Şimdi ne yapmalıyım? Bende vurmalı mıyım? İşte şimdi bunu hak ettin. Toplu bir şekilde gerçekleştirilen şiddet eylemi olarak lincin altında neler yatıyor? Linç, bireyin içinde sakladığı bir durum mudur?

Linç kavramı 18. yüzyılda Amerika Birleşik Devleti’nde iç savaş döneminde halkı örgütleyip linç eylemleri gerçekleştiren Charles Lynch ve William Lynch kardeşlerden alındığı söylenmektedir. Sözlük anlamına göre linç “Birden çok kişinin kendilerine göre suç olan bir davranışından dolayı herhangi bir kişiyi yargılamasız, taşla, sopayla vb. araçlarla döverek öldürmesi.” anlamına gelse de bir eylemin linç olabilmesi için öldürme olayının olması gerekmez. Yaşadığımız zamanda sanal linç olarak da gördüğümüz eylemler gerçekleşmektedir.

Linç olgusunun sadece birey bazında incelemekten ziyade sosyal, politik, ekonomik, kültürel bağlamda incelemek daha doğru analizler oluşturur çünkü linç bireysel değil durumsaldır. Bundan yola çıkarak linç olayı esnasında kişiye ilk şiddet uygulayan kişinin arkasında durup o şiddeti uygulayan kişilerin yaptığı eylemde suçlu olmayacağı düşüncesi gelir. Topluca girişilmiş bu olayda kurban edilenin cezasını o topluluk vermiş olur.

Toplumun oluşturduğu ekonominin olumsuzlukları, politik vasatlıklar, kültürel yozlaşmalar linç olgusunu yaratan durumlardır fakat bu bağlamda yine ekonomin gelişmişliği, politik unsurların dinamikliği yüksek, kültürel yozlaşmanın olmadığı toplumlarda da linç olayları cereyan etmektedir.

Şiddeti Meşru Gösteren Linç 1

Linç Olgusunun Arkasında Yatan Görünmeyen Unsurlar Nelerdir?

Hayes’e göre “Toplu halde eyleme girişen kişiler sorumlulukları paylaşırlar.” Böylelikle suça karşı oluşturdukları ortak eylemden rahatsızlık duymazlar. Realist düşüncenin insan doğasına bakışında insan, doğuştan kötü ve günahkârdır. İnsanlar güç elde etmeye ve diğerlerinden daha üstün konuma gelmek için şiddetli bir arzu içerisindedir. Bu bağlamda bakarsak insanları şiddete ve çatışmaya yakın olduklarını görürüz. Kant’a göre ise “Dürtüsellik vurgusu şiddeti meşrulaştırır ve normalleştirir. Bireyler dürtülerinin etkisi altındadır ancak dürtülerin esiri olmak zorunda değildir.” İnsan bazı durumlarda dürtülerine göre hareket eder. Yazının başında değindiğim konjonktürde ekonomik, siyasi ve kültürel etkilerin bireyin içinde yaşattığı şiddet dürtüsüne de etki edebilir ve böylelikle durumsal olan linç o anda birey psikolojisinde kişiye normal gelebilir hatta haklı olduğunu düşündürebilir.

Linç diğer şiddet türlerine göre biraz daha farklıdır. Bu şiddetin arkasında yatan diğer unsurlardan biriside kişinin kitle içerisinde rahat davranamadığı hallerde linç esnasında daha rahat davranabilmesi yatmaktadır. Freud’a göre kişi davranışlarını sergilerken rahattır. Bunun arka planında kitlenin telkinine uyma vardır. Örneğin kitle bir kişiyi şiddet aracılığıyla dönüştürmeye çalışıyorsa birey de kitlenin ortak kanısına uyacaktır. Buna göre birey  kitlenin içerisinde bulunup daha rahat davranabileceği bir konum sezer ve oraya dahil olmak ister.

Linç Türleri

İki türlü linçten söz edebiliriz. Birincisi fiziki linç olarak adlandırılan kişinin fiziksel darbelerle topluca şiddet görmesi. İkincisi ise sanal linç denilen kişilere sözlü olarak dijital araçlarla saldırılması.

Güncel bir örnek vermek gerekirse 23 Mart 2019 tarihinde Hindistan’da bir grup saldırgan, Pakistanlı bir aileye “Burada ne işiniz var, Pakistan’a dönün” diye bağırarak evi taşlayan ve ardından aile fertlerini sopalarla dövüp ve kaçmalarını gösterebiliriz. Bu görüntüleri internet ortamından seyredebilirsiniz. Bu linç girişimine bakarsak Hindistan ve Pakistan devletlerinin içinde bulunduğu siyasi gerginlikler ve etnik çatışmaların toplumları nasıl etkilediği görülmektedir.

Şiddeti Meşru Gösteren Linç 2

Sanal bir linç olarak gösterilen 17 Ekim 2016 tarihinde Kürk Mantolu Madonna eleştirisinde gaf yapan Funda Özkalyoncuoğlu’na çok sayıda -Twitter başta olmak üzere sosyal- medyada gurur kırıcı ağza alınmayacak tweetler ve paylaşımlarda bulunulmuştur.

İnsanını insan yapan ve hayvanlardan ayıran bir çok özellik vardır. Bunlardan yegane temellerden ikisi empati ve merhamet duygusudur. Bu duygular bizim ilişkilerimizi iyileştiren ve bağımızı kuvvetlendiren etkenlerdir. İnsan olduğumuzu unutmayalım, dürtülerimizi irademizin önüne geçirmeden önce iki kere ve hatta üç kere düşünelim.

Kaynakça;

Toplumsal Şiddet Eylemi Olarak Linç- Kübra Özkan
http://guvenlikcalismalari.pa.edu.tr/Upload/DergiDosya/toplumsal-siddet-eylemi-olarak-linc-dergidosyae32ae3f6-d84a-4fd1-b09c-2b0b2a572c83.pdf
Sosyolojik Perspektiften Linç Ve Toplumsal Şiddet Sarmalı- Ebru Aloğlu
http://dergipark.gov.tr/download/article-file/617377
Uluslararası İlişkiler Ve Dış Politika- Prof.Dr.Tayyar Arı
http://www.hurriyet.com.tr/haberleri/linc
https://www.sozcu.com.tr/hayatim/magazin-haberleri/sosyal-medya-yikildi-funda-ozkalyoncu-kurk-mantolu-madonnayi-sarkici-madonna-sandi/