 mayıstan 1 kasıma çekiyor. Zaman geçtikçe Arife Günü olan “All Hallows’ Eve” ile birleşerek Halloween adını alıyor.

19’uncu yüzyılda göçmenler sayesinde Amerika’ya da ulaşan Cadılar Bayramı geleneği, abartılı Amerikan kültürü sayesinde o kadar büyüdü ki; tüm dünyada bu ritüelin Amerika’dan çıktığına inanıldı.

Yahudiler kutlamıyorlar bu bayramı. Sadece Amerika’da yaşayan Yahudiler kutluyor; onlar da Hristiyan ögelerinden arındırarak yapıyorlar bunu. Avustralya ve Fransa gibi bazı ülkelerde bu bayram ya hiç kutlanmıyor ya da çok az bir grup tarafından kutlanıyor. Neden derseniz, sevmiyorlar pek ve Amerikalıların her şeyi ticarete döküp para kazanmaya çalışmasını eleştiriyorlar.

Aynı Britanyalılar gibi İslamiyet öncesinde Şaman Türkleri de benzer ritüeller uygulardı. Yakut Türkleri sonbaharda kış günleri yaklaştığı için kötü ruhlara, cadılara saçı (şeker ve değerli hediyeler) yapardı. Bu ritüel, Samhain’le büyük benzerlik göstermektedir. Trakya’nın geleneksel Bocuk Gecesi de 6 Ocak’ta kutlanmasına rağmen Cadılar Bayramı ile benzerlik göstermektedir. Bu tarihte Bocuk Cadısı’nın gezdiğine inanılır, onu kaçırmak için ahırlara sevdiği düşünülen kabak tatlısı konurdu. İnsanlar cadı kılığına girer ve korkunç hikayelerle birbirlerini korkutmaya çalışırdı.

Şeker

Cadılar bayramına dair bazı batıl inançlar da şöyle:

İskoç genç kızları Cadılar Bayramı için yakılan ateşte çarşaf kuruturlarsa müstakbel kocalarının kendilerine görüneceğine inanırlarmış. Bir kısmı da aynı gece evin merdivenlerinden  inerken aynaya bakarlarsa sevdiklerini göreceklerini düşünürlermiş. Ama bunu gece yarısı yapmak koşuluyla.

Cadılar Bayramı’nda sokaklarda cadı görmeyi umut eden insanlar, bunun için gece yarısı kıyafetlerini ters giyer ve yollarda geri geri yürürdü. Bu şekilde cadıları görebileceklerine inanıyorlardı.

Samhainophobia

Artık birçok şeyin fobisi varken bu korkunç günün fobisi olmasa şaşırır mıydık? Bence şaşırırdık. Her ne kadar bütün temalar korku olsa da son zamanlarda çocukların bayramı diye geçiyor ve tüm amaç eğlenmek. Michael Jackson’ın Thriller klibnideki gibi mezarlıktan zombiler çıkacak değil ya. 🙂

Kaynak: 1, 2

Bilgiyi Yay!