Ferhunde Erkin

Yirmi iki konçertonun Türkiye’de ilk seslendirilişini yapan Ferhunde Erkin, 1909 yılında İstanbul’da doğdu. Türkiye’nin ilk kadın piyanisti olmasının yanı sıra Cumhuriyet döneminde “Çağdaş Yaşam” isteğine öncü olan bir kadındır. Geleneksel kadın kavramının tersine, bilinmesi istenen kadın kavramının cinsiyet ayrımına karşı en büyük örneklerinden biri haline gelmiştir. Cumhuriyet kadını rol modelinin en doğru biçimde betimlenmesine yardımcı olan başlıca kadınlarımızdan biridir. Babasının sanata olan ilgisi Ferhunde ve kardeşinin de bu yolda ilerlemesine önayak olmuştur. İlk piyano derslerini Birinci Dünya Savaşı devam ederken 1915’te Bandırma’daki Soeur’ler okulunda aldı. İstanbul’da, Karl Beger ve Macar öğretmen Hegyei ile piyano dersleri aldı. Paul Hindemith, Ernst Praetorius, Hans Rosbaud gibi dünyaca ünlü şeflerin eşliğinde çaldı.

Ferhunde konser piyanistliği yaparken aynı anda öğretmenlik yapmaya da devam etti. 36 yıl aralıksız piyano öğretmenliği yaptı. Cumhuriyetin yeni kurulduğu zamanlarda “muasır medeniyetler seviyesine ulaşma” davasında kadına yakışır bir rol model haline gelene kadar çeşitli mücadeleler vermiştir. Bu mücadeleler sayesinde kadına ve erkeğe aşılamak istediği eşitliğin öncüsü olmuştur. Ataerkil bir dönemde sesini duyurmayı başaran önde gelen kadınlarımızdan biri olmuştur. Birçok Türk piyanist ve müzik eğitimcisini yetiştirmiş bir eğitimci olarak 11 Temmuz 2007’de 98 yaşında hayata gözlerini yumdu.

kadın

http://www.ferhundeerkin.com/

İdil Biret

Türkiye’nin önde gelen piyanistlerinden olan İdil Biret, 21 Kasım 1941 tarihinde Ankara’da doğdu. Daha 2 yaşındayken seslere karşı hassasiyetini fark eden ailesi, melodileri tanımasını ve tek parmakla çalabilme yetisini gördükten sonra farklı bir çocuk olduğunu anladılar. Oyun alanının piyanoya yakınlığı da Ferhunde’nin piyanoya olan ilgisini arttırmıştır. Çocuk yaşlarda sese karşı olan hassasiyeti onun müzik aletlerinden korkmasına yol açmıştır. Fransız besteci Nadia Boulanger’inde müzik hassasiyetinin sonucu olarak çocuklukta aynı davranışları sergilendiği görülmüştür.

Büyüdükçe müziğe olan davranışları değişerek, müzik dinlemeyi sever bir hal almıştır. Henüz dört yaşındayken Bach’ın prelütlerini çalmaya başlamıştı. “Harika Çocuklar Yasası” kanunu ile eğitimi için Paris Konservatuarına gönderildi. Fransız piyanist Alfred Cortot’dan dersler aldı. Sekiz yaşındayken ilk konserini verdi. Dünya sahnelerine adımını attığında 16 yaşlarındaydı. Atzmon, Copland, Kempe, Keilberth gibi ünlü şeflerle beş kıtadaki konserlerde birlikte çaldı.

Beethoven senfonileri, Frederic Chopin’in bütün piyano eserleri, Johannes Brahms’ın bütün solo piyano eserleri ve konçertoları, Sergei Rachmaninoff’un bütün piyano eserlerinin Biret tarafından kayda alınmasıyla Biret “çağımızın önde gelen piyano ustalarından biri” olarak vasıflandırılmıştır. Altın Diyapozon ödülü dâhil daha birçok ödül alan Biret hakkında yazılan kitaplar ve çekilen belgeseller de mevcuttur.

http://idilbiret.eu

Güher & Süher Pekinel 

Güher & Süher Pekinel kardeşler uluslararası şöhrete sahip olan müzik dünyasında dünyanın en iyi ikilisi olarak kabul edilmişlerdir. 1953 yılında İstanbul’da tek yumurta ikizi olarak dünyaya gelen kardeşler, ilk müzik eğitimlerini profesyonel piyanist olan annelerinden aldılar. İkiz kardeşler ilk orkestra konserlerini Ankara Filarmoni Orkestrası eşliğinde verdiler. Devlet bursu alarak müzik eğitimi için 1963’te Fransa’ya gittiler. Paris Konservatuarında Yvonne Loriod ile iki yıl çalıştılar. Daha sonra Almanya’ya gidip August Leopld ile çalıştılar. Akabinde Philadelphia’da Curtis Institute Music’te Beethoven yorumcularından Rudolf Serkin ile çalışmalarını sürdürdüler.

Uluslararası yarışmalarda birincilikleri olan Pekinel kardeşler, 1991 yılında Devlet Sanatçısı unvanını aldılar. Daily Telegraph ve Guardian gazeteleri tarafından “Haftanın ve Ayın En İyi Albümleri” seçilmesini sağlayan Bach’ın 2’li ve 3’lü piyano konçertoları ve Brahms ve Saint-Saens konçertolarını içeren albümleridir.Uluslararası şöhreti yakalamayı başaran dünyanın en iyi piyano ikilileri olarak görülen Pekinel kardeşler, konserlerinde birbirlerini görmeyecek şekilde çalmayı seçerler.

https://www.pekinel.com/

Gülsin Onay

12 Eylül 1954 yılında dünyaya gelen Gülsin Onay, annesi Gülen Erim’in piyanist ve babası Joachim Reusch’ın kemancı olması sanatla iç içe büyümesine sebebiyet vermiştir. Sanatla bu kadar haşır neşir olan “Harika Çocuk” olarak adım attığı yaşamına “Üstün Yetenekli Çocuklar Kanunu” sayesinde iki yıl Mithat Fenmen ve Ahmed Adnan Saygun tarafından eğitim verildikten sonra Fransa’ya gönderildi. Pierre Sancan, Monique Haas, Pierre Fiquet ve Nadia Boulenger gibi şeflerle çalıştıktan sonra Bernhard Ebert ile çalışmalarını sürdürdü.

Uluslararası müzik kariyeri Arjantin’den Japonya’ya uzanan bir coğrafyada 5 kıta 80 ülkede dünyanın belli başlı müzik merkezlerinde sayısız konser verdi. Uluslararası alanda Chopin icrası olarak kabul gören Gülsin Onay, Polonya Hükümeti tarafın Chopin yorumlarından dolayı Polonya Devlet Nişanı ile onurlandırıldı.

https://www.gulsinonay.com/

Lara Melda 

16 Aralık 1993’te Londra’da dünyaya gelen Türk piyanist Lara Melda Ömeroğlu, altı yaşından beri piyano ve viyola ile konserler vermektedir. 16 yaşında katıldığı uluslararası “BBC Genç Müzisyenler 2010” yarışmasını birincilik alarak kazandı. Ardından BBC Ulusal Orkestra eşliğinde konçerto yorumlayarak adından sıkça söz ettirdi. İngiltere’de önemli orkestralar ile çok fazla konçerto seslendirdi. Sadece piyanist olarak değil, viyola lideri olarak da konserler verir. Çok iyi bir Chopin yorumcusu olarak da bilinen Lara, çok yakında Chopin albümü ile dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanmaktadır. 

https://www.laramelda.co.uk/

Paylaştığım bağlantılarda piyanistlerimiz hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.Bu yazıda değerli piyanistlerimizden sadece birkaçına yer verebildim. Halen günümüzde yer alan toplumsal eşitsizliğin ve kadına yönelik algıların böylesi yetenekli kadınların daha çok dile getirilmesi ile aşılacağına inanıyorum.