Biraz  düşünürsek: metrobüste, metroda, otobüste, alışverişte kasada beklerken ya da bankada hemen zamanın geçmesini istediğimiz zamanlarda neler yapıyoruz?Ä°lgili resim

Telefonlarımızı çıkarıp sosyal medya hesaplarımızda timeline geziyoruz. Bunları günlük hayata o kadar çok benimsedik ki yaptığımızın farkında bile olmuyoruz. Boş zamanı geçirirken bu tarz şeyleri yapmak size faydalı gibi görünüyor olabilir ama farklı bir taraftan bakınca insan sıkılmalı. Beklemekle geçen boş zamanlarımızı doldurmak yaratıcılığın baş düşmanlarından birisi. Bu bekleme zamanlarında hiçbir şey yapmamak telefonunuzla bir şeyler yapmaktan daha iyi(en azından sağlığımız zarar görmüyor).

“ Sıkılmak sizin yaratıcılığınızın kendini koruma hali…”

                                                                                                                      Neil Gailman

Peki neden böyle?

University of Central Lancashire tarafından yapılan araştırmada Dr. Sandi Mann ve Rebekah Cadman yaptıkları yaratıcılık ölçme çalışmasında, 40 kişiye telefon numaralarını rehbere kaydettirme işlemini 15 dakikada yaptırıyor. Bu 40 kişi sıkıcı bu işlemi tamamladıktan sonra bardaklarla ilgili bir yaratıcılık testine tabi tutuluyor. Bu test öncesinde böyle sıkıcı bir işlemle uğraşmak zorunda kalmayan 40 kişiye göre telefon numaraları kaydetmekle uğraşan kişilerin ölçme işleminde daha yaratıcı sonuçlar ortaya koydukları belirleniyor.

O zaman nasıl sıkılabiliriz?

Çok basit, bunu her gün herkes yapıyor. Telefonları bilgisayarları bir kenara koyup aklımızı boşaltıyoruz. Kendinizi sıkılmanın kollarına gerçekten bıraktıktan sonra, aklınıza gelecek ‘acaba şöyle olsaydı, böyle olsa nasıl olurdu..? ‘ gibi sorularla yorun kendinizi. Tam da bu vakitlerde verdiğiniz cevaplar sizi düşüncenin daha çok içine sürükleyecek ve inanın zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Sıkılmak düşünülen kadar kötü değil. Sıkılın! 🙂